Tag-Archive for » ressam halil paşa «
Halil Paşa ( 1857) – (1939)
1857 yılında doğup 1939 yılında ölmüştür. İlk asker ressamlarımızdan olan Halil Paşa “Mühendishane-i Berr-i Hümayun”u bitirmiştir. Okulu bitirir bitirmez “yaveran” sınıfına alınarak sarayda görevlendirilmiştir. Mezun olduktan sonra askeri liselerde de resim öğretmenliği yapmıştır. Uzun bir süre Paris’te Leon Gerome’nin atölyesinde çalışmıştır.
İstanbul’a dönünce önce binbaşılığa sonra da miralaylığa yükselmiştir. 1914 yılında Sanayi-i Nefise Mektebi Ali’si müdürlüğüne yükselen Halil Paşa, Fransa’dan yeni dönen genç ressamları bu okula alarak, okulda yeni bir anlayışla resim yapılmasını sağlamıştır. Hayatının son yıllarını Mısır’da Abbas Hilmi Paşa’nın konuğu olarak resim yaparak geçirdi.
İzlenimci ışık ve renk çözümlemelerine özgün bir ayırım kazandıran Halil Paşa, bu yönde uğraş veren resim sanatçılarına örnek oluşturmuştur. Derin bir anatomi bilgisi de olan ressam, Viyana’da açılan uluslararası bir sergide “Mme, X’in Portresi” adlı eseriyle altın madalya almıştır.
Mesleğinin zirvesinde, altın fırçasını uzun süre kullanan Halil Paşa, hakkında en çok yayın yapılan bir ressamımızdır. Halil Paşa’yı, gözlerinin feri zayıflamış, elleri titremeye başlamış, yaşlılığı döneminde tanıdım. Ama hafızası dipdiriydi.
Elimde Mısır’da Ehramların önünde develere binmiş Türk meşhurlarından oluşan birkaç fotoğraf vardı. Bunlarda Prens Abbas Halim Paşa ile, Şair Mehmet Akif ve Ressam Halil Paşa belirgin olarak görülmekteydi. Gruptaki develere binmiş diğer kişilerin kimler olduğunu Halil Paşa’dan öğrenmek istedim. Ressamımızı yakından tanıyan dostlarından –İnas Sanayi-i Nefise’nin ilk öğrencilerinden olan- Ressam Mualla Hanım ile eşi, bir bayram günü, onun Boğaziçi’ndeki yalısına götürdüler. Halil Paşa gözlüğünü değiştirerek, fotoğraftaki arkadaşlarını hüzünlü bakışlarla tanıttı. Arkasından Mısırda geçen yaşantısını anlattı. Büyük bir vefa adamı olan Prens Abbas Halim Paşa’nın konuğu olarak izlenimlerini, sonsuz bir özlem ve duygusallık içerisinde ifade etti. Halil Paşa’nın zevkli huzurunda tekrar bulunabilmek arzusu ile, gelecek bayramları sabırsızlıkla bekler olduk. Üstatla iki defa buluşmak saadetine kavuşmuştum.
Kaynak Alıntı









