Image Hosted by ImageShack.us

Johannes – Jan Vermeer
1632-1675
Evlerin içindeki gündelik hayatı betimlediği tablolarıyla
tanınan Hollandalı Barok ressam. Vermeer yaşamı boyunca
başarılı, taşralı bir tür ressamı olarak tanındı.
Göreceli olarak çok az tablo ürettiği ve ölümünün
ardından eşi ve çocuklarına borç bıraktığı için
zengin bir adam olarak anılmamaktadır.

Vermeer, parlak renkler, peygamberçiçeği mavisinden
sarıya kadar pahalı boya maddeleri kullandığı resimleri
üzerinde son derece dikkatli ve yavaş çalıştı.
Tablolarındaki ışık kullanımı ve ustalıklı işleyiş
ile ünlendi. Çalışmalarında çoğunlukla açık bir sevgi
teması özellikle de aşk hastalığı dikkat çeker.
Onun eserlerinde yarattığı dünya yaşadığına göre
çok daha kusursuzdu.

Ölümünün ardında bir yüzyıl boyunca unutulan Vermeer,
1866 yılında sanat eleştirmeni Thoré Bürger tarafından
tekrar keşfedildi. Bürger, Vermeer’in 66 eseri hakkında
bir makale yayınladı (bugüne bu eserlerden 35 tanesinin
onun olduğu kabul edilmektedir) O günden itibaren
Vermeer’in ünü büyüdü ve Hollanda Altın Çağı’nın en
önemli ressamlarından biri kabul edilmeye başlandı.
Konu başlıkları

Yaşamı

Vermeer’in yaşamı hakkında çok az bilgi vardır. Delft
kentinde resim yaparak yaşamını kazandığı düşünülmektedir.
Ressamla ilgili kaynaklar bazı devlet kayıtları ve diğer
ressamların yorumları olduğu için Thoré Bürger onu
“Delft’in Sfenksi” olarak andı.[3] John Michael Montias,
Vermeer hakkında Vermeer and his milieu: a web of social
history isimli bir biyografi yazdı. Bu biyografide de
ressamın yaşamından çok o dönemki sosyal hayat anlatıldı.
1652′de Delft

Gençliği

31 Ekim 1632′de Johannes Reform Kilisesi’nde vaftiz edildi.
Babası Reijnier Janszoon orta sınıf bir ipek işçisiydi.
Bir süre Amsterdam’da ressamların yaşadığı bir sokakta
kaldıktan sonra 1615 yılında Digna Baltus ile evlendi
ve çift Delft’e taşındı.[6] 1620′de kızları Gertruy’u
vaftiz ettirdiler. 1630′larda Reynier Janz resim ticaretine
başladı. 1631′de ise Uçan Tilki isimli bir han aldı.
On sene sonra pazar meydanında daha büyük bir han aldı.
Vermeer’in babası 1652′de vefat etti.

Evliliği ve ailesi

Bir protestan kilisesinde vaftiz edildiği bilgisine rağmen
Johannes Reijniersz Vermeer, katolik bir kız olan Catherina
Bolenes ile evlendi.
Süt Döken Kadın (1658-1660)

Evliliğin kutlaması küçük bir köy olan Schipluiden’de yapıldı.
Damat için bu, kârlı bir evlilikti çünkü kayınvalidesi Maria
Thins, Vermeer’e göre çok zengin bir kadındı. Büyük ihtimalle
5 Nisan 1653′teki nikahtan önce ressamın katolik olmasını da
o istemişti.

Bazı uzmanlar Vermeer’in katolikliğine şüpheyle yaklaşmaktadır.
Fakat ressam Katolik İnancının Alegorisi (1670-1672) isimli
tablosunda komünyon inancını anlattı. Bu tablo, gizli bir
kiliseye sahip bir katolik için yapılmıştı.[8] Vermeer,
evlerinin ikinci katındaki odasında hayatının sonuna kadar
resimler çizdi. Eşi ressama on dört çocuk doğurdu.
u çocukların on tanesi yaşayabildi (üç erkek ve yedi kız).

Kariyeri

Vermeer’in bir ressamın yanında çırak olup olmadığı ve eğer
olduysa o ressamın kim olduğu belirsizdir. Genellikle kendi
kasabasında çalıştığına ve öğretmeninin ya Carel Fabritius
ya da Leonaert Bramer olduğuna inanılır. Kendi kendine resim
yapmayı öğrenmiş olabileceği gibi, babasının bağlantıları
sayesinde bir eğitmen tarafından eğitilmiş de olabilir.
Şarap Bardaklı Kız, 1660

29 Aralık 1653′te, Vermeer ressamlar için ticari bir kuruma
üye oldu. Kurumun kayıtlarına göre Vermeer üyelik için gerekli
ücreti ödememişti. Bu da onun finansal durumunun kötülüğü
hakkında bir ipucu olabilir. 1657′de yerel bir sanat
oleksiyoncusu olan Pieter van Ruijven ile tanıştığı ve
Ruijven’in Vermeer’e para verdiği düşünülmektedir. 1662′de
ise Vermeer kurulun yöneticiliğine seçildi. 1663, 1670 ve
1671′de bu makama tekrar seçilmesi çevresi tarafından takdir
edildiğinin bir kanıtı olabilir.

Vermeer her tablosu üzerinde teker teker çalışan ve senede
en fazla üç eser üreten bir ressamdı. 1672 yılında XIV.
Louis’nin komutasındaki Fransız ordusu güneyden saldırarak
Hollanda Cumhuriyeti’ni işgal etti. Bu sırada İngilizler de
ülkeye savaş açmıştı ve doğudan da iki Alman piskoposu
Hollanda’ya zarar vermeye çalışıyordu. Bütün bu olaylar
pek çok Hollandalının paniklemesine, dükkanların ve okulların
kapanmasına sebep oldu. Bu şekilde geçen yıllar Vermeer’e hem
bir ressam hem de bir sanat tüccarı olarak büyük zarar verdi.
Geniş bir aileye bakmak zorunda olan ressam borçlanmaya başladı.

Sanatçı, Aralık 1675′te geçirdiği cinnet sonucu bir buçuk gün
içerisinde 43 yaşında vefat etti. Eşi, yazılı bir dökümanda
kocasının ölüm sebebinin finansal baskıların oluşturduğu stres
olduğunu açıkladı. On bir çocuğu tek başına büyütmek zorunda
alan Bolnes yüksek mahkemeden borçların silinmesini istedi.

Delft’te saygı duyulan bir ressam olan Vermeer, yaşadığı
dönemde kendi kasabası dışında tanınamadı.

Teknik
Memur ve Gülen Kız, 1657-59

Vermeer pointillé olarak adlandırılan tekniği[12] kullanıyordu
ve resimlerini boyayı tuval üzerine gevşek ve tanecikli katmanlar
hâlinde yayarak çiziyordu. Resimlerinde kusursuz yerleşimi
yakalayabilmiş olmasına rağmen, tablolarında ön çalışmalara
ait izler bulunmaz. Ayrıca, tablolar haricinde hiçbir çizim,
kesin olarak Vermeer’e mal edilmemiştir. David Hockney’nin yanı
sıra, Hockney-Falco tezini savunan birçok sanat tarihçisine göre,
ressam bu kesin yerleşimi elde edebilmek için camera obscura
ullanıyordu. Çıplak göz yerine bu tür bir lensin kullanılmasıyla
ortaya çıkacak ışık ve perspektif etkilerinin Vermeer’in
tablolarında da görülmesi, bu görüşü desteklemektedir.
Ancak ressamın camera obscura’yı ne ölçüde kullandığı konusu,
tarihçiler arasında tartışmalıdır.

On yedinci yüzyıl ressamları arasında Vermeer kadar müsrif bir
şekilde lacivert taşı ya da doğal lacivert gibi pahalı boya
maddeleri kullanan yoktur. Vermeer, sadece bu maddeleri
ullanarak doğallığı yakalamamış ayrıca amber ve toprak gibi
maddelerle iç mekandaki ışıklandırma ve duvara birden çok
renk yansıtma konusunda başarılı olmuştur. Vermeer’in bu
çalışma metodunda Leonardo’dan esinlendiği düşünülmektedir.

Ressamın, doğal laciverti en etkili kullandığı eserlerinden
biri Şarap Bardaklı Kız’dır. Kırmızı saten elbisenin gölgelerinde
doğal lacivert görülebilir. Kırmızı ve lacivertin birleşmesi
le yer yer oluşan morlarla eserdeki renk kullanımı çok güçlüdür.

Vermeer finansal olarak zora düştüğü 1672 senesinde bile pahalı
boya maddeleri kullanmaya devam etti. Bu sebeple Vermeer’in bu
maddeleri bir koleksiyoncudan büyük ihtimalle de patronu Pieter
Claesz van Ruijven’den tedarik edildiğine inanılmaktadır.

İşlediği konular

Vermeer çoğunlukla ev yaşamını konu alan iç mekanlar çizdi.
İki şehir manzarası dışında çalışmaları tür resimleri ve
portrelerin başarılı örnekleridir.

Eserleri ile on yedinci yüzyıl Hollanda sosyal hayatına dair
fikirler de verdi. Basit bir kadının süt dökmesinden
zenginlerin lüks odalarındaki portrelerine kadar her
seviyeden insanı çizdi. Çalışmalarından dini ve bilimsel
yan anlamlar da çıkartılabilir.

Alıntıdır.