»

Ressam resimlerinde hayat bulur. İster amatör ressam olsun ister ünlü ressam

olsun veya yağlı boya, karakalem çiziyor olsun önemli olaran ressamlar ve

eserlerinin var olmasıdır. Önemli olan sanatın kazanmasıdır.

Özgün olmak ve kendin olmaktır önemli olan. Yeni bir şey ortaya koymak için

sadece kendinden ilham alarak yola çıkmaktır. Tabiki var olandan, yapılmıştan

etkilenmemek mümkün değildir fakat yinede ne kadar kendiniz olursanız o kadar

güzel eserler meydana getirirsiniz.

Dali bir Meksika ziyaretinden sonra şöyle demiş: “Kendi
resimlerimden daha sürrealist olan bu ülkeye bir
daha geri gelmeyeceğim.” Kim bilir kendisi Türkiye’yi,
bir de şu haliyle, görse ne derdi? Ne derdi bilinmez ama
Sakıp Sabancı Müzesi sonunda beklenen hamleyi yaptı
ve Salvador Dali’yi Türkiye’ye, hem de 270 eseriyle getirmeyi
başardı. 20 Eylül 2008 – 20 Ocak 2009 tarihleri
arasında “İstanbul’da bir Sürrealist: Salvador Dali” başlığıyla
gezilebilecek sergide Dali’nin yağlıboya tablo ve
çizimlerinin yanı sıra el yazmaları, fotoğraflar ve bunun
gibi dökümanlar da yer alacak. İnsanlık olarak, görsel
algılarımızın çok daha sade ve gerçekçiliğe dayandığı
zamanlarda, bu alanda devrimler yaratmayı başarmış
birini; yine insanlık olarak, görsel algılarımızın oldukça
kirlendiği ve gerçekliği ayırt edemediğimiz günlerde
tekrar ve tekrar incelemek, deneyimlemek gerçekten
büyük bir şans olacak. Dali sergisi, şansı olanların kesinlikle
kaçırmaması gereken bir sergi. Sadece sanat adına
değil, tarih adına da…