Tag-Archive for » resminizi çizelim «
Tarih boyunca ressamlar, doğadan, etraflarında olup bitenlerden, gördükleri
ve görmediklerinden,akıllarına uyanlardan ve uymayanlardan çok
etkilenmişler ve etkilendikleri herşeyi resme dökmüşlerdir. Sanatın her
dalında sanatçı etkisi altında kaldığı şeyi insanlara aktarmayı görev bilmiştir.
Bu olaya profesyonelce bakanlarda olmuştur. Atlar sanatın her dalında ilgi
çekmiş hayvanlardır. İnsanlara yakın olmaları insanlarla iç içe yaşamaları
onların ilgi görmelerindeki en önemli neden olarak kabul edilir. Özellikle
eski dönemlerde teknoloji henüzaz gelişmişken insanların binek araç
olarak kullandıkları bu hayvanlar resimlere şiirlere edebi eserlere tema
olmuşlardır. Bir ressam özgürlüğü anlatabilmek için at temasını çoğu zaman
kullanır. Ve o resme bakanlar mutlaka kendi hayatlarından kesitler bulurlar
bu özgürlük temasında. Atlar vucüt yapılarının hem sert hem dayanıklı aynı
zamanda narin ve estetik yanlarının meyvelerini sanat eserleriyle tarih
boyunca toplamışlar ve özel ilgiyi hak etmişlerdir.
1853 yılında Hollanda'da doğmuştur. Resimle tanışmasına
Çalıştığı resim galerisi vesile olmuştur. Ama ilk başlarda
resme büyük tutkusunu bir kenara bırakıp dine yönelmiş
hatta rahip olmak istemiştir. O dönemdeki çektiği sefalet
ve sıkıntılar onu daha sonra dinden uzaklaştırmış inancını
yitirmesine yol açmıştır.
Bu acıları biriktirip resme dökmüş, resimlerinde acıyı ön
plana çıkarmıştır. Yanlızlığınında mutsuzluğunda önemli
payı olduğu daha sonra onun hayatıyla ilgili araştırma
yapan insanlar tarafından ileri sürülmüştür. Hayatı
boyunca içini kemiren bir şeyler varmış gibi yaşamış
öylede hayatına son vermiştir. Hep trajedi, hep acı,
hep melankoli onun genel hayat felsefesidir.
Bir süre Belçika ve Hollanda gibi ülkelerde desenler
taslaklar üzerinde resim sanatı ile ilgili çalışmalar
yapmıştır.Bu dönemde tanıştığı Pissarro ondaki
tema anlayışını ve yaşam felsefesini geçici bir sürede
olsa sıkıntıdan melankoliden uzak tutmayı başarmış o
dönemde başarılı çalışmalara imza atmıştır.
Ama yinede dönüp dolaşıp kasvet sıkıntı acı hüzün
keder hiç yakasını bırakmamış ve 1889 da kulağını
kesme noktasına kadar gelmiştir. Akıl hastanesindeki
günleride resim sanatına büyük katkılar yapmasına sebep
olmuş fakat bunuda hayatıyla ödemiştir. 1890 yılında
kendini vurarak hayatına son veren sanatçı ardında
empresyonizm akımının başını çekmiş ve bu dalda
çok büyük eserler bırakmıştır.




