Tag-Archive for » picasso «
Pablo Picasso’ya ait 33 karakalem çalışmasının yer aldığı defter, Paris’teki Picasso Müzesi’nde özel olarak korunan cam bölümden çalındı.
Polis, 8 milyon euro değerinde olduğu tahmin edilen defterin, Pazartesi ve Salı sabahı arasındaki bir zamanda çalındığını bildirdi. Müze yetkilileri, defterin özel bir kilidi bulunun cam bölümde sergilendiğini ve hırsızların kilidi açmak için özel bir anahtar kullanmış olabileceğini söyledi.
Polis, müze çalışanın, ikinci katta bulunan cam bölümdeki defterin çalındığını Salı sabahı farkettiğini belirterek, defterin sergilendiği odada bir izleme sisteminin bulunmadığını kaydetti.
Kültür Bakanlığı ise, 16×24 santimetre ebadındaki kırmızı defterin 1917-1924 yıllarına ait olduğunu ve ön kapağında altın harflerle “Album” kelimesinin yazılı olduğunu bildirdi.
2007 yılı Ağustos ayında Fransız polisi, Picasso’nun torununun evinden çalınan toplam değeri 66 milyon dolar olan ünlü ressama ait iki yağlı boya ve bir karakalem eseri bulmuştu.
1994′te ise Zürih’teki bir galeride sergilenen ve 44 milyon dolar değerinde olan Picasso’ya ait yedi yağlı boya resim çalınmıştı. Resimler 2000 yılında bulunmuş, 1 İsviçreli, 2 İtalyan gözaltına alındıktan sonra hapis cezası almıştı.
Alıntıdır.
İspanyol ressam Pablo Picasso yirminci yüzyılın en büyük sanatçılarındandır. Dehası ve yaratıcılığıyla sanata yön veren Picasso’nun resmin yanı sıra çok sayıda heykeli , oymabaskı ve seramik yapıtları vardır. Ayrıca sahne tasarımları da yapmıştır.
Picasso 1881 yılında İspanya’nın Malaga kentinde doğdu. Babası da ressam ve resim öğretmeniydi. Resim öğrenimine 15 yaşında Barselona’daki güzel sanatlar okulunda başladı. Bir yıl sonra Madrid’deki San Fernando Kraliyet Güzel Sanatlar Okulu’na kabul edildi. Orada üstün yeteneği ile dikkat çekti.
1900’de ilk kez Paris’e gitti. Dönemin yenilikçi sanatçılarının yaşadığı Monmartre semtinde bir süre yoksulluk içinde yaşadı. Picasso , yaklaşık 1901-04 arasındaki ilk dönem yapıtlarında sıradan insanların , sirk palyaçolarının , akrobatların resimlerini yaptı. Büyük kentlerdeki yaşam kadar , sirk yaşamı da ilgisini çekiyordu. Ne var ki , tablolarında bu yaşamın hüzünlü yanını yansıttı. Mavinin çeşitli tonlarının hüznü ve kederi yansıtmak için kullandı. Sanatçının bu dönemi “Mavi Dönem” olarak tanımlanır. 1904-06 arasında resimlerinde mavi yerine daha çok pembe ve gri kullanmaya başladı. Hüzün duygusunun biraz daha hafiflediği bu dönem ise “Pembe Dönem” olarak adlandırıldı.
1907-14 arasında Paris’te aynı apartmanı paylaşan Picasso ile Georges Braque , sanat tarihinde yepyeni bir çığır açan Kübizm Akımı’nı başlattılar. Picasso’nun Kübist sanat anlayışının ilk örneği Avignonlu Kızlar (1907) adlı tablosuydu. Bu dönemde yaptığı resimlerin en ünlüleri Pipo İçen Adam (1911) , kolaj tekniğiyle yaptığı Bambu Sandelyeli Natürmort (1912) ve bir karakalem çalışması olan Şişe , Bardak ve Keman’dır.
Alman işgali altındaki Paris’te resimlerinin sergilenmesi yasaklanan Picasso , İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Paris işgalden kurtulunca Salon d’Automne’da bir sergi açtı. Resmin yanı sıra heykel , seramik , taşbaskı ve asitli oymabaskı tekniğiyle yüzlerce yapıt verdi.
O dönemde daha çok mitolojik konularda ilgilendi ; yarı insan , yarı keçi, faunlar , flüt çalan Pan resimleri , ayrıca sahne dekorları , kitap resimleri yaptı.
Küçük bir tel ya da tahta parçası gibi , eline geçen en basit gereçten olağanüstü çarpıcılıkta bir yapıt yaratabilen bu büyük sanatçı , yaşamının son 10 yılında da enerjisinden ve yaratıcılığından hiçbir şey yitirmedi.
1971’de Louvre Müzesi , Picasso’nun sekiz yapıtını sergileyerek sanatçının doksanıncı doğum gününü kutladı. Picasso 92 yaşında , ardında binlerce yapıt bırakarak öldü. Sanatçının yapıtları bugün dünyanın çeşitli ülkelerinde başlıca müze ve galerilerde sergilenmektedir.
PİCASSO (Pabio Ruız)
İspanyol ressam desenci gravürcü ve heykelci ( Malaga -Mougıns ) dehasını genç yaşta ortaya koyan ve çok uzun ömürlü bir yaratıcılık gösteren sanatçı biçimden biçime girdiği halde yine de tutarlı kalan yenilik ve arayışlarıyla XX. yy sanatını tümüyle etkiledi. Yaşamı boyunca birçok kez kent ve atölye değiştirdi ( Paris Güney Fransa vb ) çalkantılı bir aşk hayatı sürdü. Hayat arkadaşları yaşamında ve sanatında önemli bir rol oynadılar. Fernande, Olivier ,Eva Gouel Olga Olga Hokiova Marie Therese Walter Dora Maar Françoise Gilot Jacgueline Rogue.
Picasso akademik eğitimini ( La Coruna Barcelona ve Madrid de) tamamlayınca İspanyol sanatının özgünlüğünü korumuş bir yanına ( ortaçağ sanatı el Greco) ilgi duydu ve XIX. yy in en son yıllarında Barcelona sanat çevrelerinde Muncn Steinlen ve Toulouse-Lautrecin yapıtlarını keşfetti. Yapıtın ruh bilimsel içeriğini on plana çıkararak anlatımda çeşitli denkliklerde yararlandı mavi, maddi ve manevi çöküntüyü simgeliyor (” mavi dönem”) (1901-1904) (ütücü kadın 1903 Guggen heim Museum.New York ) pembe ise cambazların yaşamını hatırlıyordu. (”pembe dönem” (1904-05) cambazlar national galleriy.Washıngton) Ancak 1904′te Paris’e yerleştikten sonra sanatında geniş çaplı bir değişiklik meydana geldi. Üslubunda ve konularında 1906-07 den başlayarak görülen yeniliğin kökeninde iber sonrada ”zenci” heykelciliğinin örneklerinden yararlanarak esas olana ulaşmayı amaçlayan bir plastik anlayışına yönelmesi çeşitli sanatçılarla (Matisse Derain, Brague) ya da yapıtlarıyla (İngres Cezanne Gauduin) karşılaşması yer alır Bunun sonucunda nesnelerin köşeli parçalara Bölünmesiyle daha da belirginleşen bir geometrileştirmeyle (horta de Ebro’da fabrika 1909 Ermita). Sen-Petersburg; Kadın başı Bronz. 1909 Picasso müzesi. Paris) ayırt edilen Dolambaçsız ve devrimci bir anlayış doğdu (avignonlu genç kızlar 1906-07) bu anlayış Brague’in çalışmalarıyla birleşerek , kübizm’e vardı.
Figür ve natürmortlarda (hemen de salt bu konular işlendi) hacimlerin parçalanması gözlemlenir: bu parçalanma düzlemler halinde bir yapılanmayı sağlar ve çok geçmeden soyutlanmanın sınırlarını zorlayacak (renkler kahverengi ve gri tonlarına biçimler bir kaç işarete indirgenmiştir) bütüncül bir görüşe (D.H Kahnweiler’in portresi 1910 ( art İnstıtute . Chıgago) olanak verir.Gerçeklikle bağıntı kurma sorununa 1911′den başlayarak resim mekanına rakam harf ya da sözcüklerin sokulması ardından gazete ya da duvar kağıdı parçaları ağaç yada hasır taklitleri gibi gerçek öğelerin resimle bütünleştirilmesi ( Hasır İskemleli natürmort 1912 ilkbaharı Picasso müzesi Paris) gibi yeni çözümler getirilir. Savaşın sonuna dek papier colleiler ( şişe bardak ve keman 1912-13 National Museum Stockhoim ) ve ağaç yada metal öğelerle yapılan asambalajlar ( bass şişesi bardak ve gazete 1914 Picasso müzesi Paris ) kubist biçim dağarcığında sıkça kullanılan nesnelere girişimci bir yaklaşım önerir. Ancak savaşın bitmesiyle birlikte italyayı keşfetmesi (1917) ve Diaghilev ile uzun bir işbirliğinin de (parede (1917) Puicıneila (1920) Mercure (1924) vb balelerinin dekor ve kostümler) yardımıyla sanatçı geleneksel esinli eskiye dönmeye hevesli ve anıtsal görünümlü bir resme yöneldi ( Pan flüt 1923 Picasso müzesi paris) Bununla birlikte kübist deneyimleri unutmak şöyle dursun( üç müzikçi 1921 Museum of art. Philadelphia). bunların çok sayıda hatta birbirine karşıt uzantılarını gerçekleştirdi biçimlerin parçalanıp bölünmesi gerçek üstücü etki altında düzlemlerin ”fırtınalı” bir bireşimini olduğu kadar (dans 1925 Tate Gallery Londra; çarmıha geriliş 1930 Picasso müzesi Paris ) anıtsal hacimlere erotik ve acımasız bir oyunu gerçekleştirmeyi de (Deniz kıyısında figürler . 1931, ay y. Paris) sağladı; bu üsluplaştırma, bir yandan J Gonzelez’in yardımıyla 1928-29 ‘dan başlayarak gerçekleştirdiği yarı soyut demir konstrüksinlardan, öte yandan 1932-33 yıllarının yusyuvarlak kadın baş ve büstlerinde görülür.İspanyol iç savaşı ve ikinci dünya savaşı sırasında, nesne ve yüzlerdeki biçim bozulmaları daha belirginleşir ( bir iç mekandaki kadınlar, 1936, uzanmış büyük nü ,1943 Picasso müzesi, Paris) yüzler kaygılı ( ağlayan kadın,1937, ay. y. ) trajik (Guerrinica ;1937 ) bir ifade kazanır ya da klasik yapım tekniğinin yardımıyla zaman dışı bir patetikliğe bürünür ( Koyunlu adam bronz 1944 Picasso müzesi Paris) sanatçının siyasal açıdan bağlanmasıyla (1944′te komünist partiye girer) ve yeniden bir dinginliğe kavuşmasıyla ( yaşama sevinci: 1946. Picasso müzesi Antibes) bu dönem sonuna erer. Güney Fransa kıyılarını tanıması ve bir daha ayrılmamak üzere buraya yerleştirilmesiyle Picasso, denemelerini çeşitlendirir. sıradan nesnelerin (dişi maymunla yavrusu, 1952, Picasso müzesi, Paris) yada geometrik öğelerin (”yıkananlar ” dizisi 1956 ay, y. ) bir araya getirilmesiyle gerçekleştirilen heykeller, kesilmiş ve boyanmış saclar, çok sayıda desen ve gravür Vallauris de çömlekçilik ve seramik çalışmaları vb. Resim alanında, kendisinin ya da çağdaşlarının yapıtlarından (Matise’e göndermeler yaptığı cannes atölyesi, 1956, ay. y. Paris) sağladığı katkılara plastik dilin çeşitliliğini araştırır; geçmişin büyük yapıtlarını sorgular ( Delac roix’ya göre ”Cezayirli kadınlar ” ( 1954-55) Velazguez’in ”las Menninas”ına göre ”Nedimeler” (1957) Manetye göre ”kırda yemek ” ( 1960-61) vb. dizileri) ve bu sorgulamayı, doğrudan resim üzerine ( bunların en yetkin örneği ressam ve modeli teması üzerine yaptığı çalışmalardır). dolayısıyla da hem yaratıcılık, hem de ressam ve kadın üzerine giriştiği çeşitlemelere birer bahane olarak ele alır.
Barcelona Antibes (Grimaldi şatosu) ve Paris ‘te (sale konağı) Picasso müzeleri vardır. Sanatçının kendi oluşturduğu koleksiyon ise (kortejler ustası [XVII. yy. ] Corot. Cezanne, Degas [ monotipler] Reonit H. Rousseau, Brague, MirQ, Matisse vb’ nin yapıtlar) Louvre’a bağışlanmıştır.


