Tag-Archive for » resim sergisi «
| A Sanat Art Gallery | GF Sanatevi |
| Accenturc Design Gallery | Girgin Piyano Sanat Galerisi |
| Gülay Alpay Sanat Stüdyosu | |
| Ada Sergi Salanu | |
| Güzel Sanatlar Galerisi | |
| Akbank Kültür Sanat Merkezi | |
| Görüntü Sanat Galerisi | |
| Aladoğan Art Gallery | |
| Gözde Sanat Galerisi | |
| Alman Kültür Merkezi (Ankara) | |
| Halkbank Sanat Galerisi | |
| Alman Kültür Merkezi (İstanbul) | |
| Harmony Sanat Galerisi | |
| Alman Kültür Merkezi (İzmir) | |
| Hayalet Sanat Evi | |
| Almelek Sanat Galerisi | |
| Hayalevi Sanat Galerisi | |
| Alpman Sanat Galerisi | |
| Hayyam Sanat Galerisi | |
| Ankara Antikacılık | |
| Hobi Sanat Galerisi | |
| Ankara Beyaz Sanat | |
| Kadıköy Sanat Galerisi | |
| Antik Palace | |
| Kahve Molası Sanat Galerisi | |
| Apel Sanat Galerisi | |
| Kanat Bayazıt Sanat Galerisi | |
| Ares Sanat Evi | |
| Kare Sanat Galerisi | |
| Armoni Sanat Galerisi | |
| Kargart | |
| Art Çona Sanat Galerisi | |
| Kaynak Sanat Galerisi | |
| Art Gallery Turkey | |
| Kleopatra Sanat Galerisi | |
| Art Plus Tasarım Galerisi | |
| Krişna Sanat Merkezi | |
| Art Ra Sanat Galerisi | |
| Art Sumer Gallery | Kunar Art Store |
| Art Sumer Gallery | Lale Ataman Sanat Galerisi |
| Lebriz Sanat Galerisi | |
| Art Turkey | |
| Leonardo Sanat Galerisi | |
| Artane Sanat Galerisi | |
| Les Arts Turcs | |
| Artdepo | |
| Levent Tenis Kulübü Sanat Galerisi | |
| Artemis Sanat Merkezi | |
| Levissi Sanat Galerisi | |
| Artium Sanat Evi | |
| Mac Art Gallery | |
| Artmosfer Galeri | |
| Maçka Mezat | |
| Artı Mezat | |
| Martı Sanat ve Hobi Evi | |
| Atelye Keramos | |
| Maya Sanat Galerisi | |
| Atölye Değirmen | |
| Mersina Art Gallery | |
| Atölye Örümcek | |
| Milli Piyango İdaresi Talih Kuşu Sanat Galerisi | |
| Avusturya Kültür Ofisi | |
| Milli Reasürans Sanat Galerisi | |
| Axa Oyak Sanat Galerisi | |
| Mine Sanat Galerisi | |
| Ayna Sanat Yapımevi | |
| Myrina Sanat Galerisi | |
| Aynurky Sanat Galerisi | |
| Naile Sanat Evi | |
| Bahariye Sanat Galerisi | |
| Nostalji Sanat Galerisi | |
| Bakraç Sanat Galerisi | |
| Nurol Sanat Galerisi | |
| Bakırköy Sanat Galerisi | |
| Odakule Sanat Galerisi | |
| Bali Sanat Galerisi | |
| Beşiktaş Sanat Evi | Olcay & Olcay Antika ve Sanat Galerisi |
| Bm Sanat Atölyesi | Om Sanat Evi |
| Onay Sanat | |
| Borusan Sanat Galerisi | |
| Orhan Tek baş Resim ve Sanat Galerisi | |
| Bu & De Sanat Galerisi | |
| Orkun – Ozan Sanat Galerisi | |
| Burçin Baydar Sanat Galerisi | |
| Palet Sanat Galerisi | |
| C.A.M. Contemporary Art Marketing | |
| Pera Art Gallery | |
| Çağdaş Sanat Merkezi | |
| Pera Sanat Galerisi | |
| Çağla Cabaoğlu Art Gallery | |
| PG Art Gallery | |
| Çakınberk Sanat Galerisi | |
| Pi Artworks Çağdaş Sanat Merkezi | |
| Çapa Hat ve Sanat Galerisi | |
| Piramid Sanat | |
| Çatı Sanat Galerisi | |
| Polart Gallery | |
| Cef Galeri | |
| Pozitif & Negatif | |
| Cef Sanat | |
| Printmaking Studyo Galeri | |
| Çekirdek Sanat | |
| Reproset Sanat Galerisi | |
| Cey Güzel Sanatlar Galerisi | |
| RH Sanarat | |
| Çizge Sanat Galerisi | |
| Sakıp Sabancı Müzesi Sanat Galerisi | |
| Cream Art Gallery | |
| Salih Yön Resim Galerisi | |
| Dam Sanat Galerisi | |
| Sanko Sanat Galerisi | |
| Dem-Art Sanat Galerisi | |
| Seher Sanat Galerisi | |
| Denizatı Sanat Galerisi | |
| Deyim Sanat Galerisi | Seven Sanat Galerisi |
| Dirimart | Sevim Karaali Sanat Galerisi |
| Simurg Art Gallery | |
| Diyarbakır Sanat Merkezi | |
| Simya Galeri | |
| Doğan Art Gallery | |
| Siyah Beyaz Sanat Galerisi | |
| Doku Sanat Galerisi | |
| Stillife Art | |
| Dulcinea – Oda | |
| Studio Peinture | |
| Durukos Art Gallery | |
| Studion | |
| Eczacıbaşı Sanal Müzesi | |
| Sunay Sanat Galerisi | |
| Ekav Sanat Galerisi | |
| T.C. Merkez Bankası Sanat Galerisi | |
| Emel Ogan Sanat Evi | |
| Taksim Sanat Galerisi | |
| Eranus Sanat Galerisi | |
| Teksin Sanat Galerisi | |
| Erguvan Sanat Merkezi | |
| Teku Sanat Galerisi | |
| Evim Sanat Galerisi | |
| Tem Sanat Galerisi | |
| Evin Sanat Galerisi | |
| Terakki Vakfı Sanat Galerisi | |
| Eylül Sanat Galerisi | |
| Tershane | |
| Fotoğrafevi | |
| Tevfik İhtiyar Sanat Galerisi | |
| Fototrek Fotoğraf Merkezi | |
| Tolga Eti Sanat Evi | |
| Fırça Sanatevi | |
| Toyan Sanat Galerisi | |
| Galata Fotoğrafhanesi | |
| Troy Sanat Galerisi | |
| Galeri Apel | |
| Galeri Artist | Turkuvaz Sanat Galerisi |
| Galeri Baraz | Türkiye Sınai Kalkınma Bankası Sanat Galerisi |
| Um:ag Sanat Galerisi | |
| Galeri Binyıl | |
| Urart Sanat Galerisi | |
| Galeri Cef | |
| Vakıfbank Kemal Sunal Sanat Galerisi | |
| Galeri Efsun | |
| X-İst | |
| Galeri Nev | |
| Yapı Kredi Bankası Kazım Taşkent Sanat Galerisi | |
| Galeri Oda | |
| İlhan Sanat Evi | |
| Galeri Pago | |
| Ümit Yaşar Sanat Galerisi | |
| Galeri Rengigül | |
| Ürün Sanat Galerisi | |
| Galeri Sanat Yapım | |
| İstanbul Fotoğraf Merkezi Fotoğraf Galerisi | |
| Galeri Seba | |
| İstanbul Güncel Sanat Müzesi | |
| Galeri Selvin | |
| İstanbul Modern Sanat Müzesi | |
| Galeri Sev-art | |
| İstanbul Sanat Evi | |
| Galeri Soyut | |
| Yurdakul Art | |
| Galeri X-İst | |
| Yurt & Dunya Sanat Galerisi | |
| Galeri Şans | |
| İş Bankası Kibele Sanat Galerisi | |
| Gallery Art & Life | |
| Zafer Sanat Galerisi | |
| Garanti Sanat Galerisi | |
| Ziraat Bankası Tünel Sanat Galerisi |
Johannes – Jan Vermeer
1632-1675
Evlerin içindeki gündelik hayatı betimlediği tablolarıyla
tanınan Hollandalı Barok ressam. Vermeer yaşamı boyunca
başarılı, taşralı bir tür ressamı olarak tanındı.
Göreceli olarak çok az tablo ürettiği ve ölümünün
ardından eşi ve çocuklarına borç bıraktığı için
zengin bir adam olarak anılmamaktadır.
Vermeer, parlak renkler, peygamberçiçeği mavisinden
sarıya kadar pahalı boya maddeleri kullandığı resimleri
üzerinde son derece dikkatli ve yavaş çalıştı.
Tablolarındaki ışık kullanımı ve ustalıklı işleyiş
ile ünlendi. Çalışmalarında çoğunlukla açık bir sevgi
teması özellikle de aşk hastalığı dikkat çeker.
Onun eserlerinde yarattığı dünya yaşadığına göre
çok daha kusursuzdu.
Ölümünün ardında bir yüzyıl boyunca unutulan Vermeer,
1866 yılında sanat eleştirmeni Thoré Bürger tarafından
tekrar keşfedildi. Bürger, Vermeer’in 66 eseri hakkında
bir makale yayınladı (bugüne bu eserlerden 35 tanesinin
onun olduğu kabul edilmektedir) O günden itibaren
Vermeer’in ünü büyüdü ve Hollanda Altın Çağı’nın en
önemli ressamlarından biri kabul edilmeye başlandı.
Konu başlıkları
Yaşamı
Vermeer’in yaşamı hakkında çok az bilgi vardır. Delft
kentinde resim yaparak yaşamını kazandığı düşünülmektedir.
Ressamla ilgili kaynaklar bazı devlet kayıtları ve diğer
ressamların yorumları olduğu için Thoré Bürger onu
“Delft’in Sfenksi” olarak andı.[3] John Michael Montias,
Vermeer hakkında Vermeer and his milieu: a web of social
history isimli bir biyografi yazdı. Bu biyografide de
ressamın yaşamından çok o dönemki sosyal hayat anlatıldı.
1652′de Delft
Gençliği
31 Ekim 1632′de Johannes Reform Kilisesi’nde vaftiz edildi.
Babası Reijnier Janszoon orta sınıf bir ipek işçisiydi.
Bir süre Amsterdam’da ressamların yaşadığı bir sokakta
kaldıktan sonra 1615 yılında Digna Baltus ile evlendi
ve çift Delft’e taşındı.[6] 1620′de kızları Gertruy’u
vaftiz ettirdiler. 1630′larda Reynier Janz resim ticaretine
başladı. 1631′de ise Uçan Tilki isimli bir han aldı.
On sene sonra pazar meydanında daha büyük bir han aldı.
Vermeer’in babası 1652′de vefat etti.
Evliliği ve ailesi
Bir protestan kilisesinde vaftiz edildiği bilgisine rağmen
Johannes Reijniersz Vermeer, katolik bir kız olan Catherina
Bolenes ile evlendi.
Süt Döken Kadın (1658-1660)
Evliliğin kutlaması küçük bir köy olan Schipluiden’de yapıldı.
Damat için bu, kârlı bir evlilikti çünkü kayınvalidesi Maria
Thins, Vermeer’e göre çok zengin bir kadındı. Büyük ihtimalle
5 Nisan 1653′teki nikahtan önce ressamın katolik olmasını da
o istemişti.
Bazı uzmanlar Vermeer’in katolikliğine şüpheyle yaklaşmaktadır.
Fakat ressam Katolik İnancının Alegorisi (1670-1672) isimli
tablosunda komünyon inancını anlattı. Bu tablo, gizli bir
kiliseye sahip bir katolik için yapılmıştı.[8] Vermeer,
evlerinin ikinci katındaki odasında hayatının sonuna kadar
resimler çizdi. Eşi ressama on dört çocuk doğurdu.
u çocukların on tanesi yaşayabildi (üç erkek ve yedi kız).
Kariyeri
Vermeer’in bir ressamın yanında çırak olup olmadığı ve eğer
olduysa o ressamın kim olduğu belirsizdir. Genellikle kendi
kasabasında çalıştığına ve öğretmeninin ya Carel Fabritius
ya da Leonaert Bramer olduğuna inanılır. Kendi kendine resim
yapmayı öğrenmiş olabileceği gibi, babasının bağlantıları
sayesinde bir eğitmen tarafından eğitilmiş de olabilir.
Şarap Bardaklı Kız, 1660
29 Aralık 1653′te, Vermeer ressamlar için ticari bir kuruma
üye oldu. Kurumun kayıtlarına göre Vermeer üyelik için gerekli
ücreti ödememişti. Bu da onun finansal durumunun kötülüğü
hakkında bir ipucu olabilir. 1657′de yerel bir sanat
oleksiyoncusu olan Pieter van Ruijven ile tanıştığı ve
Ruijven’in Vermeer’e para verdiği düşünülmektedir. 1662′de
ise Vermeer kurulun yöneticiliğine seçildi. 1663, 1670 ve
1671′de bu makama tekrar seçilmesi çevresi tarafından takdir
edildiğinin bir kanıtı olabilir.
Vermeer her tablosu üzerinde teker teker çalışan ve senede
en fazla üç eser üreten bir ressamdı. 1672 yılında XIV.
Louis’nin komutasındaki Fransız ordusu güneyden saldırarak
Hollanda Cumhuriyeti’ni işgal etti. Bu sırada İngilizler de
ülkeye savaş açmıştı ve doğudan da iki Alman piskoposu
Hollanda’ya zarar vermeye çalışıyordu. Bütün bu olaylar
pek çok Hollandalının paniklemesine, dükkanların ve okulların
kapanmasına sebep oldu. Bu şekilde geçen yıllar Vermeer’e hem
bir ressam hem de bir sanat tüccarı olarak büyük zarar verdi.
Geniş bir aileye bakmak zorunda olan ressam borçlanmaya başladı.
Sanatçı, Aralık 1675′te geçirdiği cinnet sonucu bir buçuk gün
içerisinde 43 yaşında vefat etti. Eşi, yazılı bir dökümanda
kocasının ölüm sebebinin finansal baskıların oluşturduğu stres
olduğunu açıkladı. On bir çocuğu tek başına büyütmek zorunda
alan Bolnes yüksek mahkemeden borçların silinmesini istedi.
Delft’te saygı duyulan bir ressam olan Vermeer, yaşadığı
dönemde kendi kasabası dışında tanınamadı.
Teknik
Memur ve Gülen Kız, 1657-59
Vermeer pointillé olarak adlandırılan tekniği[12] kullanıyordu
ve resimlerini boyayı tuval üzerine gevşek ve tanecikli katmanlar
hâlinde yayarak çiziyordu. Resimlerinde kusursuz yerleşimi
yakalayabilmiş olmasına rağmen, tablolarında ön çalışmalara
ait izler bulunmaz. Ayrıca, tablolar haricinde hiçbir çizim,
kesin olarak Vermeer’e mal edilmemiştir. David Hockney’nin yanı
sıra, Hockney-Falco tezini savunan birçok sanat tarihçisine göre,
ressam bu kesin yerleşimi elde edebilmek için camera obscura
ullanıyordu. Çıplak göz yerine bu tür bir lensin kullanılmasıyla
ortaya çıkacak ışık ve perspektif etkilerinin Vermeer’in
tablolarında da görülmesi, bu görüşü desteklemektedir.
Ancak ressamın camera obscura’yı ne ölçüde kullandığı konusu,
tarihçiler arasında tartışmalıdır.
On yedinci yüzyıl ressamları arasında Vermeer kadar müsrif bir
şekilde lacivert taşı ya da doğal lacivert gibi pahalı boya
maddeleri kullanan yoktur. Vermeer, sadece bu maddeleri
ullanarak doğallığı yakalamamış ayrıca amber ve toprak gibi
maddelerle iç mekandaki ışıklandırma ve duvara birden çok
renk yansıtma konusunda başarılı olmuştur. Vermeer’in bu
çalışma metodunda Leonardo’dan esinlendiği düşünülmektedir.
Ressamın, doğal laciverti en etkili kullandığı eserlerinden
biri Şarap Bardaklı Kız’dır. Kırmızı saten elbisenin gölgelerinde
doğal lacivert görülebilir. Kırmızı ve lacivertin birleşmesi
le yer yer oluşan morlarla eserdeki renk kullanımı çok güçlüdür.
Vermeer finansal olarak zora düştüğü 1672 senesinde bile pahalı
boya maddeleri kullanmaya devam etti. Bu sebeple Vermeer’in bu
maddeleri bir koleksiyoncudan büyük ihtimalle de patronu Pieter
Claesz van Ruijven’den tedarik edildiğine inanılmaktadır.
İşlediği konular
Vermeer çoğunlukla ev yaşamını konu alan iç mekanlar çizdi.
İki şehir manzarası dışında çalışmaları tür resimleri ve
portrelerin başarılı örnekleridir.
Eserleri ile on yedinci yüzyıl Hollanda sosyal hayatına dair
fikirler de verdi. Basit bir kadının süt dökmesinden
zenginlerin lüks odalarındaki portrelerine kadar her
seviyeden insanı çizdi. Çalışmalarından dini ve bilimsel
yan anlamlar da çıkartılabilir.
Alıntıdır.
Yağlar
Yağlı boyada kullanılan renkler, toz boyaların bezir veya haşhaş yağı ile ezilerek macun haline getirilmiş ve kurumaları için kalay tüp içine konulmuşlardır. Fakat bununla beraber tüp içindeki boyalar da zamanla sertleşir. Böyle kurumuş ve sertleşmiş yağ ve terebantin ile tekrar ezilerek macun haline getirilebilirse de bunların kullanılmaması daha doğru olur.
Toz boyaları ezme için kullanılacak bezir ve haşhaş yağının çok temiz, saf ve havanın oksijeni etkisiyle bozulmamış olması gerekir. Yağları kullanmadan önce turnusol kağıdı ile kontrol etmek yerinde olur. Toz boyalar ezilirken fazla yağ kullanmamalı. Boyaların katılığı orta derecede olmalıdır. Çok cıvık olarak tablo üzerine sürülen renkler sonradan kararır ve tablonun renk ahengini değiştirirler. Bunun için ressamlar, boyaları kullanmadan önce onları bir sünger kağıdı üzerine koyarak fazla yağları yok ettikten sonra kullanırlar
Boyacılar, boyaların tüp içinde çabuk kurumamalarını sağlamak amacıyla toz boyalara çok yağ karıştırırlar. Bu hileleri belli olmasın diye de bu katışığa balmumu katarlar. Çünkü balmumu boyalara katılık verir. Bu suretle elde edilen boyalar da yağ ve bal mumu fazla bulunduğundan boyayıcı madde de azdır. Fakat boyacılar böyle bir katışığa biraz (anilin) boyası katarak, istenilen rengi elde ederek, sahtekarlıklarını gizlerler. Böyle tür boyalar kullanmaktan çekinmek gerekir. Çünkü tuval üzerine sürülen bu tür boyaların yağları zamanla tuval tarafından emilir ve üstte boya hissini veren renkli bir mum tabaksı kalır. Bu cins boyalarla yapılmış tabloların üzerinde sonra çalışıldığı zaman yeni sürülen renklerin alttaki bal mumu tabakasıyla kaynaşmadığı görülür. Bu ise üste sürülen renklerin sonradana çatlamasına neden olur. Daima az yağ ile ezilmiş boyalar kullanılmalıdır. Eğer resim yaparken boya katı geliyorsa fırça yardımıyla Gode’de bulunan haşhaş yağından katarak yumuşatmak kesinlikle çok yağlı boyaları kullanmaktan daha yararlıdır.
Esanslar
Eşyaların saydam ve buğulu görünüşlerini belirtmek, glase yapmak, çabucak taslak işlemek özelliğinde boyaları sulandırmak için, esanslar kullanılır. Resimde en çok kullanılan esans <Esans Terebantin>dir.
Esanslar hava ile temas edince reçineleşerek sararırılar. Esansların bileşiminde bulunan reçineler çabuk kurumadıklarından bütün tozların resim üzerinde toplanmasına ve dolayısıyla renklerin kararmasına neden olur. Bu sakıncalarından dolayı bunların yerine resimde petroller kullanılır.
Petroller
Resimde kullanılan petrollerin en ünlüsü “esans dö petrol”dür. Isıtılan petrolün buharını soğutmak suretiyle elde edilir. Esans dö petrol hava etkisinde kalınca hemen uçar ve hiçbir tortu bırakmaz. Bu deney beyaz bir kağıt üzerinde yapılırsa, gerçekten hiçbir tortu bırakmadığı görülür. Esans dö petrollerin bu uçuş özellikleri yapılışlarına göre değişir. Beş dakika, bir saat ve hatta birkaç gün içinde kuruyanları bile vardır.
Esans dö petrolün çabuk uçma özelliği, tortu bırakmaması kurumuş boya ve yağlara daha ok sızabilmesi, terebantine üstün tutulur. Gerçekten eski, kurumuş bir boya üzerine bir damla esans dö petrol damlatılsa tablonun ta arka tarafına kadar geçer. Öyle ki bununla karıştırılan boyalar, eski boya katlarının sonlarına kadar etki bırakır. Bu nedenle kurumuş tablolar üzerinde düzeltmeler yapılacağı vakit, tablonun yüzüne esans dö petrol sürülmelidir. Bu sayede yeni sürülecek boyalara sızar. Bu suretle eski boyalarla bağlantı sağlayan yeni boyalar kurudukları zaman çatlayıp dökülmezler.
Esans dö petrol, balmumunu da etkileyip onu erittiğinden ve balmumu taşıyan boyalarla önce çalışılmış bir tabloda yeniden çalışmak için kolaylık gösterdiğinden esans dö terebentinden daima üstün tutulur. Bununla beraber esans dö petrol bulunmadığı zamanlar taze terebantin kullanmakta sakınca yoktur.
Sigatifler
Boyaların bileşimine giren yağları kurutmak için kullanılır ki; bileşimleri manganez ve kurşun oksitin katışığından oluşmuştur. Boyaların içindeki yağların bir bölümü havanın oksijen ile sürünüme gelince çabuk kurur, diğer bir bölümü ise hemen kurumaz. Bunun için öncelikle çabuk kurumayan boyaların içine sigatif katılır.
Sigatiflerin sıvı ve katı olmak üzere iki türü vardır. Boyalara katı durumdaki sigatiflerin karıştırılması daha doğrudur. Çünkü bir boyayı kurutmak için gereken sigatifin miktarı kolay belli edilir. Eğer sigatif mavi olarak kullanılması arzu ediliyorsa esans dö petrol ile ezilmelidir.
Godeye konulan sigatife, esanslara batırıldığı gibi fırçayı her an batırmak doğru değildir. Sigatif ancak geç kuruyan boyalar için kullanılır.
Vernikler
Yağlıboyada kullanılan verniklerin temel maddesi reçinedir. Reçineler genellikle hidrojen, karbonit ve oksijeni kapsarlarsa da bu üç maddenin oranına göre o reçinenin cinsi de değişir. Reçineler içinde eridikleri sıvılara göre bölümlere ayrılırlar.
a) ispirtoda tamamıyla eriyen reçineler
b) sakız gibi soğuk ispirto ve esanslarda eriyen reçineler
c) ancak sıcaklığın etkisiyle eriyen reçineler.
İşte yağlı boyada kullanılan vernikler böyle değişik tür reçinelerin esanslar içinde eritilmesiyle elde edilir. Reçineyi yağda pişirerek yağlı vernikler ve bunlara balmumu katılarak retuş verniği yapılır.
PALET
Yağlıboya resimde kullanılan boyalar palet denilen ince ve hafif ceviz veya limon ağacından yapılmış bir yüzey üzerine sıralanırlar. En iyi paletler sert parlak ve hafif olanlarıdır. Ceviz, limon, akaju veya kontraplakın seçilmeleri bundandır. Bu tahtalar yüzeyleri zımparalandıktan sonra ve yağlarla bazı işlemlere tutulduktan sonra kullanmaya elverişli olurlar.
Paletlerin biçimleri ve büyüklükleri ödevlerine göre değişik olur. Fakat esas olarak dikdörtgen ve oval biçimdedirler. Paletin bir kenarında baş parmağın geçeceği büyüklükte bir delik vardır. Sol elin baş parmağı bu delikten sokularak, palet güzelce kavranır ve paletin altında serbest kalan parmaklarla kullanılacak fırçalar tutulur. Palet kullanılacağı zaman önce üzeri haşhaş yağı ile ovularak toz ve kirlerden temizlendikten sonra boyalar üzerine dizilmeli ve karıştırılmalıdır. Yağlı boyada paletin temizliği pek önemlidir. Resim yapıldıktan sonra paletin ortasındaki boya artıkları terebentinli bezle iyice temizlenmeli ve sonra üzeri haşhaş yağı ile ovularak tozdan uzak bir yere kaldırılmalıdır.
Fakat bu ancak uzun günler çalışılmayacak zamanlarda yapılır. Palet temizliği terk edilecek olursa paletin ortasında kuruyup kalan boya artıklarının çıkarılması olanak dışı kalacak ve bu suretle palet işe yaramaz bir duruma düşecektir.
İspanyol ressam Pablo Picasso yirminci yüzyılın en büyük sanatçılarındandır. Dehası ve yaratıcılığıyla sanata yön veren Picasso’nun resmin yanı sıra çok sayıda heykeli , oymabaskı ve seramik yapıtları vardır. Ayrıca sahne tasarımları da yapmıştır.
Picasso 1881 yılında İspanya’nın Malaga kentinde doğdu. Babası da ressam ve resim öğretmeniydi. Resim öğrenimine 15 yaşında Barselona’daki güzel sanatlar okulunda başladı. Bir yıl sonra Madrid’deki San Fernando Kraliyet Güzel Sanatlar Okulu’na kabul edildi. Orada üstün yeteneği ile dikkat çekti.
1900’de ilk kez Paris’e gitti. Dönemin yenilikçi sanatçılarının yaşadığı Monmartre semtinde bir süre yoksulluk içinde yaşadı. Picasso , yaklaşık 1901-04 arasındaki ilk dönem yapıtlarında sıradan insanların , sirk palyaçolarının , akrobatların resimlerini yaptı. Büyük kentlerdeki yaşam kadar , sirk yaşamı da ilgisini çekiyordu. Ne var ki , tablolarında bu yaşamın hüzünlü yanını yansıttı. Mavinin çeşitli tonlarının hüznü ve kederi yansıtmak için kullandı. Sanatçının bu dönemi “Mavi Dönem” olarak tanımlanır. 1904-06 arasında resimlerinde mavi yerine daha çok pembe ve gri kullanmaya başladı. Hüzün duygusunun biraz daha hafiflediği bu dönem ise “Pembe Dönem” olarak adlandırıldı.
1907-14 arasında Paris’te aynı apartmanı paylaşan Picasso ile Georges Braque , sanat tarihinde yepyeni bir çığır açan Kübizm Akımı’nı başlattılar. Picasso’nun Kübist sanat anlayışının ilk örneği Avignonlu Kızlar (1907) adlı tablosuydu. Bu dönemde yaptığı resimlerin en ünlüleri Pipo İçen Adam (1911) , kolaj tekniğiyle yaptığı Bambu Sandelyeli Natürmort (1912) ve bir karakalem çalışması olan Şişe , Bardak ve Keman’dır.
Alman işgali altındaki Paris’te resimlerinin sergilenmesi yasaklanan Picasso , İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Paris işgalden kurtulunca Salon d’Automne’da bir sergi açtı. Resmin yanı sıra heykel , seramik , taşbaskı ve asitli oymabaskı tekniğiyle yüzlerce yapıt verdi.
O dönemde daha çok mitolojik konularda ilgilendi ; yarı insan , yarı keçi, faunlar , flüt çalan Pan resimleri , ayrıca sahne dekorları , kitap resimleri yaptı.
Küçük bir tel ya da tahta parçası gibi , eline geçen en basit gereçten olağanüstü çarpıcılıkta bir yapıt yaratabilen bu büyük sanatçı , yaşamının son 10 yılında da enerjisinden ve yaratıcılığından hiçbir şey yitirmedi.
1971’de Louvre Müzesi , Picasso’nun sekiz yapıtını sergileyerek sanatçının doksanıncı doğum gününü kutladı. Picasso 92 yaşında , ardında binlerce yapıt bırakarak öldü. Sanatçının yapıtları bugün dünyanın çeşitli ülkelerinde başlıca müze ve galerilerde sergilenmektedir.
SULU BOYA RESME İLK ADIM
Tek renkle yapılan sulu boya türünr lavi denir. Bu renk, genellikle siyah olur.Kimi zaman ikinci bir renk –sepya, mavi yada yeşil- de kullanılabilir. Pek çok ressam lavi türünde eskizler ve resimler yapmışlardır. Leonardo, Raffael, Rubens, Rembrandt, Lorrain, Constable.Goya, Delacroix, Monet, Van Gogh ve Picasso gibi sanatçılar bunlar arasında sayılabilir.
Lavi tekniğiyle yapılan resimlerde en çok sulu boya malzemesi kullanılır. Ama siyah yada sepya Çini mürekkebini de damıtılmış suyla sulandırarak aynı amaçla kullanabilirsiniz.Lavi çalışmaları için gerekli malzemelerin hepsi sulu boya için kullandığımız araç gereçlerdir. Su , çeşitli kalınlıkta fırçalar, sünger ve kağıt havlu, beyaz mum(resimde boş bırakılacak alanlar için) ve ilk elde gereklin olmamakla birlikte , yararlı başka gereçler: Bir su kabı,çizim için bir kurşun kalem , fazla suyu emdirmek için pamuk uçlu çubuklar, raptiye, zamklı bant, kağıt klipsi, vb.
Sulu boyada birinci adım lavi yapmaktır. Bu teknikte tek boyayla çalışıldığından renk hazırlamak, ya da renkleri karıştırmak gerekmez; renk uyumu diye bir sorun da yoktur. Lavi tekniğiyle resim yaparken düşüneceğiniz tek şey çizim ve tonlamadır.



