Tag-Archive for » hat sanatı «
Şeyh Hamdullah
Osmanlı hat ekolünün kurucusudur, hattatların kıblesi ve kutbu, okçuların şeyhi
ünvanlarıyla tanınan Şeyh Hamdullah 930-833 yılları arasında Amasya’da doğmuştur.
Ahmed Şemseddin Karahisari
Anadolu’nun yedi büyük üstâdından biri kabul edilir. Karahisârî’nin hayâtı hakkında
yeterli bilgiye sâhip değiliz. 874-1469 yılında Afyonkarahisar şehrinde doğduğu
tahmin edilmektedir.
Derviş Ali
İstanbul’da dünyâya gelen Derviş Ali, Şeyh Hamdullah ekolünü canlandıran üstadlardan
biridir. Bu sebeple “şeyh-i sânî” lakabıyla meşhur olmuştur. Daha sonra gelen diğer iki
Derviş Ali’den ayırmak için Büyük ve Birinci lâkablarıyla da anılır.
Eyyubi Mustafa Ömer
Eyüp semtinde dünyâya geldi. Bu sebeple Eyyûbî veya Suyolcuzâde diye meşhur olmuştur.
Devhatü’l-küttûb yazarı Mehmed Necib Efendi’nin büyük babasıdır. Sülüs ve nesih yazılarını
Derviş Ali’den öğrenerek icâzet almıştır.
Hafız Osman
Aklâm-ı sittede çığır açmış, müstesnâ şahsiyetlerde biri olan Hâfız Osman 1052-1642′de
İstanbul’da dünyâya geldi. Babası Haseki Sultan Câmii müezzini Ali Efendi’dir.
Seyyid Abdullah b. Seyyid Hasan Haşimi
İstanbul’da Yedikule semtinde dünyaya geldi. Bu sebeple Yedikule’li ve Emîr Efendi diye
bilinir. Babası İmrâhor Câmii İmamı ve Hz. Fâtıma neslinden hattat Hasan Hâşimî’dir.
Eğrikapılı Hoca Mehmed Rasim
İstanbul’un Eğrikapı semtinde doğdu. Babası Eğrikapı’da Molla Aşkî Câmii İmamı hattat
Yûsuf Efendi’dir. Bu sebeple Eğrikapılı Çelebi, İmamzâde Mehmed veyâ Hoca Mehmed
Râsim diye bilinir.
Mustafa Rakım
Ünye’de dünyâya gelen Râkım Efendi, asırların nâdiren yetiştirdiği sîmâlardandır.
Tuğrâ, sülüs ve celîsinde çığır açmış bir sanatkardır.
Kazasker Mustafa İzzet Efendi
Türk mûsikîsi ile hat san’atlarında altın çağın idrâk edildiği XIX. Asırda bestekâr,
neyzen, hânende, devlet adamı ve hattat olarak büyük bir şöhrete sâhip olan
Mustafa İzzet Efendi, Tosya’da dünyâya gelmiştir.
Hacı Nuri Korman
İstanbul’un Ortaköy semtinde dünyâya geldi. Babası Taşköprülü Ali Ağa’dır.
Doğumundan kısa bir süre sonra âilesiyle berâber Beşiktaş’a yerleşti. Ömrünün
sonuna kadar da burada ikâmet etti. Bu sebeble “Beşiktaşlı” diye meşhur oldu.
Hamid Aytaç El-Amidi
Asrımızın, İslâm dünyâsında en çok sevilen, örnek alınan son Osmanlı hattatı Hâmid Bey,
1891 yılında Diyarbakır (Âmid)’da doğdu. Asıl adı Mûsa Azmî’dir. Babası Zülfikâr Efendi,
annesi Müntehâ Hanım’dır. Dedesi zamânının meşhur hattatlarından Âdem-i Âmidî’dir.
Bu sanat dalının çağdaş bir tanımı ise “işaretlere anlamlı,
ahenkli ve hünerli bir şekilde biçim verilmesi sanatı” şeklindedir.
Belirli bir yazı stiline yazı tipi, hat türü, el veya alfabe
gibi tanımlanabilir.
Farklı yazı sistemlerinde farklı şekillerde, farklı coğrafyalarda
ortaya çıkmış olan hat sanatı, özellikle matbaa öncesinde büyük
önem arz etmiştir. Bugün tipografi sanatıyla ilişkilendirilebilecek
hat sanatı sıklıkla yazı sistemlerine veya farklı hat kültürlerine
göre sınıflandırılır: İslam hat sanatı (İslami kaligrafi),
Arap hat sanatı (Arap kaligrafisi), Pers hat sanatı
(Pers kaligrafisi), Japon hat sanatı (Japon kaligrafisi),
Çin hat sanatı (Çin kaligrafisi), Batı hat sanatı
(Batı kaligrafisi) gibi…
Modern hat sanatı işlevsel el ile yazılmış betiklerden ve
tasarımlardan işaretlerin soyut bir şekilde ifade edildiği ve
bazen bu soyutsal ifadenin harflerin okunabilirliğinin yerine
geçtiği güzel sanat eserlerine kadar geniş bir yelpazededir.
Klasik hat sanatı tipografiden ve klasik olmayan yazı tiplerinden
farklı olsa da bir hat sanatçısı bu alanların hepsinde eser verebilir;
karakterler tarihsel bir şekilde disipline edilmiş olsalar da yazı
anında doğaçlama bir şekilde oluşturulurlar, değişken ve spontanedirler.
Kaynak : Vikipedia


