Tag-Archive for » natürmort «
Abdülmecit Efendi
İstanbulda doğdu. Sultan Abdülazizin oğludur. Şehzadeliği sırasında Osmanlı Ressamlar
Cemiyetinin fahri başkanlığınıda yapmıştır. Bilinen eserleri Haremde Beethoven,
Haremde Goethe, Yavuz Sultan Selim tablolarıdır 1918 Viyana Sergisinde bu eserleri
sergilenmiştir. 1922 yılında saltanatla hilâfet ayrılınca 1924 yılına kadar halifelik
yapmıştır.
Ahmet Ali Paşa
İstanbulda doğdu. Tıbbiyede öğrenci iken resim yeteneği ortaya çıkmıştı. 1864te Parise
eğitim için gönderildi. Boulanger ve Gerome atölyelerine sanat hayatına devam etti.
Corot ve Courbetin sanatıylada ilgilendi. 1871de yurda geri döndü. Tıbbiyede resim
öğretmeni ve mabeyn ressamı olarak görev aldı. Ferikliğe kadar yükseldi. İyi kalpli
oluşu ile tanındı ve bu yüzden Şeker lâkabıyla anıldı. Mercandaki konağında bir atölye
kurup öğrenci yetiştirdi. 1873te Türkiyede ilk resim sergisini açtı. Peyzaj ve natürmortta
büyük başarı gösterdi. Doğal gerçekçi akımın Türkiyeye gelmesinde onun payı büyüktür.
Ahmet Ziya
İstanbulda doğdu. 1897de Harbiyeden mezun oldu. Sanat kültürünü Osman Nuri Paşa ve Hoca
Ali Rızadan almıştır. Askeri Lisede resim öğretmenliği yaptı. 1913te Osmanlı Ressamlar
Cemiyeti Yönetim Kurulu Başkanlığına kadar yükseldi. 1914te Sanayi-i Nefise Âlisine
öğretmenlik yaptı. Uzun yılları bu okulda geçti.

Hoca Ali Rıza (1858-1930)
Üsküdarda doğmuştur ve Üsküdarlı lâkabıyla anılır. Osman Nuri Paşa ve Süleyman Seyyit Beyden
resim dersleri almıştır. 1884 te Harbiyeyi bitirdi ve aynı okula resim öğretmeni olarak atandı.
1910 yılında yarbay rütbesiyle emekliye ayrıldı. Askerî okullardan başka çeşitli liselerde
47 yıl resim öğretmenliği yaptı. Yurdumuzda sanat zevkinin yayılmasına katkısı çok büyüktür.
Ve eserleri en çok bilinen ve değer biçilen ressamlardan biridir. Günümüzde halen eserlerine
ilgi büyüktür.
Mehmet Ruhi
İstanbulda doğdu. Deniz Harp Okulunu bitirdi. Resme ilgisi dolayısıyla ordudan ayrılıp 1908de
Sanayi-i Nefise Mekteb-î Âlisinde öğrenime başladı. 1909da Avrupa Resim Yarışmasında, 1. oldu
ve Parise gönderildi. 1914 yılına kadar Paris Güzel Sanatlar Akademisinde öğrenim gördü. Yurda
dönüşünde çeşitli okullarda resim öğretmenliği yaptı. Canlı model olmadan yapılan çalışmaları
eleştirdiği için Güzel Sanatlar Akademisinde kendisine görev verilmedi. Türk resminde toplumsal
gerçekçi anlayışın ilk temsilcisidir. Osmanlı Ressamlar Cemiyetinin kurulmasında da öncü olmuştur.
Bedri Kulları
Ahmet Bedri ya da Yaver Bedri olarakda anılır. İstanbul Balatta doğmuştur. 1892 yılında Mekteb-i
Harbiye-i Şahaneyi bitirdi. Kolağası iken genç yaşta öldüğü söylenir. Kendi çağda asker ressamlarla
benzer üslupta aynı konuları işlemiştir. Çağdaşları ile ortak bir manzara geleneğine dahildir.
Pek az resmi günümüze kadar kalmıştır. 1875 yılında açılan ve gayrımüslüm Osmanlıların çoğunlukla
yer aldığı 2 ortak sergiye katılmıştır.
Ali Cemal
Beyrutta doğdu. 1901de Harbiyeyi, 1906da Sanayi-i Nefise Mekteb-i Âlisini bitirdi. I. Dünya
Savaşında Enver Paşanın emriyle savaş tabloları yapılan atölyede çalıştı. Peyzaj, portre ve
natürmortta başarı gösterdi.
Hasan Vecih
Kahirede doğdu. İstanbul Hukuk Fakültesini bitirmesine karşın resme yöneldi. İlk resim derslerini
Halil Paşadan aldı. 1923te Parise giderek Julian Akademisine devam etti. 1930dan sonra Halkevlerinin
resim çalışmalarına katıldı. 1943te Ankaraya yerleşip Cumhurbaşkanlığında Daire Müdür olarak görev
yaptı. Ankara ve İstanbul peyzajlarıyla tanınmıştır.
Ali Rıza (1883-1964)
1883 yılında İstanbulda doğdu. 1907de İstanbulda Harbiyeyi bitirdi. Üsküdarlı Hoca Ali Rıza ve
Halil Paşanın öğrencisi olup resim yeteneğini geliştirdi. Askerî okullarda ve Harbiyede resim,
haritacılık ve geometri öğretmenliği yaptı. Balkan, I. Dünya ve İstiklal Savaşlarına katıldı.
Yarbay rütbesiyle emekliye ayrıldı. 1945 yılında kurulan Asker Ressamlar Derneğinin kurucuları
arasında yer aldı, uzun yıllar derneğin başkanlığını yaptı. 1964 yılında İstanbulda öldü. Öğretmeni
Hoca Ali Rızanın yolunda yürüyen sanatçı kara kalem, suluboya ve yağlıboya resimleriyle tanındı.
İbrahim ÇALLI (1882-1960)
Denizli Çalda doğdu. Şeker Ahmet Ali Paşanın vasıtasıyla 1906da Sanayi-i Nefise Mekteb-i Âlisine
girdi. Okulu bitince 1910da M. Sami Yetik, H. Avni Lifij, A. Hikmet Onat ve Namık İsmaille birlikte
Parise gönderildi. Dört yıl Cormon Atölyesinde öğrenim gördü.
ressam.net/?s=karakalem”title=”karakalem” >Karakalem resmin temelidir. Resim desenle oluşur. Desen çizimide en pratik
malzeme olarak karakalem, füzen kalem gibi yumuşaklık derecesi Hb, B olarak
değişen kalemlerle yapılır. Karakalem çizimde en önemli kriter ışık ve gölgedir.
Ressamlığa ilk adım karakalem çizimleridir. Desen alt yapısı aşılmadan profesyonel
resim yapmak mümkün değildir. Eğer doğuştan gelen resime karşı özel bir
yeteneğiniz yoksa, resim çizmeye karakalem çalışmalarından başlamak zorundasınız.
Desen çalışmalarını tamamlamadan peyzaj, stillife (natürmort), portre çalışmalarına
başlamak işe tersten başlamak demektir. Çünkü portre çalışmasında kendine özel oran
ölçüleri, natürmortta perspektif, peyzajda ışık, gölge, perpektif ve oranlar en önemli
unsurlardır. Bu işe gönül verdiyseniz ana kriteriniz bu bahsettiğimiz sıralama olmalıdır.
Şeker Ahmet Paşa 1841-1907
Ayvalı Natürmort
Tuval üzerine yağlıboya
Ayvalar, Şeker Ahmet Paşa’nın günümüze ulaşabilen resimleri arasında en mükemmel örnek olmalıdır. Kalın gövdeli ağaçlarla kaplı bir ormandan alınan bir kesittir bu resim, öncelikle. Ağaç gövdelerinin resimsel kareye alındğı, buna karşın yaprak dokusunun gövdelere dağılan yapraklarla vurgulandığı bir ormanı duyumsarız bu resimde. Kompozisyonun doğadan seçilen bir kesitle sınırlanması asker ressam kuşağının ayrıntılara önem veren işçiliğine karşın Şeker Ahmet Paşa’nın atılımcı resimsel anlatımını sergiler. Ön planda yer alan kalın gövde üzerine asılmış sanısı uyandıran ayvaların konumlarının çarpıcı görünümü, gerçekleri zorlamaktadır. Yumuşak ve ıslak toprak dokusu üzerine ayrı ayrı kümeler oluşturan nar ve ayva yaprakları arasında meyveler yer alır. Özgün renk değerleri ile kırmızı narlar, sarı ayvalar doğanın görsel çekiciliği ile uyum içinde aktarılmışlardır.
Kaynak Alıntı

İstanbul’un Üsküdar semtinde doğdu. 1855 yılında Tıbbiye Mektebi’ne girdi. Tıp öğrenimini tamamlamadan Harbiye Mektebine geçti.
Resme olan ilgisi ortaya çıkınca sultan Abdulaziz tarafından Paris’e gönderildi. Burada yedi yıl Gerome ve Boulanger atölyelerinde çalıştı. 1871 yılında İstanbul’a döndü. Bir yandan askeri kariyerini sürdürürken, diğer yandan resim yaptı.
Natürmort çalışmaları ile ünlüdür. Resimlerinin önemli bir bölümü İstanbul ve Ankara Resim Heykel Müzeleri ile, Sakıp Sabancı Müzesi ve bazı özel koleksiyonlarda bulunmaktadır.
Asıl adı Ahmet Ali’dir. Küçük yaşta Tıbbiye Mektebine girdi (1855). Resim yeteneği nedeniyle bu okulda resim öğretmenliği yardımcılığına getirildi. Daha sonra okuldan ayrılarak Harbiye’ye geçti. Abdülaziz’in ilgisini çekince, resim öğrenimi için Paris’e gönderildi (1864). Önce Mektebi Osmani’ye devam etti. Paris Güzel Sanatlar Akademisi’ne geçti ve G. Boulanger, J. L. Gerome gibi öğretmenlerden dersler aldı. Paris Uluslararası Fuar sergisinde resimleri sergilendi (1867). Resimleri Salon’a kabul edildi (1869, 1870) Abdülaziz, Avrupa gezisi sırasında sergideki resimleri gördü ve Ahmet Ali’yi resim seçip almakla görevlendirdi. 1870’te akademiyi bitiren Ahmet Ali, “Prix de Rome”u kazanarak, üç ay süreyle Roma’ya gönderildi. Yurda dönünce kolağası rütbesiyle Sultanahmet’teki Sanat Mektebi’ne resim öğretmeni olarak atandı (1871). Uzun hazırlık ve çalışmalardan sonra, Sultanahmet’teki Mekteb-i Sanayi’de Türk ve yabancı ressamların eserlerinden oluşan bir resim sergisi açmayı başardı (27-Nisan-1873). Bu sergi, Türkiye’de açılan ilk resim sergisiydi. İkinci sergiyi 1 Temmuz 1875’te Çemberlitaş’taki Darülfünun binası salonunda açtı(halen Basın Müzesi olarak kullanılıyor). Bu sergide kendi resimleri, başka Türk ressamların eserleri, çoğunlukla Hıristiyan ve yabancı ressamların eserleri yer aldı. Ahmet Ali, Abdülaziz’in takdirini kazanarak, padişah yaverliğine atandı. Bu görevi sırasında manzara resimlerinden uzaklaştı ve Mercandaki konağındaki atölyesinde natürmort çalışmaları yaptı. 1884’te mirliva (tuğgeneral), 1890’da da ferik (tümgeneral) rütbesine yükseldi.
İstanbul’un Üsküdar semtinde doğdu. Asıl adı Ahmet Ali’dir. 1855 yılında Tıbbiye Mektebi’ne girdi. Tıp öğrenimini tamamlamadan Harbiye Mektebi’ne geçti. Harbiye Mektebi’nde aldığı anatomi ve perspektif dersleri ile resim yeteneğini geliştirdi. Resme olan ilgisi ortaya çıkınca Sultan Abdülaziz tarafından Paris ‘e gönderildi. Burada yedi yıl Gerome ve Boulanger atölyelerinde çalıştı.
Paris’te bulunduğu yıllarda, tabiatta, açık havada yapılan resmi savunan Barbizo ressamlardan etkilendi. 1870′de Roma’ya gitti. 1871 yılında İstanbul’a döndü. Bir yandan askerî kariyerini sürdürürken, diğer yandan resim yaptı. 27 Nisan 1873′te Sultanahmet’te açtığı sergi, Türk resim sanatında bir sanatçının kendi adına açtığı ilk resim sergisi olarak literatüre geçti.
Natürmort çalışmaları ile ünlüdür. Resimlerinin önemli bir bölümü İstanbul ve Ankara Resim Heykel Müzeleri ile, Sakıp Sabancı Müzesi ve bazı özel koleksiyonlarda bulunmaktadır.
kaynak alıntı


Son Yorumlar