»

Dali bir Meksika ziyaretinden sonra şöyle demiş: “Kendi
resimlerimden daha sürrealist olan bu ülkeye bir
daha geri gelmeyeceğim.” Kim bilir kendisi Türkiye’yi,
bir de şu haliyle, görse ne derdi? Ne derdi bilinmez ama
Sakıp Sabancı Müzesi sonunda beklenen hamleyi yaptı
ve Salvador Dali’yi Türkiye’ye, hem de 270 eseriyle getirmeyi
başardı. 20 Eylül 2008 – 20 Ocak 2009 tarihleri
arasında “İstanbul’da bir Sürrealist: Salvador Dali” başlığıyla
gezilebilecek sergide Dali’nin yağlıboya tablo ve
çizimlerinin yanı sıra el yazmaları, fotoğraflar ve bunun
gibi dökümanlar da yer alacak. İnsanlık olarak, görsel
algılarımızın çok daha sade ve gerçekçiliğe dayandığı
zamanlarda, bu alanda devrimler yaratmayı başarmış
birini; yine insanlık olarak, görsel algılarımızın oldukça
kirlendiği ve gerçekliği ayırt edemediğimiz günlerde
tekrar ve tekrar incelemek, deneyimlemek gerçekten
büyük bir şans olacak. Dali sergisi, şansı olanların kesinlikle
kaçırmaması gereken bir sergi. Sadece sanat adına
değil, tarih adına da…

Joan Miró Ferra (d. 20 Nisan 1893 – ö. 25 Aralık 1983), Katalan ressam ve heykeltıraş.

Image Hosted by ImageShack.us

Joan Miró Ferra, 1893′te İspanya, Barselona’da dünyaya geldi. 14 yaşında Barselona’da La Lonja’s Escuela Superior de Artes Industriales y Bellas Artes (Güzel Sanatlar ve Endüstriyel Sanatlar Okulu)’na katıldı. 3 yıllık sanat eğitimi sonrasında, burada memur olarak göreve başladı. Daha sonra sanat çalışmalarına devam edebilmek için bu görevi bıraktı ve 1912-1915 yılları arasında Barselona’daki Francesc Galí’s Escola d’Art isimli sanat okuluna devam etti. Galeri sahibiolan José Dalmau’nun teşvikiyle ilk sergisini Barselona’da 1918 yılında açtı.

Image Hosted by ImageShack.us

1920 yılında Paris gezisi sırasında Pablo Picasso ile tanıştı. Bundan sonra Miro zamanının yarısını Paris’te geçirmeye başladı ve burada tanıştığı Max Jacob, Pierre Reverdy, ve Tristan Tzara ile Dada hareketine katıldı. Paris’teki ilk sergisi 1925′te Galeri Pierre’de büyük bir surrealist hareket olarak yankı buldu.
Dona i Ocell (Kadın ve Kuş), Miro’nun Barselona’daki bir eseri

1936′da iç savaş sebebiyle İspanya’yı terk etmek zorunda kaldı, 1941′de geri döndü. Aynı yıl New York, The Museum of Modern Arts’da ilk büyük retrospektif sergisini açtı. Miro, Josep Lloerns y Artigas’la birlikte seramik çalışmalarına başladı bununla beraber baskı alanına da ilgi gösterdi. 1954-1958 yılları arasını bu iki konuya konsantre olarak geçirdi. 1954′deki Venedik Bienali’nde grafik dalında büyük ödüle layık görüldü ve çalışması bir sonraki yıl Kassel’de yapılan ilk Documanta Fuar’ına dahil edildi. 1958′de Paris UNESCO Binası’ndaki eseri ile Uluslararası Guggenheim Ödülünü aldı. Sonraki yıl tekrar resim yapmaya başladı, 1960 yılında heykeltraşlığa başladı. Miro’nun retrospektifleri, Paris, Musée National d’Art Moderne ve Grand Palais’de yer aldı.

Miro, 25 Aralık 1983′te İspanya’nın Palma de Mallorca şehrinde hayata gözlerini kapadı.

Image Hosted by ImageShack.us

Kaynak : Vikipedia

Image Hosted by ImageShack.us

Ressam Frida Kahlo

Meksikalı ünlü ressam 6 Temmuz 1907 de dünyaya gelmiştir. Gerek resimleri

gerek sansasyonel yaşamı gerekse politikaya olan ilgisiyle tanınır.

Lakabı Tahta bacak Frida’dır. 6 yaşındayken geçirdiği çocuk felcinde bir

bacağını kaybetmiştir. Sadece bununlada kalmamış 1925 yılında bir çok

insanın ölümüyle sonuçlanan trafik kazasında felç olan bacağı kesilmiştir.

32 Kez ameliyat olmak zorunda kalmış acıları ölümüne kadar dinmemiştir.

O tarihten sonra hayatının yatakta geçirmeye başladığı dönemlerde  Kahlo

ailesininde teşvikiyle resim yapmaya başlamıştır. Yatağında Otoportreler

çizmiştir. 1929 yılında politakaya ilgisinin bir göstergesi olarak kominist

partiye üye olmuştur. Aynı yıl Meksikalı Michalangelo olarak bilinin ressam

Diego Rivera ile evlenmiştir. Çocukluğunda yaşadığı sağlık problemleri

Frida’nın bütün yaşamı boyunca acılarında beraberinde gelmesine sebep

olmuş sürekli sağlık sorunlarıyla boğuşmuştur. Acılarının en büyük ilacı

resim çizmek olmuştur. 70 Yakın Resim Çalışması bulunan sanatçının

resimlerinin çok büyük bir kısmı Oto Portrelerden oluşur. Çok usta bir

ressamdır. Bu ustalığı Pablo Picasso gibi bir dahiye bile biz onun gibi insan

yüzleri çizmeyi bilmiyoruz dedirtmiştir. Kendisini o dönemin aydın ve önde

gelen eleştirmenleri sürrealist ressam olarak tanımlasalarda o bunu kabul

etmemiştir. Sanatçı 1954 yılında yine bir ağır sağlık probleminde hayata

veda etmiştir.Sanatçının 70 e yakın eserinden 50 tanesi Kahlo fanatiği

olarak bilinen ünlü şarkıcı Madonna’nın koleksiyonunda bulunmaktadır.