Üç Renkte Portre

Bir portrenin sadece beyaz kağıt üzerine ve sadece kurşunkalem ya da

füzenle çizilmesi gerekir diye bir zorunluluk yoktur.

Yaklaşık 1480 yılında Leonardo da Vinci krem renkli kağıt üzerine

sert tebeşirle resim yapmanın ve açık renkli, ışıklı noktalarda beyaz

sert tebeşir kullanmanın üstünlüklerini keşfetti. Beyaz ve kırmızı sert

tebeşir pastellere çok benzerler ancak çok daha serttirler. Günümüzde

kullanılan kuru pastel kalemlerle bunlar arasında hemen hemen fark

yoktur. Kırmızı sert tebeşire rengi demir-oksit tarafından verilir. Eski

mısırlılar bu renk sert tebeşiri mezarlarını boyamak için kullanmışlardı.

Leonardo da vinci bu sert tebeşirle öylesine mükemmel sonuçlara

ulaştı ki, onun bu seçimini Michelangelo, Rafaello, Correggio ve Pontormo

gibi büyük sanatçılar da izlediler ve kırmızı sert tebeşir figür ve portre

çiziminde iyice benimsendi.

Zamanla bu sanatçılar ve diğerleri kırmızı sert tebeşirle birlikte siyah füzen

de kullanmaya başladılar. Daha sonra da onsekizinci yüzyıl da Rokoko

döneminin ortasında Fransız sanatçılardan Wat-teau, Fragonard ve Boucher

üç renkli çizim adını verdikleri bir çizim yöntemi geliştirdiler. Bu yöntemde

hafif renkli kağıt üzerine siyah füzen ile kırmızı ve beyaz sert tebeşir

kullanılıyordu. Bu yöntem figür ve portre çizimi için ideal bir yöntemdir.

Çünkü sanatçı bu basit malzemeleri kullanarak çeşitli gölge ve ışık renkleriyle

birlikte ten, saç ve kaşların tüm renk ve tonlarını elde eder.

Günümüzde resmin arka planına yada modelin giysilerine koyu sepya, deniz

mavisi ya da koyu yeşil renkleri karıştırmak için bu yöntemle birlikte kuru

pasteller de kullanılmaktadır.

Kaynak : Baş ve Portre Çizme Sanatı Jose M. Parramon