Tag-Archive for » portre ressamları «
Osman Hamdi Bey ‘ in Hayatı
1842 de İstanbul’da doğmuştur. Ressamlığının yanında arkeologtur. Hem arkeoloji
müzesinin hemde güzel sanatlar akademisininin kurucusudur. Öğrencilik yıllarını
Türkiyede tamamladıktan sonra 1860 yılında Hukuk okumak için Paris’e gitmiştir.
Paris’te bi yandan hukuk okurken bir yandanda ünlü ressamların atelyelerinde
çıraklık yaparak resim eğitiminide kaynağından almıştır. Bir dönem Bağdat yabancı
işler müdürlüğü yapmıştır. Daha sonra 1881 yılında yurda dönmüş ve İmparatorluk
müzesinde çalışmaya başlamıştır. 1883 yılında ise Türk sanat tarihine bir atılım
yaparak Hem Güzel sanatlar akademisini hemde Arkeoloji müzesini kurmuştur.
Sanatın ilklerine imza atmayı kendine görev edinmiştir hatta antik eserlerimizin
yurt dışına çıkarılmasını engellemek için kanun çıkarılmasına ön ayak olan o olmuştur.
Geçmiş döneme ait bir çok antik eserin bulunmasında bizzat kendisi arkeolojik araştırma
lara yaparak katkıda bulunmuştur. En önemli kazı çalışması İskender Lahiti’dir ve eser
bugün İstanbul Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir. En önemli ve ilgi çeken eserleri
Kaplumbağa Terbiyecisi ve Savaştaki Beyaz At adlı eserlerdir. Türk Oryantalist ressamlarında
başını çeken sanatçıdır. O ilklerin adamıdır. 1910 yılında İstanbul’da ölmüştür.
Üç Renkte Portre
Bir portrenin sadece beyaz kağıt üzerine ve sadece kurşunkalem ya da
füzenle çizilmesi gerekir diye bir zorunluluk yoktur.
Yaklaşık 1480 yılında Leonardo da Vinci krem renkli kağıt üzerine
sert tebeşirle resim yapmanın ve açık renkli, ışıklı noktalarda beyaz
sert tebeşir kullanmanın üstünlüklerini keşfetti. Beyaz ve kırmızı sert
tebeşir pastellere çok benzerler ancak çok daha serttirler. Günümüzde
kullanılan kuru pastel kalemlerle bunlar arasında hemen hemen fark
yoktur. Kırmızı sert tebeşire rengi demir-oksit tarafından verilir. Eski
mısırlılar bu renk sert tebeşiri mezarlarını boyamak için kullanmışlardı.
Leonardo da vinci bu sert tebeşirle öylesine mükemmel sonuçlara
ulaştı ki, onun bu seçimini Michelangelo, Rafaello, Correggio ve Pontormo
gibi büyük sanatçılar da izlediler ve kırmızı sert tebeşir figür ve portre
çiziminde iyice benimsendi.
Zamanla bu sanatçılar ve diğerleri kırmızı sert tebeşirle birlikte siyah füzen
de kullanmaya başladılar. Daha sonra da onsekizinci yüzyıl da Rokoko
döneminin ortasında Fransız sanatçılardan Wat-teau, Fragonard ve Boucher
üç renkli çizim adını verdikleri bir çizim yöntemi geliştirdiler. Bu yöntemde
hafif renkli kağıt üzerine siyah füzen ile kırmızı ve beyaz sert tebeşir
kullanılıyordu. Bu yöntem figür ve portre çizimi için ideal bir yöntemdir.
Çünkü sanatçı bu basit malzemeleri kullanarak çeşitli gölge ve ışık renkleriyle
birlikte ten, saç ve kaşların tüm renk ve tonlarını elde eder.
Günümüzde resmin arka planına yada modelin giysilerine koyu sepya, deniz
mavisi ya da koyu yeşil renkleri karıştırmak için bu yöntemle birlikte kuru
pasteller de kullanılmaktadır.
Kaynak : Baş ve Portre Çizme Sanatı Jose M. Parramon


