Tag-Archive for » Resim Sanatı «
Karakalem çizimleri resim sanatında çok önemli bir yer tutar. Bu sanata ilk
adım karakalem çizmleriyle başlar ilk zamanlar desen üzerine çalışmalar
yaparak kendimizi geliştirebiliriz. Karakalem çizimleri resim sanatının
neredeyse temelidir. Tabiki her büyük ressam bu sanata karakalem çizim-
leriyle başlamıştır demek hata olur. Fakat hiç kimse bu pratiğin önemini
yoksayamaz. Belki bu sanatı bir hobi olarak görüyorsunuz ve bir yerlerden
başlamak istiyorsunuz. Sevdiklerinize hediye etmek için karakalem çizimleri
yaparak resme adım atabilirsiniz.
Kara kalem resimler genelde ressamların kullanmayı tercih ettikleri
ve sevdikleri tarzlardan biridir. Çoğu insan tarafından karakalem
çizen ressamların diğerlerine göre çok büyük ün sahibi olmadıkları
ve az bilindikleri söylensede işin içine girildiğinde aslında çok iyi
kara kalem sanatkarları vardır. Ve bu tür resimler ressam için hem
çalışması zevkli hemde yalın bir anlatım olduğundan daha özgürlükçü
düşünceyi yansıttığı bilinir. Ressamlar bazen bunu hobi bazen para
kazanma aracı olarak kullanmışlardır. Resim sanatı çok çeşitli dallarıyla
bize renksizliğin bile içinde renkler barındırdığını her fırsatta göstermiştir.
Bir kara kalem çalışmasını elinize aldığınızda eğer hakkı verilerek çizilmişse
bu çalışmayla çok renkli bir resimden daha fazla haz almanız mümkündür.
Resimde ressamın çizerken neler düşündüğünü bilemesekte aynı ressama
ait bir çok eseri bir araya getirdiğimizde o ressamın tema özelliklerini
çıkarabiliriz.
Natürmort, konusu cansız varlıklar (ölü hayvanlar) veya
nesneler (meyveler, çiçekler, vazolar, vb.) olan resimlere
verilen isimdir. Fransızca: Nature morte , “ölü doğa”
anlamına gelen tanımlamadan Türkçe’ye geçmiştir. Bu terim
sanat alanında 17. yüzyılın sonlarına doğru kullanılmaya
aşlanmıştır. Manzara ve portre resimlerinin dışında,
çeşitli nesnelerin bir araya getirilerek bir kompozisyon
oluşturmasıyla ortaya çıkan resim türüdür. Natürmort,
Avrupa Seferleri sırasında Osmanlı’ya geçmiştir.Modern
sanatta buyuk yer tutar.
Kaynak : Vikipedia
PALET
Yağlıboya resimde kullanılan boyalar palet denilen ince ve hafif ceviz veya limon ağacından yapılmış bir yüzey üzerine sıralanırlar. En iyi paletler sert parlak ve hafif olanlarıdır. Ceviz, limon, akaju veya kontraplakın seçilmeleri bundandır. Bu tahtalar yüzeyleri zımparalandıktan sonra ve yağlarla bazı işlemlere tutulduktan sonra kullanmaya elverişli olurlar.
Paletlerin biçimleri ve büyüklükleri ödevlerine göre değişik olur. Fakat esas olarak dikdörtgen ve oval biçimdedirler. Paletin bir kenarında baş parmağın geçeceği büyüklükte bir delik vardır. Sol elin baş parmağı bu delikten sokularak, palet güzelce kavranır ve paletin altında serbest kalan parmaklarla kullanılacak fırçalar tutulur. Palet kullanılacağı zaman önce üzeri haşhaş yağı ile ovularak toz ve kirlerden temizlendikten sonra boyalar üzerine dizilmeli ve karıştırılmalıdır. Yağlı boyada paletin temizliği pek önemlidir. Resim yapıldıktan sonra paletin ortasındaki boya artıkları terebentinli bezle iyice temizlenmeli ve sonra üzeri haşhaş yağı ile ovularak tozdan uzak bir yere kaldırılmalıdır.
Fakat bu ancak uzun günler çalışılmayacak zamanlarda yapılır. Palet temizliği terk edilecek olursa paletin ortasında kuruyup kalan boya artıklarının çıkarılması olanak dışı kalacak ve bu suretle palet işe yaramaz bir duruma düşecektir.
İspanyol ressam Pablo Picasso yirminci yüzyılın en büyük sanatçılarındandır. Dehası ve yaratıcılığıyla sanata yön veren Picasso’nun resmin yanı sıra çok sayıda heykeli , oymabaskı ve seramik yapıtları vardır. Ayrıca sahne tasarımları da yapmıştır.
Picasso 1881 yılında İspanya’nın Malaga kentinde doğdu. Babası da ressam ve resim öğretmeniydi. Resim öğrenimine 15 yaşında Barselona’daki güzel sanatlar okulunda başladı. Bir yıl sonra Madrid’deki San Fernando Kraliyet Güzel Sanatlar Okulu’na kabul edildi. Orada üstün yeteneği ile dikkat çekti.
1900’de ilk kez Paris’e gitti. Dönemin yenilikçi sanatçılarının yaşadığı Monmartre semtinde bir süre yoksulluk içinde yaşadı. Picasso , yaklaşık 1901-04 arasındaki ilk dönem yapıtlarında sıradan insanların , sirk palyaçolarının , akrobatların resimlerini yaptı. Büyük kentlerdeki yaşam kadar , sirk yaşamı da ilgisini çekiyordu. Ne var ki , tablolarında bu yaşamın hüzünlü yanını yansıttı. Mavinin çeşitli tonlarının hüznü ve kederi yansıtmak için kullandı. Sanatçının bu dönemi “Mavi Dönem” olarak tanımlanır. 1904-06 arasında resimlerinde mavi yerine daha çok pembe ve gri kullanmaya başladı. Hüzün duygusunun biraz daha hafiflediği bu dönem ise “Pembe Dönem” olarak adlandırıldı.
1907-14 arasında Paris’te aynı apartmanı paylaşan Picasso ile Georges Braque , sanat tarihinde yepyeni bir çığır açan Kübizm Akımı’nı başlattılar. Picasso’nun Kübist sanat anlayışının ilk örneği Avignonlu Kızlar (1907) adlı tablosuydu. Bu dönemde yaptığı resimlerin en ünlüleri Pipo İçen Adam (1911) , kolaj tekniğiyle yaptığı Bambu Sandelyeli Natürmort (1912) ve bir karakalem çalışması olan Şişe , Bardak ve Keman’dır.
Alman işgali altındaki Paris’te resimlerinin sergilenmesi yasaklanan Picasso , İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Paris işgalden kurtulunca Salon d’Automne’da bir sergi açtı. Resmin yanı sıra heykel , seramik , taşbaskı ve asitli oymabaskı tekniğiyle yüzlerce yapıt verdi.
O dönemde daha çok mitolojik konularda ilgilendi ; yarı insan , yarı keçi, faunlar , flüt çalan Pan resimleri , ayrıca sahne dekorları , kitap resimleri yaptı.
Küçük bir tel ya da tahta parçası gibi , eline geçen en basit gereçten olağanüstü çarpıcılıkta bir yapıt yaratabilen bu büyük sanatçı , yaşamının son 10 yılında da enerjisinden ve yaratıcılığından hiçbir şey yitirmedi.
1971’de Louvre Müzesi , Picasso’nun sekiz yapıtını sergileyerek sanatçının doksanıncı doğum gününü kutladı. Picasso 92 yaşında , ardında binlerce yapıt bırakarak öldü. Sanatçının yapıtları bugün dünyanın çeşitli ülkelerinde başlıca müze ve galerilerde sergilenmektedir.
MUM BOYALAR VE YAĞLI PASTELLER
Sanat tarihinde bilinen en eski malzemelerden biride mum boyadır. Mum boya, eski Mısır, Yunan ve Roma’da Ankostik adı verilen bir teknikle, erimiş mum içinetoz boyaları karıştırılarak yapılır ve yaygın olarak kullanılırdı. Günümüzde bu boyaların çeşitleri 64 renge kadar çıkmaktadır. Piyasada yağlı pastel olarak bilinen bir tür mum boya da vardır. Bu boya da mum boyayla birlikte aynı teknikle yapılmış olmakla birlikte, mumu daha yumuşak ve yağlıdır. Mum boya yağlı pastelden daha az yumuşak olduğundan bir kat mum boya üstüne ikinci bir kat daha sürüldüğünde boya yüzeyi düzgünleşir ve grenler ortadan kalkar. Mum boya renkler sabit kalmadıklarından koyu rengin üzerine açık renk sürmek oldukça zordur.Yağlı pasteller daha yumuşak olduklarındangerçek pastelle çalışırkenyaptığımız gibi koyu renklerin üstüne açık renkleri sürebiliriz.


