»

Ressam Kemal Şimşek    (Sponsor Link)
Ressam Kemal Şimşek’in biyografisi, resimleri, heykel çalışmaları ve sergi haberlerinin yeraldığı kişisel web sitesi.

Hakan Şimşek
Yağlıboya tablolar, karakalem desenler, kaplamalar ve dijital resimler bulunuyor.

Resim ve Baskı Örnekleri
Serigrafi baskı, metal gravür, baskı örnekleri, kara kalem çalışmaları ve sanatçı hakkında bilgiler.

Çizge Resim Sanat Galerisi
Amatör ressamların çalışmalarını ücretsiz sergilemeleri amacıyla kurulan galeri sitesinde aynı zamanda sergi haberleri, galeri adresleri, ve diğer sanat severlerle tanışma olanağı sunulmakta.

İpek Kocaaydın
Ressamın çalışmalarından örnekler, sergileri ve özgeçmişi.

Dilek Demirci
Ressam biyografisi, resimleri, sergileri ve çocuklarla yaptığı çalışmalar.

Hatice Kayalı Yılankırkan
Ressam Hatice Kayalı Yılankırkan’ın resim çalışmaları.

Doğan Yıldırım Erdem
Yağlıboya karakalem resimlerim ve heykellerimin oluşturduğu kişisel web sayfası.

Sevinç Sürer
Ressam Sevinç Sürer’in resimleri ve biyografisi.

Sunay Art Sanat Galerisi
Sunay Art kişisel sanat galerisi, web sitesi.

İnci Eviner
Türkiye’de genç kuşak çağdaş sanatçılarından İnci Eviner, desen, pentür ve yerleştirme alanlarında yapıtlar üretmektedir.

Kadıköy Sanat Galerisi
Kadıköy sanat galerisi web sitesi.

Ressam Metin Güçlü
Ressam Metin Güçlü’nün çalışmalarından örneklerin bulunduğu kişisel web sitesi.

Serpil Büber Resim Sergisi
Bu sitede, benim yağlı boya tablolarımı ve şiirlerimi bulabilirsiniz.

Genc Sanat Web Sitesi
Genç Sanat sanal müzesi. Hüseyin Aktaş, Aygün Aslan, Fortune Aseo, Esra Aslan, İnci Bacacı, Roş, Vivi Beskinazi, Ayla Birkan, Renan Ertosun, Korin Gabrieloğlu, Selma Girgin, Rosy Maçoro resim galerisi

Türkel Türegün
Ressam hakkında bilgi ile tabloları satın alınabilir.

Atanur Doğan
Asuman – Atanur Doğan’ın suluboya ve heykellerinden oluşan Anadolu motifleri ve diğer kültürlerin motiflerinden oluşan, ağırlıklı suluboya tekniğiyle yapılmış eserler.

Ressam Murat Sevinç
1985 yılından bu yana bir çok dergi ve gazetede ressamlık yapan ve hala bir çok yayınevinde ressamlık faaliyetlerini sürdüren Murat Sevinç’in web sitesi.

Galeri NEV
İstanbul ve Ankara’da şubeleri bulunan Türkiye’nin en eski ve köklü çağdaş sanat galerileri.

Can Vancı
Can Vancı’nın karakalem, illüstrasyon, maket çalışmaları ve kişisel bilgileri yeralıyor.

Rasim Güler
Ressam Rasim Güler’inin sergileri, yağlı boya resimleri, özgeçmişi ve şiirleri.

Lebriz.com
Sergiler, sanatçılar, müzayedeler, etkinlikler ile sanat tarihi gibi bölümler bulunuyor.

Cemal Varol Resim Sergisi
Cemal Varol’un desen, yağlıboya ve karışık teknik çalışmalarının bulunduğu kişisel resim sergisi.

Murathan Alınak
Gelenekselden farklı bir tarzda çizmiş olduğu hat eserleri ile bilgileri bulunmakta.

Alaattin Bender Resim Atölye ve Galerisi
Pirinç Han’daki atölyem de yarattığım Yağlı boya ve pastel resimlerim ile ünlü ressamlarımızın hayatına ve sanata dair güncellenen yazılarımı izleyebilirsiniz.

Selahattin Yıldırım
Sanatçının özgeçmişine ve çalışmalarına ulaşılabilir.

Fevzi Tüfekçi
Sitede, sanatçının gravür test ve denemeleri yer alıyor.

Harmony Sanat Galerisi
Resim, seramik, heykel sergileri ve sanat çalışmaları ile Kuzguncuk resim galerisi.

Sadık Varer’in Resimleri
Sadık Varer’in sanal resim sergisi, özgeçmişi ve iletişim bilgileri.

Sibel Tetik Günay Resimleri
Ressam Sibel Tetik Günay’ın resimleri, sergileri ve özgeçmişinin yeraldığı web sitesi.

Bakraç Sanat Galerisi
1999′dan bu güne, Refik Halid Karay’ın romanlarını kaleme aldığı huzur dolu mekanda bulunan resim galerisi.

Levissi Sanat Galerisi
Çetin Bilgin ve Elif Bilgin’in resim ve heykel çalışmaları.

Atelye E Sanat Grubu
Atölye E sanatçılarının Ankara galerilerinde sergilenen güncel eserleri.

Artgallery Kleopatra
Kleopatra sanat galerisi Ressam Sabiha Akmeşe tarafından 22.12.2000 yılında Ankara Oran Şehrinde açıldı.Galeri, sanatçıların eserlerine ev sahipliği yapmayı eserlerinin tanıtımını sanatçıları ve eserlerini sanat severlerle buluşturmayı amaçlamaktadır.

Salih Yön Sanatevi – Antalya
Güsad başkanı ressam Salih Yön tarafından Antalya’da açılan sanatevi.

Ressam Bilal Geniş
Yaklaşık 33 yıldır resim çiziyorum ve şiir yazıyorum. Bu güne kadar 65 kişisel sergi açtım, ayrıca yazmış olduğum şiirlerede yer verdim. Umarım beğenirsiniz ve eleştirilerinizi yazarsınız.

Pınar Yasav – PınArt
Ressam ve yazar Pınar YASAV’ın biyografisi, çalışmaları ve sergilerinden görüntülerin yeraldığı tanıtıcı web sitesi.

Galeri İnterNet
Plastik sanatlar sitesi.

Sanat ve Yaşam
Sanat ve yaşama dair herşey.

Kle Dergi
Çizgi grubunca hazırlanan karikatür, illüstrasyonlar ve ilgili bilgileri.

Nurettin Erdoğan Resim Galerisi
40 yıla yakın birikim ve emeğin ürünlerinin yer aldığı kişisel web sitesi.

Ressam Esat Acet Eserleri
Ressam Esat Acet’in biyografi ve eserlerinin yer aldığı resmi web sitesi.

Ressam Sönmez Türker
Ressam Sönmez Türker’in eserlerini paylaştığı resmi web sayfasında, sanatçının biyografisi, resimleri ve sergi haberlerini yer alıyor.

Sanatolye
Ressam Serap Kökten’in, başta yağlı boya olmak üzere karışık teknik ve kolaj teknik çalışmaların ve özgeçmişinin yeraldığı kişisel sitesi.

Sencer Öztüfekçi – Detaylar
Sencer Öztüfekçi’nin kişisel tasarım ve çalışmalarının yayınladığı internet sitesi.

Pcface.net Duvar Kağıdı Arşivi
Türkiye’nin en geniş içerikli duvar kağıtları kaynak sitesi. Araçlar, celebrities, 3dsanat, manzara, hayvanlar ve daha bir çok kategori ile sizlerin karşısındayız.

Hayrettin Şengün
Ressam Hayrettin Şengün ün yağlı boya resimleri, fotoğrafları ve biyografisinin yeraldığı kişisel web sitesidir.

Alıntıdır.

PİCASSO (Pabio Ruız)

İspanyol ressam desenci gravürcü ve heykelci ( Malaga -Mougıns ) dehasını genç yaşta ortaya koyan ve çok uzun ömürlü bir yaratıcılık gösteren sanatçı biçimden biçime girdiği halde yine de tutarlı kalan yenilik ve arayışlarıyla XX. yy sanatını tümüyle etkiledi. Yaşamı boyunca birçok kez kent ve atölye değiştirdi ( Paris Güney Fransa vb ) çalkantılı bir aşk hayatı sürdü. Hayat arkadaşları yaşamında ve sanatında önemli bir rol oynadılar. Fernande, Olivier ,Eva Gouel Olga Olga Hokiova Marie Therese Walter Dora Maar Françoise Gilot Jacgueline Rogue.

Picasso akademik eğitimini ( La Coruna Barcelona ve Madrid de) tamamlayınca İspanyol sanatının özgünlüğünü korumuş bir yanına ( ortaçağ sanatı el Greco) ilgi duydu ve XIX. yy in en son yıllarında Barcelona sanat çevrelerinde Muncn Steinlen ve Toulouse-Lautrecin yapıtlarını keşfetti. Yapıtın ruh bilimsel içeriğini on plana çıkararak anlatımda çeşitli denkliklerde yararlandı mavi, maddi ve manevi çöküntüyü simgeliyor (” mavi dönem”) (1901-1904) (ütücü kadın 1903 Guggen heim Museum.New York ) pembe ise cambazların yaşamını hatırlıyordu. (”pembe dönem” (1904-05) cambazlar national galleriy.Washıngton) Ancak 1904′te Paris’e yerleştikten sonra sanatında geniş çaplı bir değişiklik meydana geldi. Üslubunda ve konularında 1906-07 den başlayarak görülen yeniliğin kökeninde iber sonrada ”zenci” heykelciliğinin örneklerinden yararlanarak esas olana ulaşmayı amaçlayan bir plastik anlayışına yönelmesi çeşitli sanatçılarla (Matisse Derain, Brague) ya da yapıtlarıyla (İngres Cezanne Gauduin) karşılaşması yer alır Bunun sonucunda nesnelerin köşeli parçalara Bölünmesiyle daha da belirginleşen bir geometrileştirmeyle (horta de Ebro’da fabrika 1909 Ermita). Sen-Petersburg; Kadın başı Bronz. 1909 Picasso müzesi. Paris) ayırt edilen Dolambaçsız ve devrimci bir anlayış doğdu (avignonlu genç kızlar 1906-07) bu anlayış Brague’in çalışmalarıyla birleşerek , kübizm’e vardı.

Figür ve natürmortlarda (hemen de salt bu konular işlendi) hacimlerin parçalanması gözlemlenir: bu parçalanma düzlemler halinde bir yapılanmayı sağlar ve çok geçmeden soyutlanmanın sınırlarını zorlayacak (renkler kahverengi ve gri tonlarına biçimler bir kaç işarete indirgenmiştir) bütüncül bir görüşe (D.H Kahnweiler’in portresi 1910 ( art İnstıtute . Chıgago) olanak verir.Gerçeklikle bağıntı kurma sorununa 1911′den başlayarak resim mekanına rakam harf ya da sözcüklerin sokulması ardından gazete ya da duvar kağıdı parçaları ağaç yada hasır taklitleri gibi gerçek öğelerin resimle bütünleştirilmesi ( Hasır İskemleli natürmort 1912 ilkbaharı Picasso müzesi Paris) gibi yeni çözümler getirilir. Savaşın sonuna dek papier colleiler ( şişe bardak ve keman 1912-13 National Museum Stockhoim ) ve ağaç yada metal öğelerle yapılan asambalajlar ( bass şişesi bardak ve gazete 1914 Picasso müzesi Paris ) kubist biçim dağarcığında sıkça kullanılan nesnelere girişimci bir yaklaşım önerir. Ancak savaşın bitmesiyle birlikte italyayı keşfetmesi (1917) ve Diaghilev ile uzun bir işbirliğinin de (parede (1917) Puicıneila (1920) Mercure (1924) vb balelerinin dekor ve kostümler) yardımıyla sanatçı geleneksel esinli eskiye dönmeye hevesli ve anıtsal görünümlü bir resme yöneldi ( Pan flüt 1923 Picasso müzesi paris) Bununla birlikte kübist deneyimleri unutmak şöyle dursun( üç müzikçi 1921 Museum of art. Philadelphia). bunların çok sayıda hatta birbirine karşıt uzantılarını gerçekleştirdi biçimlerin parçalanıp bölünmesi gerçek üstücü etki altında düzlemlerin ”fırtınalı” bir bireşimini olduğu kadar (dans 1925 Tate Gallery Londra; çarmıha geriliş 1930 Picasso müzesi Paris ) anıtsal hacimlere erotik ve acımasız bir oyunu gerçekleştirmeyi de (Deniz kıyısında figürler . 1931, ay y. Paris) sağladı; bu üsluplaştırma, bir yandan J Gonzelez’in yardımıyla 1928-29 ‘dan başlayarak gerçekleştirdiği yarı soyut demir konstrüksinlardan, öte yandan 1932-33 yıllarının yusyuvarlak kadın baş ve büstlerinde görülür.İspanyol iç savaşı ve ikinci dünya savaşı sırasında, nesne ve yüzlerdeki biçim bozulmaları daha belirginleşir ( bir iç mekandaki kadınlar, 1936, uzanmış büyük nü ,1943 Picasso müzesi, Paris) yüzler kaygılı ( ağlayan kadın,1937, ay. y. ) trajik (Guerrinica ;1937 ) bir ifade kazanır ya da klasik yapım tekniğinin yardımıyla zaman dışı bir patetikliğe bürünür ( Koyunlu adam bronz 1944 Picasso müzesi Paris) sanatçının siyasal açıdan bağlanmasıyla (1944′te komünist partiye girer) ve yeniden bir dinginliğe kavuşmasıyla ( yaşama sevinci: 1946. Picasso müzesi Antibes) bu dönem sonuna erer. Güney Fransa kıyılarını tanıması ve bir daha ayrılmamak üzere buraya yerleştirilmesiyle Picasso, denemelerini çeşitlendirir. sıradan nesnelerin (dişi maymunla yavrusu, 1952, Picasso müzesi, Paris) yada geometrik öğelerin (”yıkananlar ” dizisi 1956 ay, y. ) bir araya getirilmesiyle gerçekleştirilen heykeller, kesilmiş ve boyanmış saclar, çok sayıda desen ve gravür Vallauris de çömlekçilik ve seramik çalışmaları vb. Resim alanında, kendisinin ya da çağdaşlarının yapıtlarından (Matise’e göndermeler yaptığı cannes atölyesi, 1956, ay. y. Paris) sağladığı katkılara plastik dilin çeşitliliğini araştırır; geçmişin büyük yapıtlarını sorgular ( Delac roix’ya göre ”Cezayirli kadınlar ” ( 1954-55) Velazguez’in ”las Menninas”ına göre ”Nedimeler” (1957) Manetye göre ”kırda yemek ” ( 1960-61) vb. dizileri) ve bu sorgulamayı, doğrudan resim üzerine ( bunların en yetkin örneği ressam ve modeli teması üzerine yaptığı çalışmalardır). dolayısıyla da hem yaratıcılık, hem de ressam ve kadın üzerine giriştiği çeşitlemelere birer bahane olarak ele alır.

Barcelona Antibes (Grimaldi şatosu) ve Paris ‘te (sale konağı) Picasso müzeleri vardır. Sanatçının kendi oluşturduğu koleksiyon ise (kortejler ustası [XVII. yy. ] Corot. Cezanne, Degas [ monotipler] Reonit H. Rousseau, Brague, MirQ, Matisse vb’ nin yapıtlar) Louvre’a bağışlanmıştır.

O bir televizyon yıldızı! O bir ressam!
O, bir fenomen; resimde yeni bir çığır açan, ama açtığı çığır sanat çevreleri tarafından hor görülen birisi. O, resim hakkında yaptığı programla dünyada en çok izlenen ve ilgi görenler listesinde başlarda olan bir şovmen.

O, ölümünden sonra bile yaptıklarıyla milyon dolarlar kazanan bir girişimci.
O, TRT 2′den tanıdığımız ‘kıvırcık’ ressam: Bob Ross.

Bir kuşak onun hoş lakırtılar eşliğinde öğrettiği resim teknikleriyle büyüdü. Bu bir şey değil, on binlerce insan hâlâ onun öğrettiği teknikle resim yapıyor. Şirketi o öldükten sonra yüzde 70 büyüdü. Onun hakkında üniversitelerde tezler yazıldı ve halen 300′den fazla televizyon kanalı, programını yayınlıyor. Otoritelerin kabul etmediği Bob Ross televizyon çağının efsase isimlerinden biri olmaya devam ediyor.

‘Mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?’ diye soran Nâzım Hikmet’e çizdiği o meşhur mutluluğun resmi ile cevap verir Abidin Dino. Ünlü Türk ressamı mutluluğun resmini çizmişti; ama mutlu bir ağacın, dağın ya da gölün resmini bir fenomen olan Bob Ross çizdi. Dünya onun tekniğine, konuşmalarına ve saçlarına bayılıyor! Birçok kişi onun öğrettiği metotlarla resim yapıyor, programını severek izliyor. Ressamlar, eleştirmenler ise onu ve tekniğini beğenmiyor. Beğenilmese de ortada bir gerçek var; Bob Ross 9 yıl önce ölmesine rağmen, dünyada en uzun süre gösterilmeye devam eden programı en çok izlenenler arasında ilk sıralarda yer alıyor, CD’leri ve DVD’leri yok satıyor. Tekniğinin öğretildiği kurslara yüz binlerce insan devam ederken sertifika alan eğitmenler Bob Ross isimli şovlar düzenliyor, kurslar açıp öğrenciler yetiştiriyor. Sanatçının tekniği ile yapılan resimlerden oluşan sergiler dünyanın dört bir yanında sanatseverlerle buluşuyor. Türkiye’de de bu sergilerden birisi 9-12 Şubat 2006 tarihleri arasında İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda açılacak.

Türkiye, Ross ile 1993 yılında TRT 2′de yayınlanmaya başlanan ‘Resim Sevinci’ isimli programda tanıştı. Bu tanışıklık uzun yıllardır hiçbir sanat programına nasip olmayacak ilgiyle devam ediyor. Resim Sevinci, hatırı sayılır bir izleyici kitlesi olduğu için tekrar tekrar yayınlanmasına rağmen 11 yıldır merakla izleniyor. Resimle ilgili ya da ilgisiz herkes cumartesi günü TRT 2′de saat 12.40′ta mutlaka ekran başında. Anadolu’da herhangi bir köydeki çiftçi kadın da, İstanbul’da oturan emekli bir öğretmen de bu programın meraklısı.

Resmin fast food’u; Bob Ross

Bob Ross’un televizyon programı, İran’dan İskandinav ülkelerine, Meksika’dan Uzakdoğu’ya kadar dünyanın dört bir tarafında izleniliyor. Sanatçı, resim tekniği, tekniğe has boyaları ve fırçaları ile resim alanında çığır açtı. “Yaş üstüne yaş” adı verilen bu teknikle herkes kısa sürede yağlıboya resim yapabiliyor. Bu hız ve kolaylık akla ‘fast food’u getiriyor ve Ross’un Amerikalı olmasından yola çıkılarak onun için “fast food resmin babası” yorumu yapılabilir. Ross, bu kadar ilgi görse de ressamlar ve eleştirmenler onu ressam olarak kabul etmiyor. Zaten Ross’un resim tekniği bir sanat olarak değil boş zamanların değerlendirileceği, stres atılabilecek bir faaliyet olarak ün saldı.

Ross, 300′den fazla televizyon kanalında programı gösterilmeye, kendi tasarımı fırçaları ve boyaları yok satmaya başlayınca sadık öğrencileri ile birlikte kendi adına bir şirket kurdu. Bu şirketin bugün dünya üzerinde 27 ülkede distribütörü var. Bu ülkelerde Bob Ross’un boyaları, fırçaları, tekniğinin anlatıldığı kitapları ve CD’leri satılıyor. Şirketin kendi eğitmenleri, dünyanın dört bir tarafında eğitmenler yetiştiriyor. Şirketin bir yıl önce Türkiye distribütörlüğünü verdiği Art Boya bu sürede 40 sertifikalı Bob Ross eğitmeni yetiştirmiş.

Resimleri kartpostalları hatırlatan Ross, aslında emekli bir asker. Uzun yıllar Alaska’da çalışan ressamın dağ ve kış manzaralarını bu kadar çok sevmesini burada geçirdiği zamanlara bağlayabiliriz. Yarım saatlik televizyon programında; “Şimdi dallarında sincapların yaşadığı mutlu bir ağaç yapalım, şuraya üzerine kunduzların çıkıp güneşleneceği bir kayalık çizelim, gölümüzü içinde küçük canlıların yaşadığı mutlu çalılarla süsleyelim…” sözleriyle ve hatta yanında getirdiği sincabıyla Ross, çizdiği manzaralarda yaşıyor, izleyicilerini yaşatıyordu. Bu kadar ilgiyle izlenmesinin sebeplerinden biri de izleyicinin yüreğini ağzına getiren sürprizler yapmasıydı. Çizdiği muhteşem bir dağ veya göl manzarasının üzerine, ıspatulasının ucuna aldığı siyah boya ile kocaman bir çizgi çizerek, şaşkına dönen izleyicisini, biraz daha şaşırtarak o çizgiyi en az manzara kadar güzel bir çam ağacına ya da eski bir dağ kulübesine dönüştürürdü. Bunu yaparken de sanatçı kendi kendine “Şimdi diyorsunuzdur Bob ne yaptın, resmi mahvettin; ama bu birazdan mutlu bir ağaca dönüşecek.” ya da “Bir zamanlar içinde yaşlı bir oduncunun huzur içinde yaşadığı bir kulübe yapmaya ne dersiniz?” derdi. İşte bu hız izleyiciyi yarım saatliğine de olsa ekran başından alıp Ross’un fırçasının veya ıspatulasının ucundaki manzaraya götürüyordu.

Öldükten sonra daha çok kazandı

1981′de emekli olduktan sonra manzara resimleri yapıp satarak geçinen Ross, bu dönemde geliştirdiği teknikle Amerika’nın çeşitli yerlerinde şovlar düzenlemiş. Daha sonra öğrencilerinin desteğiyle tekniğini öğretmek, kendi geliştirdiği boya ve fırçaları satmak için bir televizyona reklâm vermiş. Reklâm filmi çok ilgi görünce bu kanaldan program yapması için teklif gelmiş. Bu programlar, Amerika’da kısa sürede 200 kanalda birden gösterilmeye başlamış. Şimdilerde ise dünyada yarım milyar evde Bob Ross izleniyor. 1993 yılına kadar 11 yıl boyunca, Türkiye’de “Resim Sevinci” olarak gösterilen “Joy of Painting” adlı programını çeken Bob Ross, bu tarihte lenf kanseri olduğunu öğrenince programına son verdi. Sanatçı 1995′te de lenf kanserinden 52 yaşında öldü. Ardından programa bir süre oğlu devam etti. Şirketinin geliri ölümünden sonra yüzde 70 oranında arttı ve tekniği de “Vahşi Doğa”, ‘Çiçekler’ ve ‘Portreler’ başlığıyla geliştirildi.

Programlarının toplumsal işlevi vardı

Biz TRT 2′de resim yapan adamı onun sesiyle dinledik. Bob Ross’u Türkçe seslendiren tiyatrocu ve yönetmen Burçin Oraloğlu; “Amerika’da her şey meta ve ticaret ürünü haline dönüştüğü için sanatın da ticaretini yapmışlar. Bob Ross bunu yapan bir sanatçı. Ama iyi ki yapmış. Amerika’da ve Türkiye’de birçok sanat ve resim otoritesi Ross’un yaptıklarının sanatsal değerinin olmadığını düşünüyor. Ross, yarım saat içinde bir resmi sıfırdan alıyor ve en basit şekliyle, renkler ve teknikler konusunda bilgi vererek bir resim oluşturuyor. Zaten, yarım saatte biten resmin bir sanat şaheseri olmasını beklemek abes olur. Bu programın önemi şu bence; uyuşturucu, cinayet, sapkın tarikatlar gibi olumsuzlukların yaygın olduğu bir ülkede bu programla sanatın kapısı aralanıyor. Sanatsal bir işlevi olmayan bu programın toplumsal bir işlevi var. Seslendirirken onun resim yapmaktaki hevesini, resme olan tutkusunu ve saygısını yansıtmaya çalıştım. Çocukluğumdan beri resim yaparım; ama iş yoğunluğum sebebiyle Bob Ross tekniğiyle resim yapma imkânı bulamadım.” diyor.

Alıntı.

Image Hosted by ImageShack.us


Image Hosted by ImageShack.us

alaska’nın ağır iklim koşullarında çalışan bob ross, amerikan hava kuvvetleri’nde görevli bir askerdir. boş zamanlarında resim yapıyor, sevincini, heyecanını, hüznünü tuvallere yansıtıyordur. kariyerini tamamlayıp ordudan ayrılınca resim dersleri vermeye başlar. annetta kovalski adında bir öğrencisi vardır. genç kadın, kocasına bob ross’u o kadar çok metheder ki, eleman ross’a ilk önce bir televizyon programı yapmak, ardından da dizi halinde bir program hazırlayıp yönetmek istediğini söyler. kowalskiler reklam harcamaları için kendi evlerini ipotek ettirirler.

reklamlar öylesine ses getirmiştir ki, televizyon yapımcılarından ardı ardına teklifler gelmeye başlar. programlar aynı anda atmış televizyon kanalından yayınlanır. programın ilgi görmesinin sebebi; ross’un resmi sevdirmesi, sıcak ve içten anlatımıyla herkesi resim yapabileceğine inandırmasıydı. onun için yetenek değildi önemli olan, sevgiydi, meraktı ve istekti. ross’un ünü arttıkça hakkında yapılan konuşmalar da çoğaldı. o, kimine göre bir usta, kimine göre de gereksiz bir ressamdı. “resim sanatı basitleşiyor, sanat yerine manzara yapıyor” eleştirileri, ressamın kulağına kadar gider. ross bu eleştirilere zamanında şöyle yanıt vermişti:

“evet, ben manzara resimleri yapıyorum. çünkü, doğanın güzelliğini ve bu kusursuz dengeyi insanlara aktarmak hoşuma gidiyor. siz güzelliklerin farkına varın yeter.”

tüm bunların ardından, annetta kowalski ile görüşen televizyoncular ona cazip bi teklifte bulunur; “ross’un programları güzeldi. halk çok tutmuştu. programlar hala ilgiyle izlenmeye devam ediyor. onun bir taklidini çıkarın, hemen yayınlayalım…”

kowalski bu sözlere hiç aldırış etmez ve der ki:

“siz başarının sırrını programda mı buldunuz? bob’daydı…”

Alıntı