Tag-Archive for » resim sergisi «

Resim Galerisi, Ressamlar
A Sanat Art Gallery GF Sanatevi
Accenturc Design Gallery Girgin Piyano Sanat Galerisi
Gülay Alpay Sanat Stüdyosu
Ada Sergi Salanu
Güzel Sanatlar Galerisi
Akbank Kültür Sanat Merkezi
Görüntü Sanat Galerisi
Aladoğan Art Gallery
Gözde Sanat Galerisi
Alman Kültür Merkezi (Ankara)
Halkbank Sanat Galerisi
Alman Kültür Merkezi (İstanbul)
Harmony Sanat Galerisi
Alman Kültür Merkezi (İzmir)
Hayalet Sanat Evi
Almelek Sanat Galerisi
Hayalevi Sanat Galerisi
Alpman Sanat Galerisi
Hayyam Sanat Galerisi
Ankara Antikacılık
Hobi Sanat Galerisi
Ankara Beyaz Sanat
Kadıköy Sanat Galerisi
Antik Palace
Kahve Molası Sanat Galerisi
Apel Sanat Galerisi
Kanat Bayazıt Sanat Galerisi
Ares Sanat Evi
Kare Sanat Galerisi
Armoni Sanat Galerisi
Kargart
Art Çona Sanat Galerisi
Kaynak Sanat Galerisi
Art Gallery Turkey
Kleopatra Sanat Galerisi
Art Plus Tasarım Galerisi
Krişna Sanat Merkezi
Art Ra Sanat Galerisi
Art Sumer Gallery Kunar Art Store
Art Sumer Gallery Lale Ataman Sanat Galerisi
Lebriz Sanat Galerisi
Art Turkey
Leonardo Sanat Galerisi
Artane Sanat Galerisi
Les Arts Turcs
Artdepo
Levent Tenis Kulübü Sanat Galerisi
Artemis Sanat Merkezi
Levissi Sanat Galerisi
Artium Sanat Evi
Mac Art Gallery
Artmosfer Galeri
Maçka Mezat
Artı Mezat
Martı Sanat ve Hobi Evi
Atelye Keramos
Maya Sanat Galerisi
Atölye Değirmen
Mersina Art Gallery
Atölye Örümcek
Milli Piyango İdaresi Talih Kuşu Sanat Galerisi
Avusturya Kültür Ofisi
Milli Reasürans Sanat Galerisi
Axa Oyak Sanat Galerisi
Mine Sanat Galerisi
Ayna Sanat Yapımevi
Myrina Sanat Galerisi
Aynurky Sanat Galerisi
Naile Sanat Evi
Bahariye Sanat Galerisi
Nostalji Sanat Galerisi
Bakraç Sanat Galerisi
Nurol Sanat Galerisi
Bakırköy Sanat Galerisi
Odakule Sanat Galerisi
Bali Sanat Galerisi
Beşiktaş Sanat Evi Olcay & Olcay Antika ve Sanat Galerisi
Bm Sanat Atölyesi Om Sanat Evi
Onay Sanat
Borusan Sanat Galerisi
Orhan Tek baş Resim ve Sanat Galerisi
Bu & De Sanat Galerisi
Orkun – Ozan Sanat Galerisi
Burçin Baydar Sanat Galerisi
Palet Sanat Galerisi
C.A.M. Contemporary Art Marketing
Pera Art Gallery
Çağdaş Sanat Merkezi
Pera Sanat Galerisi
Çağla Cabaoğlu Art Gallery
PG Art Gallery
Çakınberk Sanat Galerisi
Pi Artworks Çağdaş Sanat Merkezi
Çapa Hat ve Sanat Galerisi
Piramid Sanat
Çatı Sanat Galerisi
Polart Gallery
Cef Galeri
Pozitif & Negatif
Cef Sanat
Printmaking Studyo Galeri
Çekirdek Sanat
Reproset Sanat Galerisi
Cey Güzel Sanatlar Galerisi
RH Sanarat
Çizge Sanat Galerisi
Sakıp Sabancı Müzesi Sanat Galerisi
Cream Art Gallery
Salih Yön Resim Galerisi
Dam Sanat Galerisi
Sanko Sanat Galerisi
Dem-Art Sanat Galerisi
Seher Sanat Galerisi
Denizatı Sanat Galerisi
Deyim Sanat Galerisi Seven Sanat Galerisi
Dirimart Sevim Karaali Sanat Galerisi
Simurg Art Gallery
Diyarbakır Sanat Merkezi
Simya Galeri
Doğan Art Gallery
Siyah Beyaz Sanat Galerisi
Doku Sanat Galerisi
Stillife Art
Dulcinea – Oda
Studio Peinture
Durukos Art Gallery
Studion
Eczacıbaşı Sanal Müzesi
Sunay Sanat Galerisi
Ekav Sanat Galerisi
T.C. Merkez Bankası Sanat Galerisi
Emel Ogan Sanat Evi
Taksim Sanat Galerisi
Eranus Sanat Galerisi
Teksin Sanat Galerisi
Erguvan Sanat Merkezi
Teku Sanat Galerisi
Evim Sanat Galerisi
Tem Sanat Galerisi
Evin Sanat Galerisi
Terakki Vakfı Sanat Galerisi
Eylül Sanat Galerisi
Tershane
Fotoğrafevi
Tevfik İhtiyar Sanat Galerisi
Fototrek Fotoğraf Merkezi
Tolga Eti Sanat Evi
Fırça Sanatevi
Toyan Sanat Galerisi
Galata Fotoğrafhanesi
Troy Sanat Galerisi
Galeri Apel
Galeri Artist Turkuvaz Sanat Galerisi
Galeri Baraz Türkiye Sınai Kalkınma Bankası Sanat Galerisi
Um:ag Sanat Galerisi
Galeri Binyıl
Urart Sanat Galerisi
Galeri Cef
Vakıfbank Kemal Sunal Sanat Galerisi
Galeri Efsun
X-İst
Galeri Nev
Yapı Kredi Bankası Kazım Taşkent Sanat Galerisi
Galeri Oda
İlhan Sanat Evi
Galeri Pago
Ümit Yaşar Sanat Galerisi
Galeri Rengigül
Ürün Sanat Galerisi
Galeri Sanat Yapım
İstanbul Fotoğraf Merkezi Fotoğraf Galerisi
Galeri Seba
İstanbul Güncel Sanat Müzesi
Galeri Selvin
İstanbul Modern Sanat Müzesi
Galeri Sev-art
İstanbul Sanat Evi
Galeri Soyut
Yurdakul Art
Galeri X-İst
Yurt & Dunya Sanat Galerisi
Galeri Şans
İş Bankası Kibele Sanat Galerisi
Gallery Art & Life
Zafer Sanat Galerisi
Garanti Sanat Galerisi
Ziraat Bankası Tünel Sanat Galerisi

resim hediye Resim Galerisi, Ressamlar

Jan Vermeer

Image Hosted by ImageShack.us

Johannes – Jan Vermeer
1632-1675
Evlerin içindeki gündelik hayatı betimlediği tablolarıyla
tanınan Hollandalı Barok ressam. Vermeer yaşamı boyunca
başarılı, taşralı bir tür ressamı olarak tanındı.
Göreceli olarak çok az tablo ürettiği ve ölümünün
ardından eşi ve çocuklarına borç bıraktığı için
zengin bir adam olarak anılmamaktadır.

Vermeer, parlak renkler, peygamberçiçeği mavisinden
sarıya kadar pahalı boya maddeleri kullandığı resimleri
üzerinde son derece dikkatli ve yavaş çalıştı.
Tablolarındaki ışık kullanımı ve ustalıklı işleyiş
ile ünlendi. Çalışmalarında çoğunlukla açık bir sevgi
teması özellikle de aşk hastalığı dikkat çeker.
Onun eserlerinde yarattığı dünya yaşadığına göre
çok daha kusursuzdu.

Ölümünün ardında bir yüzyıl boyunca unutulan Vermeer,
1866 yılında sanat eleştirmeni Thoré Bürger tarafından
tekrar keşfedildi. Bürger, Vermeer’in 66 eseri hakkında
bir makale yayınladı (bugüne bu eserlerden 35 tanesinin
onun olduğu kabul edilmektedir) O günden itibaren
Vermeer’in ünü büyüdü ve Hollanda Altın Çağı’nın en
önemli ressamlarından biri kabul edilmeye başlandı.
Konu başlıkları

Yaşamı

Vermeer’in yaşamı hakkında çok az bilgi vardır. Delft
kentinde resim yaparak yaşamını kazandığı düşünülmektedir.
Ressamla ilgili kaynaklar bazı devlet kayıtları ve diğer
ressamların yorumları olduğu için Thoré Bürger onu
“Delft’in Sfenksi” olarak andı.[3] John Michael Montias,
Vermeer hakkında Vermeer and his milieu: a web of social
history isimli bir biyografi yazdı. Bu biyografide de
ressamın yaşamından çok o dönemki sosyal hayat anlatıldı.
1652′de Delft

Gençliği

31 Ekim 1632′de Johannes Reform Kilisesi’nde vaftiz edildi.
Babası Reijnier Janszoon orta sınıf bir ipek işçisiydi.
Bir süre Amsterdam’da ressamların yaşadığı bir sokakta
kaldıktan sonra 1615 yılında Digna Baltus ile evlendi
ve çift Delft’e taşındı.[6] 1620′de kızları Gertruy’u
vaftiz ettirdiler. 1630′larda Reynier Janz resim ticaretine
başladı. 1631′de ise Uçan Tilki isimli bir han aldı.
On sene sonra pazar meydanında daha büyük bir han aldı.
Vermeer’in babası 1652′de vefat etti.

Evliliği ve ailesi

Bir protestan kilisesinde vaftiz edildiği bilgisine rağmen
Johannes Reijniersz Vermeer, katolik bir kız olan Catherina
Bolenes ile evlendi.
Süt Döken Kadın (1658-1660)

Evliliğin kutlaması küçük bir köy olan Schipluiden’de yapıldı.
Damat için bu, kârlı bir evlilikti çünkü kayınvalidesi Maria
Thins, Vermeer’e göre çok zengin bir kadındı. Büyük ihtimalle
5 Nisan 1653′teki nikahtan önce ressamın katolik olmasını da
o istemişti.

Bazı uzmanlar Vermeer’in katolikliğine şüpheyle yaklaşmaktadır.
Fakat ressam Katolik İnancının Alegorisi (1670-1672) isimli
tablosunda komünyon inancını anlattı. Bu tablo, gizli bir
kiliseye sahip bir katolik için yapılmıştı.[8] Vermeer,
evlerinin ikinci katındaki odasında hayatının sonuna kadar
resimler çizdi. Eşi ressama on dört çocuk doğurdu.
u çocukların on tanesi yaşayabildi (üç erkek ve yedi kız).

Kariyeri

Vermeer’in bir ressamın yanında çırak olup olmadığı ve eğer
olduysa o ressamın kim olduğu belirsizdir. Genellikle kendi
kasabasında çalıştığına ve öğretmeninin ya Carel Fabritius
ya da Leonaert Bramer olduğuna inanılır. Kendi kendine resim
yapmayı öğrenmiş olabileceği gibi, babasının bağlantıları
sayesinde bir eğitmen tarafından eğitilmiş de olabilir.
Şarap Bardaklı Kız, 1660

29 Aralık 1653′te, Vermeer ressamlar için ticari bir kuruma
üye oldu. Kurumun kayıtlarına göre Vermeer üyelik için gerekli
ücreti ödememişti. Bu da onun finansal durumunun kötülüğü
hakkında bir ipucu olabilir. 1657′de yerel bir sanat
oleksiyoncusu olan Pieter van Ruijven ile tanıştığı ve
Ruijven’in Vermeer’e para verdiği düşünülmektedir. 1662′de
ise Vermeer kurulun yöneticiliğine seçildi. 1663, 1670 ve
1671′de bu makama tekrar seçilmesi çevresi tarafından takdir
edildiğinin bir kanıtı olabilir.

Vermeer her tablosu üzerinde teker teker çalışan ve senede
en fazla üç eser üreten bir ressamdı. 1672 yılında XIV.
Louis’nin komutasındaki Fransız ordusu güneyden saldırarak
Hollanda Cumhuriyeti’ni işgal etti. Bu sırada İngilizler de
ülkeye savaş açmıştı ve doğudan da iki Alman piskoposu
Hollanda’ya zarar vermeye çalışıyordu. Bütün bu olaylar
pek çok Hollandalının paniklemesine, dükkanların ve okulların
kapanmasına sebep oldu. Bu şekilde geçen yıllar Vermeer’e hem
bir ressam hem de bir sanat tüccarı olarak büyük zarar verdi.
Geniş bir aileye bakmak zorunda olan ressam borçlanmaya başladı.

Sanatçı, Aralık 1675′te geçirdiği cinnet sonucu bir buçuk gün
içerisinde 43 yaşında vefat etti. Eşi, yazılı bir dökümanda
kocasının ölüm sebebinin finansal baskıların oluşturduğu stres
olduğunu açıkladı. On bir çocuğu tek başına büyütmek zorunda
alan Bolnes yüksek mahkemeden borçların silinmesini istedi.

Delft’te saygı duyulan bir ressam olan Vermeer, yaşadığı
dönemde kendi kasabası dışında tanınamadı.

Teknik
Memur ve Gülen Kız, 1657-59

Vermeer pointillé olarak adlandırılan tekniği[12] kullanıyordu
ve resimlerini boyayı tuval üzerine gevşek ve tanecikli katmanlar
hâlinde yayarak çiziyordu. Resimlerinde kusursuz yerleşimi
yakalayabilmiş olmasına rağmen, tablolarında ön çalışmalara
ait izler bulunmaz. Ayrıca, tablolar haricinde hiçbir çizim,
kesin olarak Vermeer’e mal edilmemiştir. David Hockney’nin yanı
sıra, Hockney-Falco tezini savunan birçok sanat tarihçisine göre,
ressam bu kesin yerleşimi elde edebilmek için camera obscura
ullanıyordu. Çıplak göz yerine bu tür bir lensin kullanılmasıyla
ortaya çıkacak ışık ve perspektif etkilerinin Vermeer’in
tablolarında da görülmesi, bu görüşü desteklemektedir.
Ancak ressamın camera obscura’yı ne ölçüde kullandığı konusu,
tarihçiler arasında tartışmalıdır.

On yedinci yüzyıl ressamları arasında Vermeer kadar müsrif bir
şekilde lacivert taşı ya da doğal lacivert gibi pahalı boya
maddeleri kullanan yoktur. Vermeer, sadece bu maddeleri
ullanarak doğallığı yakalamamış ayrıca amber ve toprak gibi
maddelerle iç mekandaki ışıklandırma ve duvara birden çok
renk yansıtma konusunda başarılı olmuştur. Vermeer’in bu
çalışma metodunda Leonardo’dan esinlendiği düşünülmektedir.

Ressamın, doğal laciverti en etkili kullandığı eserlerinden
biri Şarap Bardaklı Kız’dır. Kırmızı saten elbisenin gölgelerinde
doğal lacivert görülebilir. Kırmızı ve lacivertin birleşmesi
le yer yer oluşan morlarla eserdeki renk kullanımı çok güçlüdür.

Vermeer finansal olarak zora düştüğü 1672 senesinde bile pahalı
boya maddeleri kullanmaya devam etti. Bu sebeple Vermeer’in bu
maddeleri bir koleksiyoncudan büyük ihtimalle de patronu Pieter
Claesz van Ruijven’den tedarik edildiğine inanılmaktadır.

İşlediği konular

Vermeer çoğunlukla ev yaşamını konu alan iç mekanlar çizdi.
İki şehir manzarası dışında çalışmaları tür resimleri ve
portrelerin başarılı örnekleridir.

Eserleri ile on yedinci yüzyıl Hollanda sosyal hayatına dair
fikirler de verdi. Basit bir kadının süt dökmesinden
zenginlerin lüks odalarındaki portrelerine kadar her
seviyeden insanı çizdi. Çalışmalarından dini ve bilimsel
yan anlamlar da çıkartılabilir.

Alıntıdır.

Yağlı Boya, Ressam, Türk Ressamlar

Yağlar

Yağlı boyada kullanılan renkler, toz boyaların bezir veya haşhaş  yağı ile ezilerek macun haline getirilmiş ve kurumaları için kalay tüp içine konulmuşlardır. Fakat bununla beraber tüp içindeki boyalar da zamanla sertleşir. Böyle kurumuş ve sertleşmiş yağ ve terebantin ile tekrar ezilerek macun haline getirilebilirse de bunların kullanılmaması daha doğru olur.

Toz boyaları ezme için kullanılacak bezir ve haşhaş yağının çok temiz, saf ve havanın oksijeni etkisiyle bozulmamış olması gerekir. Yağları kullanmadan önce turnusol kağıdı ile kontrol etmek yerinde olur. Toz boyalar ezilirken fazla yağ kullanmamalı. Boyaların katılığı orta derecede olmalıdır. Çok cıvık olarak tablo üzerine sürülen renkler sonradan kararır ve tablonun renk ahengini değiştirirler. Bunun için ressamlar, boyaları kullanmadan önce onları bir sünger kağıdı üzerine koyarak fazla yağları yok ettikten sonra kullanırlar

Boyacılar, boyaların tüp içinde çabuk kurumamalarını sağlamak amacıyla toz boyalara çok yağ karıştırırlar. Bu hileleri belli olmasın diye de bu katışığa balmumu katarlar. Çünkü balmumu boyalara katılık verir. Bu suretle elde edilen boyalar da yağ ve bal mumu fazla bulunduğundan boyayıcı madde de azdır. Fakat boyacılar böyle bir katışığa  biraz (anilin) boyası katarak, istenilen rengi elde ederek, sahtekarlıklarını gizlerler. Böyle tür boyalar kullanmaktan çekinmek gerekir. Çünkü tuval üzerine sürülen bu tür boyaların yağları zamanla tuval tarafından emilir ve üstte boya hissini veren renkli bir mum tabaksı kalır. Bu cins boyalarla yapılmış tabloların üzerinde sonra çalışıldığı zaman yeni sürülen renklerin alttaki bal mumu tabakasıyla kaynaşmadığı görülür. Bu ise üste sürülen renklerin sonradana çatlamasına neden olur. Daima az yağ ile ezilmiş boyalar kullanılmalıdır. Eğer resim yaparken boya katı geliyorsa fırça yardımıyla Gode’de bulunan haşhaş yağından katarak yumuşatmak kesinlikle çok yağlı boyaları kullanmaktan daha yararlıdır.

Esanslar

Eşyaların saydam ve buğulu görünüşlerini belirtmek, glase yapmak, çabucak taslak işlemek özelliğinde boyaları sulandırmak için, esanslar kullanılır. Resimde en çok kullanılan esans <Esans Terebantin>dir.

Esanslar hava ile temas edince reçineleşerek sararırılar. Esansların bileşiminde bulunan reçineler çabuk kurumadıklarından bütün tozların resim üzerinde toplanmasına ve dolayısıyla renklerin kararmasına neden olur. Bu sakıncalarından dolayı bunların yerine resimde petroller kullanılır.

Petroller

Resimde kullanılan petrollerin en ünlüsü “esans dö petrol”dür. Isıtılan petrolün buharını soğutmak suretiyle elde edilir. Esans dö petrol hava etkisinde kalınca hemen uçar ve hiçbir tortu bırakmaz. Bu deney beyaz bir kağıt üzerinde yapılırsa, gerçekten hiçbir tortu bırakmadığı görülür. Esans dö petrollerin bu uçuş özellikleri yapılışlarına göre değişir. Beş dakika, bir saat ve hatta birkaç gün içinde kuruyanları bile vardır.

Esans dö petrolün çabuk uçma özelliği, tortu bırakmaması kurumuş boya ve yağlara daha ok sızabilmesi, terebantine üstün tutulur. Gerçekten eski, kurumuş bir boya üzerine bir damla esans dö petrol damlatılsa tablonun ta arka tarafına kadar geçer. Öyle ki bununla karıştırılan boyalar, eski boya katlarının sonlarına kadar etki bırakır. Bu nedenle kurumuş tablolar üzerinde düzeltmeler yapılacağı vakit, tablonun yüzüne esans dö petrol sürülmelidir. Bu sayede yeni sürülecek boyalara sızar. Bu suretle eski boyalarla bağlantı sağlayan yeni boyalar kurudukları zaman çatlayıp dökülmezler.

Esans dö petrol, balmumunu da etkileyip onu erittiğinden ve balmumu taşıyan boyalarla önce çalışılmış bir tabloda yeniden çalışmak için kolaylık gösterdiğinden esans dö terebentinden daima üstün tutulur. Bununla beraber esans dö petrol bulunmadığı zamanlar taze terebantin kullanmakta sakınca yoktur.

Sigatifler

Boyaların bileşimine giren yağları kurutmak için kullanılır ki; bileşimleri manganez ve kurşun oksitin katışığından oluşmuştur. Boyaların içindeki yağların bir bölümü havanın oksijen ile sürünüme gelince çabuk kurur, diğer bir bölümü ise hemen kurumaz. Bunun için öncelikle çabuk kurumayan boyaların içine sigatif katılır.

Sigatiflerin sıvı ve katı olmak üzere iki türü vardır. Boyalara katı durumdaki sigatiflerin karıştırılması daha doğrudur. Çünkü bir boyayı kurutmak için gereken sigatifin miktarı kolay belli edilir. Eğer sigatif mavi olarak kullanılması arzu ediliyorsa esans dö petrol ile ezilmelidir.

Godeye konulan sigatife, esanslara batırıldığı gibi fırçayı her an batırmak doğru değildir. Sigatif ancak geç kuruyan boyalar için kullanılır.

Vernikler

Yağlıboyada kullanılan verniklerin temel maddesi reçinedir. Reçineler genellikle hidrojen, karbonit ve oksijeni kapsarlarsa da bu üç maddenin oranına göre o reçinenin cinsi de değişir. Reçineler içinde eridikleri sıvılara göre bölümlere ayrılırlar.

a)    ispirtoda tamamıyla eriyen reçineler
b)    sakız gibi soğuk ispirto ve esanslarda eriyen reçineler
c)    ancak sıcaklığın etkisiyle eriyen reçineler.

İşte yağlı boyada kullanılan vernikler böyle değişik tür reçinelerin esanslar içinde eritilmesiyle elde edilir. Reçineyi yağda pişirerek yağlı vernikler ve bunlara balmumu katılarak retuş verniği yapılır.

Palet, Ressamlar

PALET

Yağlıboya resimde kullanılan boyalar palet denilen ince ve hafif ceviz veya limon ağacından yapılmış bir yüzey üzerine sıralanırlar. En iyi paletler sert parlak ve hafif olanlarıdır. Ceviz, limon, akaju veya kontraplakın seçilmeleri bundandır. Bu tahtalar yüzeyleri zımparalandıktan sonra ve yağlarla bazı işlemlere tutulduktan sonra kullanmaya elverişli olurlar.

Paletlerin biçimleri ve büyüklükleri ödevlerine göre değişik olur. Fakat esas olarak dikdörtgen ve oval biçimdedirler. Paletin bir kenarında baş parmağın geçeceği büyüklükte bir delik vardır. Sol elin baş parmağı bu delikten sokularak, palet güzelce kavranır ve paletin altında serbest kalan parmaklarla kullanılacak fırçalar tutulur. Palet kullanılacağı zaman önce üzeri haşhaş yağı ile ovularak toz ve kirlerden temizlendikten sonra boyalar üzerine dizilmeli ve karıştırılmalıdır. Yağlı boyada paletin temizliği pek önemlidir. Resim yapıldıktan sonra paletin ortasındaki boya artıkları terebentinli bezle iyice temizlenmeli ve sonra üzeri haşhaş yağı ile ovularak tozdan uzak bir yere kaldırılmalıdır.

Fakat bu ancak uzun günler çalışılmayacak zamanlarda yapılır. Palet temizliği terk edilecek olursa paletin ortasında kuruyup kalan boya artıklarının çıkarılması olanak dışı kalacak ve bu suretle palet işe yaramaz bir duruma düşecektir.

Pablo Picasso İspanyol Ressam

İspanyol ressam Pablo Picasso yirminci yüzyılın en büyük sanatçılarındandır. Dehası ve yaratıcılığıyla  sanata yön veren Picasso’nun resmin yanı sıra çok sayıda heykeli , oymabaskı ve seramik yapıtları vardır. Ayrıca sahne tasarımları da yapmıştır.
Picasso 1881 yılında İspanya’nın Malaga kentinde doğdu. Babası da ressam ve resim öğretmeniydi. Resim öğrenimine 15 yaşında Barselona’daki güzel sanatlar okulunda başladı. Bir yıl sonra Madrid’deki San Fernando Kraliyet Güzel Sanatlar Okulu’na kabul edildi. Orada üstün yeteneği ile dikkat çekti.
1900’de ilk kez Paris’e gitti. Dönemin yenilikçi sanatçılarının yaşadığı Monmartre semtinde bir süre yoksulluk içinde yaşadı. Picasso , yaklaşık 1901-04 arasındaki ilk dönem yapıtlarında sıradan insanların  , sirk palyaçolarının , akrobatların resimlerini yaptı. Büyük kentlerdeki yaşam kadar , sirk yaşamı da ilgisini çekiyordu. Ne var ki , tablolarında bu yaşamın hüzünlü yanını yansıttı. Mavinin çeşitli tonlarının hüznü ve kederi yansıtmak için kullandı. Sanatçının bu dönemi “Mavi Dönem” olarak tanımlanır. 1904-06 arasında resimlerinde mavi yerine daha çok pembe ve gri kullanmaya başladı. Hüzün duygusunun biraz daha hafiflediği bu dönem ise “Pembe Dönem” olarak adlandırıldı.
1907-14 arasında Paris’te aynı apartmanı paylaşan Picasso ile Georges Braque , sanat tarihinde yepyeni bir çığır açan Kübizm Akımı’nı başlattılar. Picasso’nun Kübist sanat anlayışının ilk örneği Avignonlu Kızlar (1907) adlı tablosuydu. Bu dönemde yaptığı resimlerin en ünlüleri Pipo İçen Adam (1911) , kolaj tekniğiyle yaptığı Bambu Sandelyeli Natürmort (1912) ve bir karakalem çalışması olan Şişe , Bardak ve Keman’dır.
Alman işgali altındaki Paris’te resimlerinin sergilenmesi yasaklanan Picasso , İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Paris işgalden kurtulunca Salon d’Automne’da bir sergi açtı. Resmin yanı sıra heykel , seramik , taşbaskı ve asitli oymabaskı tekniğiyle yüzlerce yapıt verdi.
O dönemde daha çok mitolojik konularda ilgilendi ; yarı insan , yarı keçi, faunlar , flüt çalan Pan resimleri , ayrıca sahne dekorları , kitap resimleri yaptı.
Küçük bir tel ya da  tahta parçası gibi  , eline geçen en basit gereçten olağanüstü çarpıcılıkta bir yapıt yaratabilen bu büyük sanatçı , yaşamının son 10 yılında da enerjisinden ve yaratıcılığından hiçbir şey yitirmedi.
1971’de Louvre Müzesi , Picasso’nun sekiz yapıtını sergileyerek sanatçının doksanıncı doğum gününü kutladı. Picasso 92 yaşında , ardında binlerce yapıt bırakarak öldü. Sanatçının yapıtları bugün dünyanın çeşitli ülkelerinde başlıca müze ve galerilerde sergilenmektedir.

Sulu Boya Resim, Ressamlar

SULU BOYA RESME İLK ADIM

Tek renkle yapılan sulu boya türünr lavi denir. Bu renk, genellikle siyah olur.Kimi zaman ikinci bir renk –sepya, mavi yada yeşil- de kullanılabilir. Pek çok ressam lavi türünde eskizler ve resimler yapmışlardır. Leonardo, Raffael, Rubens, Rembrandt, Lorrain, Constable.Goya, Delacroix, Monet, Van Gogh ve Picasso gibi sanatçılar bunlar arasında sayılabilir.

Lavi tekniğiyle yapılan resimlerde en çok sulu boya malzemesi kullanılır. Ama siyah yada sepya Çini mürekkebini de damıtılmış suyla sulandırarak aynı amaçla kullanabilirsiniz.Lavi çalışmaları için gerekli malzemelerin hepsi sulu boya için kullandığımız araç gereçlerdir. Su , çeşitli kalınlıkta fırçalar, sünger ve kağıt havlu, beyaz mum(resimde boş bırakılacak alanlar için) ve ilk elde gereklin olmamakla birlikte , yararlı başka gereçler: Bir su kabı,çizim için bir kurşun kalem , fazla suyu emdirmek için pamuk uçlu çubuklar, raptiye, zamklı bant, kağıt klipsi, vb.

Sulu boyada birinci adım lavi yapmaktır. Bu teknikte tek boyayla çalışıldığından renk hazırlamak, ya da renkleri karıştırmak gerekmez; renk uyumu diye bir sorun da yoktur. Lavi tekniğiyle resim yaparken düşüneceğiniz tek şey çizim ve tonlamadır.

Türkiye'nin en büyük ressam sitesine hoşgeldiniz. Copyright© 2009 webressam.net
webressam.net Türkiye'de hediye anlayışını değiştirmek, en kolay ve en ekonomik yoldan hediye alternatifi
sunmak için 2008 yılında kurulmuştur. Her geçen gün büyüyen ziyaretçi sayımız ve Türkiye'nin dört bir yanına
gönderdiğimiz resim siparişleriyle elektronik ortamda sanat adına yeni bir gelişim süreci sağlamıştır. ressam
sitemiz webressam.net'e göstermiş olduğunuz ilgiden dolayı size teşekkürlerimizi sunuyoruz.
karakalem | güzel resimler | yağlı boya tablolar | hediyeler webressam.net sitemizde sizde sevdiklerinize en güzel resimleri
gönderebilir, ve onları bu alternatif hediye ile memnun edebilirsiniz.