»

Amatörce Resim Yapanlara Pratik Bilgiler.

Bu bölümde, özellikle amatör olarak yağlıboya resim yapan veya yapmak isteyen kişilere
yardımcı olabileceğini düşünerek pratik bilgilere yer verdim.
Fırçanızın bakımı ömürlerinin uzun olması için çok önemlidir. Öncelikle boyama sırasında bu
özeni göstermek gerekiyor. Boyama bittikten sonra üzerindeki boyama artıklarının kurumaması
için temizliği iyi yapılmalıdır. Bilinenin aksine tinerle temizleme yöntemi çok başarılı sonuçlar
vermez. Terebentin ile kaba temizliği yapıldıktan sonra sabunla temizlenmesi durumunda, dipte
kalan boya artıklarından da arınmasını sağlayabilirsiniz. Bunun için ucuz bir sabun
kullanabilirsiniz. Suyla birlikte fırçayı sabuna yumuşak harektelerle, fakat sabunu iyice emecek
şekilde sürüp daha sonra avucunuzun içinde aynı boya sürüyormuş gibi hareketlerle suyla
birlikte temizleyin. Bunu fırçada boya kalmayana kadar yapın. Ilık su daha iyi sonuç verecektir.
Palet üzerine kullabileceğiniz kadar boya koyun, yine de kullanmadığınız boya kalmışsa veya
resme ara vermek zorunda kalmışsanız, bu boyanın bir sonraki oturuma kadar kurumaması için,
paletinizdeki boyaların üzerini örtecek kadar su dolu bir kaba koyun. Su boyanın havayla
temasını keseceği için birkaç gün kurumasına engel olacaktır.
Bildiğiniz gibi yağlıboya resim genelde bez üzerine yapılır. Özellikle amatör olarak uğraşan
kişilerin kendi tuvallerini hazırlamayı bilmemelerinden veya hazır tuval bulamamalarından dolayı
yağlıboya çalışma yapamadıklarını biliyorum. Daha sonra başlangıçta yeterli olabilecek tuval
hazırlanışını yazacağım. Ancak yağlıboyanın herzaman bez üzerine yapılmadığını da
belirteyim. İyi bir kağıt, duralit, mukavva veya mdf üzerine de çalışabilirsiniz. Hatta pek çok

profesyonel ressam, kağıdın bezden daha iyi bir taşıyıcı olduğunu düşünür. Ancak çalıştığınız
yüzeyin emiciliğine göre, boyanın taşıyıcı tarafından emilmemesi için yüzeyi astarlamanız
gerekir. Bu astarın niteliği de yine çalıştığınız malzemeye göre değişir. Beyaz plastik boya ve
tutkalın karışımından oluşan bir astar kullanabileceğiniz gibi nispeten yeni sayılan, duvar için
kulandığımız mat yağlıboyalar da kullanılabilir. Ayrıca nalburda bulabileceğiniz dolgu vernikleri
de bir çözümdür. Hatta bu malzeme bez tuvale uygulandığında boyanın tuval tarafından
emilmesinin de önüne geçecektir. Piyasada hazır astarlar da bulunmaktadır.
Yağlıboyanın elbette kendisine göre özellikleri ve çekiciliği var. Ancak yeni başlayanlar için
akrilik boya da uygun bir çözümdür. Yağlıboya çalışmadan önce bu malzemeyi denemenizi de
öneririm. Suyla inceltildiği için daha pratiktir, üstelik suluboya veya yağlıboya tarzında çalışmaya
da uygundur. Ancak çok çabuk kuruyan bir boyadır. Bu özelliği kimi ressam tarafından tercih
edilirken bazılarına göre olumsuz bir özelliktir. Bu çalışma tarzınızın belirlediği bir durumdur.
Çabuk kurumayı engelleyen medyumları da tercih edebilirsiniz.. Bunun dışında akrilik boyaya
farklı etkiler katan çok değişik malzemeler de bulunmaktadır. Olumsuz yanlarından birisi
kuruduktan sonra tonun biraz koyulaşmasıdır. Bu sorunu da zamanla deneyim kazanarak
giderebilirsiniz. Ayrıca yağlıboya yapacağınız bir resimde, astar boyamayı çabuk kuruduğu için
akrilik boya ile de yapabilirsiniz.
Yağlıboya resimlerin korunması, güzel görünmesi, parlama farklılıklarının giderilmesi için vernik
uygulanır. Ancak verniklemenin resmin tam olarak kuruduktan sonra yapılması gerekir. Bu süre
ise yaklaşık 6 aydır. Bu süreyi beklemeden, çeşitli nedenlerle bilinçli olarak verniklemeyi tercih
eden ressamlar vardır, bunu yanlış veya doğru olarak niteleme amacı taşımıyorum. Erken
verniklemenin sakıncalarını burada belirtmekle yetiniyorum. Öncelikle alttaki boya kurumadığı
için ilerde verniğin ve boyanın çatlama riski vardır, ayrıca özellikle beyaz renklerde kararma
görülebilir. Çok erken vernikleme yapıldığında, boya ilk kuruma aşamasını da geçmediği için
vernik boyanın çözülüp yayılmasına neden olabilir. Ayrıca vernikleme konusunda hiç bilgisi
olmayanlar için belirtmekte yarar var, resim için kullanılan vernik bu iş için özel olarak üretilir,
yani nalburdaki ahşap için olan vernikleri kullanmayın, buna tanık olduğum için yazayım dedim.
Yine şimdilik belirtmekle yetineyim, yağlıboya resimde çeşitli amaçlar için kullanılan değişik
özellikte vernikler vardır. Özellikle size gerekli olanın hangileri olduğunu öğrenmek için
malzemeyi aldığınız yere sorun. Malzemenizi, sattığı malzemeyi tanıyan yerlerden almayı tercih
edin.
Uzun süre kullanılmadığı için kapakları donan tüpleri açmak da tam bir sorundur. Eğer durum
çok vahim değilse, çakmakla tüpün kapağını biraz ısıttığınızda kolayca açıldığını göreceksiniz.
Ancak bu tür bir kurumaya baştan izin vermemek için, kullandıktan sonra tüpün kenarındaki

boyayı temizlemeye özen göstermelisiniz.
Resminizi gün ışığında yapmanızı öneririm. Sarı ışıkta renkleri doğru göremezsiniz ve resminize
gün ışığında baktığınızda, gözünüze aynı güzellikte görünmeyebilir. Eğer gün ışığından
yararlanma olanağınız yoksa floresan lambayı tercih edin, renklerdeki sapma normal veya
halojen lambaya göre daha azdır.
Aynı numara fırçadan en az iki tane alın. Resim yaparken birisini açık diğerini koyu renkler için
kullanarak daha çok temizleme derdinden kurtulursunuz.
Özellikle geniş astar boyamalar için kaliteli fırçalar yerine sert ve daha ucuz fırçalar kullanın.
Kaliteli fırça her durumda daha iyi sonuç verir diye bir şey yok. Sert kıllı sıradan bir fırçayla
boyanın tuvale daha iyi yedirilmesi sağlanabilir. Ancak sıradan fırça derken ilk dokunuşta
kıllarını döküveren fırçaları kastetmiyorum. Sonuçta ben iyi sonuçlar ve çalışma zevki için kaliteli
boya ve fırça kullanılması taraftarıyım. Ama aynı veya daha iyi sonuç alınacak ucuz bir
malzeme varsa, kaliteli malzemenin harcanmasına da gerek yok.

Alıntı

(30 Aralık 1842, İstanbul – 24 Şubat 1910, İstanbul)

Büyük Figürlü Kompozisyonlarıyla Batılı Anlayışta resmin Türkiye’deki ilk temsizlicisi sayılan ressam, müzeci ve arkeolog.
Image Hosted by ImageShack.us

Osman Hamdi Bey – Sultanahmed Camii Girişinde Kadınlar

Sadrazam İbrahim Erdem Paşa’nın oğludur. 1857′de hukuk öğrenimi için babası tarafından Paris’e gönderildi. Ama bir süre sonra Paris Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’nda resim derslerine katılmaya ve özel atölyelere devam etmeye başladı.
Image Hosted by ImageShack.us

Osman Hamdi Bey – Silah Taciri

Bu arada arkeoloji derslerini de izledi. Katıldığı 2. Paris Dünya Sergisi’nde gümüş madalya kazandı. 1896′da İstanbul’a döndü, hemen ardından Vilayet-i Umur-ı Ecnebiye müdürü olarak Bağdat’a gönderildi. Oradaki memuriyeti sırasında resim çalışmalarını sürdürdü. 1871′de İstanbul’a döndü ve saraya Teşrifat-ı Hariciye müdür yardımcısı olarak atandı. 1875′te Hariciye Umur-u Ecnebiye katip olarak atandı, 1876′da Abdülaziz’in tahtan indirilmesiyle bu görevden alındı.
Image Hosted by ImageShack.us

Osman Hamdi Bey – Mihrab

1877′de Altıncı Daire müdürlüğüne atandı. 4 Eylül 1881′de Müze-i Hümayun müdürlüğüne atandı. Bu tarihten sonra kültür ve sanat alanındaki çalışmaları yoğunlaştı. Bu görevi sırasında Osmanlı toprakları içindeki taşınabilir bütün sanat ürünlerini, toplama, koruma ve sergileme düşüncesiyle çalıştı. Çinili Köşk’te yer alan koleksiyon için 1891-1907 arasında mimar Alaxander Vallaury ile Arkeoloji Müzeleri binasını yaptırdı. 1884′te yeni bir Asar-Atika Nizamnamesi’nin çıkarılmasına ön ayak oldu. Müze müdürlüğü sırasında pek çok kazı başlattığı gibi, İskendder Lahti’nin çıkarıldığı 1887 Sayda kazısına kendisi de katıldı. Image Hosted by ImageShack.us

Osman Hamdi Bey – Haremden

Arkeolog T. Reinach ile birlikte Sayda kazısıyla ilgili öenmli bilgilerin bulunduğuNecropole Royale du Sidon ve heykelci Ervant Oskan’la birlikte Le Tumulus de Nemwoud Dagh adlı kitapları hazırladı. Sanay-i Nefise Mekteb-i Alisi’nin (bugün Mimar Sinan Üniversitesi) açılması için büyük çaba harcadı. Image Hosted by ImageShack.us

Osman Hamdi Bey – Gezintide Kadınlar

1882′de müdürlüğüne getirildiği bu okulun 1883′te eğitime başlamasını ve Avrupa sanat okulları niteliğinde çağdaş bir sanat kurumu olmasını sağladı.

Kaynak : Alıntı

Resim sanatında çok çeşitli malzemeler kullanmak mümkündür. Herşeyden önce

resmi yapacağımız yüzeyi belirlemekle başlayabiliriz. Yüzeyimiz tuval, kağıt,

mukavva, ahşap, kontraplak, cam, duvar, seramik yada burada sayamayacağımız

kadar çeşitli maddelerden resmi çizeceğimiz yüzeyi belirleyebiliriz tabiki çizeceğimiz

yüzeye uygun boya ve kalemler seçmek zorundayız. Seçeceğimiz yüzeyin fonunu

temamıza ve renk seçimimize göre belirleriz. Boya malzemeleri ilk zamanlar yanmış

dal ve kemik artıklarından yapılırdı artık günümüzde yapay olarak boya üretimi yapıl-

makla beraber bitkiler ve metal minerallerde boya hammaddesi olarak kullanılıyor.

Bazı boyalar katı olarak bazılarıda su ile inceltilerek yada tiner yardımıyla

seyreltilerekte kullanılabiliyor. Örneğin yağlı boya toprak boyalarla keten tohumu

yağının yoğrulmasıyla üretilir. Yağlı boya uygunlandığı yüzeyi tamamen kapatırken

sulu boya yüzey dokusunu gösterir yada fondaki boyayı açığa çıkarır. Ve sulu boyada

uyguladığımız her fırça darbesi resme yansırken guvaj boyada ise fırça izinden eser

yoktur. Resme başlarken bu tip ayrıntıları iyi bilirsek temamıza hangi boyayı hangi

zemini kullanacağımızıda kestirmiş oluruz ve resmimiz ve temamız amacına ulaşmış

olur. Tabiki bu bir kalıp değildir zaten sanatta kalıbın yeri yoktur sanat özgürlüktür.

Günümüzde kullanılan yağlı boya benzeri yapay boyaların bir çok avantajı vardır.

Çabuk kururlar, fırça izi bırakmazlar (Bu kimi ressamlara göre bir dezavantaj olarak

kabul edilir) , sudan etkilenmeyen bir yüzey oluştururlar, esnektirler, kolay temizle-

nirler bu özelliklerini düşündüğümüzde neden çoğu ressamın seçimi oldukları açıkça

ortaya çıkmaktadır.