»

Image Hosted by ImageShack.us

Yağlı boya tekniği yapım sırasında kısmen hata kabul eden bir tekniktir. İstenmeyen yerler sonradan düzeltilebilir.Yapılan resimler uzun ömürlüdür.Temizlik ve bakımı kolaydır. Yağ (bezir yağı) ve toz boyaların karışımıyla yapılmış boyalara yağlı boya denir. Bu karışımın içine katılan diğer maddeler boyanın kalitesini belirlemektedir. Yağlı boyada aranan başta gelen özelliklerden biri renklerin solmaması, diğeri, üzerinde kabuk yapmadan kurumasıdır. Yağlı boya tekniğinde iyi sonuç almak için: Resim yapılacak sathın iyi hazırlanmasına, kaliteli boya kullanılmasına, incelticilerin kaliteli olmasına, boya paleti, fırçalar ve resim sehpasının kullanışlı olmasına dikkat edilmelidir.Ayrıca güzel resimler yapmak için çok çalışmak gerekir. Çok çalışmak kaliteyi de beraberinde getirir.

Yağlıboya Resim İçin Satıh Hazırlanması:Tuval:Yağlı boya resim yapmak için kullanılan yüzeye denir.Resim sathı; karton, tahta veya şasi üzerine bez gererek yapılacak tuvallerden yapılır. Resmin boyutlarına uyan boyut ve kesitlerde ahşap şasi üzerine bez gerilerek yapılacak işlemde ahşapların kesit ve boyutu resim boyutuna göre değişir.Ahşabın kesiti 2X4 cm den başlamak üzere resim boyutu büyüdükçe kesit kalınlıkları da bez gerildiğinde esneme yapmaması için kalınlaştırılmalıdır. Şasi üzerine bez gerildiğinde boyanırken bezin yapışmamasını ve iz yapmamasını sağlamak için ahşabın bir yüzü içe eğimli olarak rendelenmelidir.Şasinin çatılması köşelerinden yapıştırma, çakma ve kamalı olmak üzere çeşitli şekillerde yapılır. Yapıştırma ve çakma ile yapılan şasilerde köşeler sabit olur.Kamalı şasilerde bez gerildikten sonra tuvalde olabilecek bollaşmalar kamaların sıkıştırılması ile düzeltilebilir.Çatılmış bir şasiye bez gerilerek çakılmalıdır. Gerilecek bezin az bükümlü iplikten dokunmuş olması halinde, gerildikten sonra tuval bollaşmaz. Bezin kaba veya ince dokulu olması isteğe göre seçilir. Ayrıca bezin sentetik elyaflı olmamasına dikkat edilmelidir.Sentetik elyaflı bezlerin elektrik yükleri nedeniyle fazla toz tutacaklarından ileride resimlerin daha çabuk kirlenmesi gibi sakıncaları olacaktır.Şasi kenarlarından yaklaşık 5 er cm. büyük kesilen bez, kenar ortalarından başlamak üzere başlı küçük çivilerle şasiye çakılır. Bezdeki iplik dokusunu şasi kenarlarına paralel olması sağlanmalıdır. Çakma işlemi sırasında ağzı geniş germe pensesi ile bezin gerilmesi iyi olur.Gerilmiş tuvallerde ve bitmiş resimlerde herhangi bir nedenle bollaşma olursa, tuvalin arkasını ıslak bir fırça veya süngerle nemlendirerek, kurumaya bırakmak ve bu işlemi bir kaç kez tekrarlamak bollaşmayı giderebilir.

Gerilmiş bezin resim yapılır hale getirilmesi: Bezin emiciliğini giderecek şekilde boyanması gerekir.En basit şekliyle; inceltilmiş plastik boya ile 2 veya üç kat, katlar arası ince zımpara ile zımparalanarak boyanır. Bu durumda tuval sathı düzgün bir hal alır. Ancak emiciliği fazladır. Son kat üzerine zımpara sürerek, terebentin ile inceltilmiş bir kat bezir yağım sürmek sathın emiciliğini azaltır. Bezirin çok ince sürülmesine özen gösterilmelidir.Aksi halde satıhta akma yapar.

Diğer tuval hazırlama şekilleriBezir yağı – çinko üstübeci) + (Kazein — kaba üstübeç) karışımı, inceltilmiş bezirli doyurulmuş satha 2 kat sürülür.Yukarıda verilmiş olan karışım bez, karton veya tahta üzerine uygulandığında çok iyi sonuç alınır. Az miktarda sentetik vernik katılırsa resim sathı daha az emici olur.Karton ve mukavva en ucuz resim yapılacak malzemedir. Her tür karton kullanılabilir. Yeter ki, yukarıda bahsedilen karışımlarla doyurulup hazırlansın.Karton veya mukavvanın arkası da bezir yağı ile doyurulur. Kartonun kıvrılmamasını sağlamak için sert bir satha yapıştırılmalıdır.Tahta eski ustaların kullandığı, özellikle ikonaların yapıldığı iyi bir resim sathıdır. Ancak çalışan bir malzeme olduğundan sonradan çatlama ve eğilme yapmaması için çok iyi hazırlanmalıdır.Bugün, prese edilmiş tahta levhalar ve özellikle “kontraplak” lar sanatçılar tarafından tercih edilmektedir.

Kaliteli Boya Kullanılması Yağlı Boya Resim İçin Önemlidir:Boyama karışımı resmin kalitesini ve kalıcılığını etkiler, yağlı boya resimde boya ne kadar kalın sürülürse sürülsün kururken kabuk yapmamalı, buruşmamalıdır.Yağlı boyanın ışığa dayanaklılığı da önemlidir. Kullanılan toz boyaların iyi olması halinde boyalar solmaz. Piyasada satılan tüp yağlı boyalar üzerinde ışığa dayanıklılıklarını belirten işaretler konulmaktadır. Günümüzde boya fabrikaları, titiz çalışmalarıyla oldukça iyi resim boyaları yapmaktadırlar. Bu nedenle sanatçının boyasını kendisinin hazırlaması gibi bir sıkıntısı yoktur. Ucuz boyalarla da çok iyi resimler yapılabilir. Piyasadan boya alırken boyaların markalarından çok, boyanın içinde bulunan maddelere dikkat edilmelidir. Aynı türde boyaları birlikte kullanmak yapılacak resmin kalıcılığını uzatır.Beyaz boyalardan kurşun beyazı örtücü bir boyadır ancak, diğer boyalarla karıştırıldığında ve havayla temasında kararma yapar. Bu nedenle çinko beyazı kullanılmalıdır. Çinko beyazı, kurşun beyazı kadar kapatıcı olmamasına karşın, kararma yapmadığı için tercih edilen beyaz boyadır.Çevremizde gördüğümüz tüm renklerin (sarı, kırmızı ve mavi) üç ana rengin karışımlarından elde edilebileceğini düşünerek, boyaların satın alınması faydalı olur. Üç ana renkle ve bunların ara renkleri ile (turuncu, yeşil, mor) işe başlayarak paletteki renk çeşidini tecrübe arttıkça artırmak doğru olur.

İncelticiler ve Vernikler:Boyayla birlikte kullanılacak incelticiler de boyalar kadar önemlidir. Kullanılacak incelticinin cinsi boyanın mat veya parlak olmasını etkileyeceği gibi çatlama veya dökülmelere de neden olabilirler. En iyi incelticiler sırasıyla keten yağı, haşhaş yağı, ceviz yağı, bezir yağıdır. Terebentin kullanıldığında boyayı matlaştırır. Bu nedenle, çok az miktarda inceltici olarak kullanılabilir.Yağlı boya resim bittikten sonra tam kuruma yaptığında sathının dış etkilerden korunması için vernik kullanılır. İsteğe göre mat veya parlak olan vernik türü sentetik olmalıdır.Resim sathına yumuşak bir fırça veya püskürtme usulüyle sürülür. Vernik sürülme işleminde akma yapmaması için çok ince ve homojen olarak sürülmelidir.

Palet, Fırça, Resim Sehpası ve Diğer Gereçler:
Palet: Yağlıboyada kullanılacak boyaların tüpten sıkılarak üzerine konduğu ve karıştırıldığı; yaklaşık 30 x 40 cm. ölçülerinde plaka genellikle kontrplaktan yapılır.Palette sathın emici olmamasına ve elde tutularak kullanılıyorsa hafif olmasına dikkat edilmelidir.
Fırça: Yağlı boya resim yaparken, kullanılacak fırça çeşidi, yapılan resmin büyüklük ve çalışma türüne göre değişir. Küçük ayrımlar gösteren bir resimde ince fırçalar, büyük lekeler ve çizgiler yapılan resimde geniş fırçalar kullanılır.Fırçalar, büyüklükleri ve türlerine göre kıllarının cinsi sert ve yumuşak olmak üzere çeşitlidir. Yağlı boya resim yapımında fırça dışında gereçler de kullanılmaktadır. Bunlar da yapılacak resim türünün isteğine göre çeşitli gereçlerdir.Boya ıspatulaları, tamponlar (sünger v.b.), değişik boya püskürtücüleri ve akla gelebilecek diğer boyama türleri gibi.Günümüzde devamlı bir araştırma içinde olan sanatçı her tür boyama işlemini yapıtlarında uygulamaktadır.
Resim sehpası( şövale); sanatçılar iki tür resim sehpası kullanırlar.Biri atölye içinde kullanılan büyü ve ağır sehpalar, diğeri hafif ve taşınabilir olan atölye dışında kullanılan sehpalardır.
Alıntı.

O bir televizyon yıldızı! O bir ressam!
O, bir fenomen; resimde yeni bir çığır açan, ama açtığı çığır sanat çevreleri tarafından hor görülen birisi. O, resim hakkında yaptığı programla dünyada en çok izlenen ve ilgi görenler listesinde başlarda olan bir şovmen.

O, ölümünden sonra bile yaptıklarıyla milyon dolarlar kazanan bir girişimci.
O, TRT 2′den tanıdığımız ‘kıvırcık’ ressam: Bob Ross.

Bir kuşak onun hoş lakırtılar eşliğinde öğrettiği resim teknikleriyle büyüdü. Bu bir şey değil, on binlerce insan hâlâ onun öğrettiği teknikle resim yapıyor. Şirketi o öldükten sonra yüzde 70 büyüdü. Onun hakkında üniversitelerde tezler yazıldı ve halen 300′den fazla televizyon kanalı, programını yayınlıyor. Otoritelerin kabul etmediği Bob Ross televizyon çağının efsase isimlerinden biri olmaya devam ediyor.

‘Mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?’ diye soran Nâzım Hikmet’e çizdiği o meşhur mutluluğun resmi ile cevap verir Abidin Dino. Ünlü Türk ressamı mutluluğun resmini çizmişti; ama mutlu bir ağacın, dağın ya da gölün resmini bir fenomen olan Bob Ross çizdi. Dünya onun tekniğine, konuşmalarına ve saçlarına bayılıyor! Birçok kişi onun öğrettiği metotlarla resim yapıyor, programını severek izliyor. Ressamlar, eleştirmenler ise onu ve tekniğini beğenmiyor. Beğenilmese de ortada bir gerçek var; Bob Ross 9 yıl önce ölmesine rağmen, dünyada en uzun süre gösterilmeye devam eden programı en çok izlenenler arasında ilk sıralarda yer alıyor, CD’leri ve DVD’leri yok satıyor. Tekniğinin öğretildiği kurslara yüz binlerce insan devam ederken sertifika alan eğitmenler Bob Ross isimli şovlar düzenliyor, kurslar açıp öğrenciler yetiştiriyor. Sanatçının tekniği ile yapılan resimlerden oluşan sergiler dünyanın dört bir yanında sanatseverlerle buluşuyor. Türkiye’de de bu sergilerden birisi 9-12 Şubat 2006 tarihleri arasında İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda açılacak.

Türkiye, Ross ile 1993 yılında TRT 2′de yayınlanmaya başlanan ‘Resim Sevinci’ isimli programda tanıştı. Bu tanışıklık uzun yıllardır hiçbir sanat programına nasip olmayacak ilgiyle devam ediyor. Resim Sevinci, hatırı sayılır bir izleyici kitlesi olduğu için tekrar tekrar yayınlanmasına rağmen 11 yıldır merakla izleniyor. Resimle ilgili ya da ilgisiz herkes cumartesi günü TRT 2′de saat 12.40′ta mutlaka ekran başında. Anadolu’da herhangi bir köydeki çiftçi kadın da, İstanbul’da oturan emekli bir öğretmen de bu programın meraklısı.

Resmin fast food’u; Bob Ross

Bob Ross’un televizyon programı, İran’dan İskandinav ülkelerine, Meksika’dan Uzakdoğu’ya kadar dünyanın dört bir tarafında izleniliyor. Sanatçı, resim tekniği, tekniğe has boyaları ve fırçaları ile resim alanında çığır açtı. “Yaş üstüne yaş” adı verilen bu teknikle herkes kısa sürede yağlıboya resim yapabiliyor. Bu hız ve kolaylık akla ‘fast food’u getiriyor ve Ross’un Amerikalı olmasından yola çıkılarak onun için “fast food resmin babası” yorumu yapılabilir. Ross, bu kadar ilgi görse de ressamlar ve eleştirmenler onu ressam olarak kabul etmiyor. Zaten Ross’un resim tekniği bir sanat olarak değil boş zamanların değerlendirileceği, stres atılabilecek bir faaliyet olarak ün saldı.

Ross, 300′den fazla televizyon kanalında programı gösterilmeye, kendi tasarımı fırçaları ve boyaları yok satmaya başlayınca sadık öğrencileri ile birlikte kendi adına bir şirket kurdu. Bu şirketin bugün dünya üzerinde 27 ülkede distribütörü var. Bu ülkelerde Bob Ross’un boyaları, fırçaları, tekniğinin anlatıldığı kitapları ve CD’leri satılıyor. Şirketin kendi eğitmenleri, dünyanın dört bir tarafında eğitmenler yetiştiriyor. Şirketin bir yıl önce Türkiye distribütörlüğünü verdiği Art Boya bu sürede 40 sertifikalı Bob Ross eğitmeni yetiştirmiş.

Resimleri kartpostalları hatırlatan Ross, aslında emekli bir asker. Uzun yıllar Alaska’da çalışan ressamın dağ ve kış manzaralarını bu kadar çok sevmesini burada geçirdiği zamanlara bağlayabiliriz. Yarım saatlik televizyon programında; “Şimdi dallarında sincapların yaşadığı mutlu bir ağaç yapalım, şuraya üzerine kunduzların çıkıp güneşleneceği bir kayalık çizelim, gölümüzü içinde küçük canlıların yaşadığı mutlu çalılarla süsleyelim…” sözleriyle ve hatta yanında getirdiği sincabıyla Ross, çizdiği manzaralarda yaşıyor, izleyicilerini yaşatıyordu. Bu kadar ilgiyle izlenmesinin sebeplerinden biri de izleyicinin yüreğini ağzına getiren sürprizler yapmasıydı. Çizdiği muhteşem bir dağ veya göl manzarasının üzerine, ıspatulasının ucuna aldığı siyah boya ile kocaman bir çizgi çizerek, şaşkına dönen izleyicisini, biraz daha şaşırtarak o çizgiyi en az manzara kadar güzel bir çam ağacına ya da eski bir dağ kulübesine dönüştürürdü. Bunu yaparken de sanatçı kendi kendine “Şimdi diyorsunuzdur Bob ne yaptın, resmi mahvettin; ama bu birazdan mutlu bir ağaca dönüşecek.” ya da “Bir zamanlar içinde yaşlı bir oduncunun huzur içinde yaşadığı bir kulübe yapmaya ne dersiniz?” derdi. İşte bu hız izleyiciyi yarım saatliğine de olsa ekran başından alıp Ross’un fırçasının veya ıspatulasının ucundaki manzaraya götürüyordu.

Öldükten sonra daha çok kazandı

1981′de emekli olduktan sonra manzara resimleri yapıp satarak geçinen Ross, bu dönemde geliştirdiği teknikle Amerika’nın çeşitli yerlerinde şovlar düzenlemiş. Daha sonra öğrencilerinin desteğiyle tekniğini öğretmek, kendi geliştirdiği boya ve fırçaları satmak için bir televizyona reklâm vermiş. Reklâm filmi çok ilgi görünce bu kanaldan program yapması için teklif gelmiş. Bu programlar, Amerika’da kısa sürede 200 kanalda birden gösterilmeye başlamış. Şimdilerde ise dünyada yarım milyar evde Bob Ross izleniyor. 1993 yılına kadar 11 yıl boyunca, Türkiye’de “Resim Sevinci” olarak gösterilen “Joy of Painting” adlı programını çeken Bob Ross, bu tarihte lenf kanseri olduğunu öğrenince programına son verdi. Sanatçı 1995′te de lenf kanserinden 52 yaşında öldü. Ardından programa bir süre oğlu devam etti. Şirketinin geliri ölümünden sonra yüzde 70 oranında arttı ve tekniği de “Vahşi Doğa”, ‘Çiçekler’ ve ‘Portreler’ başlığıyla geliştirildi.

Programlarının toplumsal işlevi vardı

Biz TRT 2′de resim yapan adamı onun sesiyle dinledik. Bob Ross’u Türkçe seslendiren tiyatrocu ve yönetmen Burçin Oraloğlu; “Amerika’da her şey meta ve ticaret ürünü haline dönüştüğü için sanatın da ticaretini yapmışlar. Bob Ross bunu yapan bir sanatçı. Ama iyi ki yapmış. Amerika’da ve Türkiye’de birçok sanat ve resim otoritesi Ross’un yaptıklarının sanatsal değerinin olmadığını düşünüyor. Ross, yarım saat içinde bir resmi sıfırdan alıyor ve en basit şekliyle, renkler ve teknikler konusunda bilgi vererek bir resim oluşturuyor. Zaten, yarım saatte biten resmin bir sanat şaheseri olmasını beklemek abes olur. Bu programın önemi şu bence; uyuşturucu, cinayet, sapkın tarikatlar gibi olumsuzlukların yaygın olduğu bir ülkede bu programla sanatın kapısı aralanıyor. Sanatsal bir işlevi olmayan bu programın toplumsal bir işlevi var. Seslendirirken onun resim yapmaktaki hevesini, resme olan tutkusunu ve saygısını yansıtmaya çalıştım. Çocukluğumdan beri resim yaparım; ama iş yoğunluğum sebebiyle Bob Ross tekniğiyle resim yapma imkânı bulamadım.” diyor.

Alıntı.

Image Hosted by ImageShack.us


Image Hosted by ImageShack.us

alaska’nın ağır iklim koşullarında çalışan bob ross, amerikan hava kuvvetleri’nde görevli bir askerdir. boş zamanlarında resim yapıyor, sevincini, heyecanını, hüznünü tuvallere yansıtıyordur. kariyerini tamamlayıp ordudan ayrılınca resim dersleri vermeye başlar. annetta kovalski adında bir öğrencisi vardır. genç kadın, kocasına bob ross’u o kadar çok metheder ki, eleman ross’a ilk önce bir televizyon programı yapmak, ardından da dizi halinde bir program hazırlayıp yönetmek istediğini söyler. kowalskiler reklam harcamaları için kendi evlerini ipotek ettirirler.

reklamlar öylesine ses getirmiştir ki, televizyon yapımcılarından ardı ardına teklifler gelmeye başlar. programlar aynı anda atmış televizyon kanalından yayınlanır. programın ilgi görmesinin sebebi; ross’un resmi sevdirmesi, sıcak ve içten anlatımıyla herkesi resim yapabileceğine inandırmasıydı. onun için yetenek değildi önemli olan, sevgiydi, meraktı ve istekti. ross’un ünü arttıkça hakkında yapılan konuşmalar da çoğaldı. o, kimine göre bir usta, kimine göre de gereksiz bir ressamdı. “resim sanatı basitleşiyor, sanat yerine manzara yapıyor” eleştirileri, ressamın kulağına kadar gider. ross bu eleştirilere zamanında şöyle yanıt vermişti:

“evet, ben manzara resimleri yapıyorum. çünkü, doğanın güzelliğini ve bu kusursuz dengeyi insanlara aktarmak hoşuma gidiyor. siz güzelliklerin farkına varın yeter.”

tüm bunların ardından, annetta kowalski ile görüşen televizyoncular ona cazip bi teklifte bulunur; “ross’un programları güzeldi. halk çok tutmuştu. programlar hala ilgiyle izlenmeye devam ediyor. onun bir taklidini çıkarın, hemen yayınlayalım…”

kowalski bu sözlere hiç aldırış etmez ve der ki:

“siz başarının sırrını programda mı buldunuz? bob’daydı…”

Alıntı

Karakalem Resim

karakalem

Karakalemle hazırlanmış güzel resimler için sitemizde bulunan örnelerimize

bakabilirsiniz. Çok uygun fiyata çok kısa sürede resminizi bitirip teslim

ediyoruz. Bunun yanında kuru boya resimler yağlı boya resimlerde çiziyoruz.

Kuru boya ile karakalem resimlerin fiyatları aynı aralarındaki farkı soran bazı

ziyaretçilerimiz oluyor. Burada bu farkıda belirtmiş olalım. En kolay şekilde

anlatmak gerekirse Karakalem resim tek renk kalemle gölgelendirme yöntemiyle

çiziliyor. Kuru Boya resim ise renkli kalemlerle çiziliyor. Yağlı boya resimlerin

fiyatlarının karakalem ve kuruboya resimlere göre yüksek olmasının nedeni

emeğinin çok fazla olması ve malzeme maliyetleri olarak söylenebilir.

En güzel resim hediye fırsatı için doğru yerdesiniz. Siparişlerinizi bekliyoruz.

Saygılar,

Webressam

Karakalem tekniği ile dilediğiniz kompozisyonu tek renk olarak çalışabilirsiniz. Ayrıca bu çalışmalar resimleyeceğiniz yağlı boyalar için egzersiz niteliği taşıyacaktır. Eskiz defterlerine gerçekleştireceğiniz bu çalışmalar ilerde muhteşem tablolara dönüşebilirler.

Yüzyıllardır ressamların vazgeçemediği bir malzeme olan kurşun kalem ve kömür kalemle gerçekleştirilen karakalem çalışmalar, izleyenlerde her zaman farklı bir hayranlık uyandırmışlardır. Yağlı boya ve sulu boya çalışmaların renk zenginliğini bir kenara bırakarak oluşturulan bu ışık-gölge ve kontür çalışmaları, başlı başına birer sanat eseri olmalarının yanı sıra, renkli çalışmalar için yol gösterici bir rol üstlenirler.
Bu bölümümüzde teknikten biraz bahsetmenin yanı sıra sizlere karakalem çalışmaya başlamanız için size kısa bir örnek sunuyoruz. Adımları takip ederek kağıt, kalem ve silgi yardımıyla evinizde kolayca bulabileceğiniz malzemelerle oldukça keyifli bir çalışma gerçekleştireceğiz.

En temel resim malzemesi
Kurşun kalem en temel resim malzemesidir. Resme başlayanların mutlaka üzerinde çalışması gereken kompozisyon ve ışık-gölge tekniklerini kara kalem resimlerle geliştirmek en uygun çalışma yöntemi olacaktır. Boyaların kendilerine has özelliklerini ve teknik zorluklarını bir kenara bırakarak, kara kalem çalışmalarla resme ilk adımınızı atabilirsiniz.
Ortaya çıkan sonuç sizi tatmin edene dek, aynı ya da benzer konular üzerinde çalışmanızı tavsiye ederiz. Hazırlayacağınız bir natürmort düzenleme ya da yakınlarınızın size modellik yapmalarıyla, ileride renkli çalışabileceğiniz kompozisyonlar için referans alabileceğiniz çalışmalar ya da hızlı eskizler gerçekleştirebilirsiniz.
Kara kalem çalışmaları için çeşitli yumuşaklıklarda kurşun kalemlerin yanı sıra kömür kalem ya da füzen benzeri malzemelerle birlikte hamur silgi kullanabilirsiniz. Böylece resimlerinizdeki ışık-gölge dağılımını dengeler ve hataları daha kolay giderebilirsiniz. Başlangıç olarak “H” benzeri sert kalemlerle çalışmanız ve resminiz ilerledikçe daha yumuşak kalemlere geçmeniz, ışık-gölge dağılımını dengede tutmanıza yardımcı olacaktır. Tabi kağıt seçiminiz de oldukça önemli. Dokulu kağıtlar, üzerlerinde daha fazla kalem izi tutacağından, resminiz size daha çekici görünecektir. Yine de yeni başlayanların daha az dokulu ve az gramajlı kağıtlar tercih etmesini tavsiye ederiz. Aksi takdirde resmi fazla koyultarak bir anda tamamen kararmış bir desenle karşı karşıya kalabilirsiniz.

1) Objelerin taslaklarını çıkartın
Kağıdınız üzerine objeleri yerleştirmenize yardımcı olması için kağıdınızı eşit büyüklükte karelere bölebilirsiniz. Üç objeji de sadece kontür olarak, 2B kaleminizi kağıda fazla bastırmadan kağıda yerleştirmeye çalışın. Objelerin ayrıntılarına girmeyin ve yanlışlık yapmaktan korkmayın.

2) Taslağı tamamlayın
Objelerin kağıt üzerine yerleşimi sizi tatmin ediyor ise, şişe ve sürahi üzerindeki küçük detayları ekleyebilirsiniz. Kağıda doğru yerleşmiş ve birbirleriyle doğru ilişkilendirilmiş nesneler gölgelendirmeye hazırlar.

3) Şişeyi gölgelendirin
Işığın nesnelerin üzerine nasıl düştüğünü dikkatlice inceleyin. Kömür kalemle çalışmaya başlayarak gölgelendirmelere başlayın. Sivri uçlu kömür kalemle yapacağınız sert ve yumuşak kalem darbeleriyle, ışıklı bölgelere geçmemeye dikkat ederek şişeyi gölgelendirin. Şişenin yuvarlak formunu vermek için dönen formunu takip eden çizgiler kullanmaya çalışın.

4) Bardağa form kazandırın
Şişenin ağzı gibi detayları kömür kalemin ucunu iyice inceleterek çalışın. Ardından bardağa dönün, sağ yanındaki gölgeli bölgeyi oluşturmak için kaleminizi biraz daha bastırarak kullanın. Solundaki ve üst tarafındaki ışıklı bölgeleri boş bırakın.

5) Sürahi üzerinde çalışın
Çizimini tamamladığınız bölgelerin üzerine bir parça kağıt yerleştirin ki, kurşun kalem kağıt üzerinden dağılıp resminizi kirletmesin. Ardından sürahiyi gölgelendirmeye başlayın. Yine ışık alan bölgeleri açıkta bırakarak dikey çizgilerle gölgelendirme yapın.

6) Sürahiyi biraz koyultun
Kademe kademe ilerleyerek nesnelerin üzerine düşen gölgeleri koyulaştırın. Gerek gördünüz alanlarda ışığı belirginleştirmek için silginiz ile kurşun kalem lekelerini silerek daha parlak ışık olurturabilirsiniz.

A- Kağıda yerleştirme
Nesnelerin detaylarına girmeden önce kompozisyon genel hatlarıyla kağıda yerleştirildi ve objelerin birbirlerine olan orantıları kontorl edildi.
B- Kurşun kalem kullanmak
Hata yapma ihtimaline karşı taslak 2B kalemle çizildi. Ardından çalışma kömür kalemle tamamlandı. Kömür kalem neredeyse tüm kurşun kalem izlerini gizledi. Unutmayın kurşun kalem kömür kalemden daha açık tonlar yaratır ve daha yumuşak bir sonuç verir.
C- Üç boyutlu görüntü
Natürmortta gördüğünüz üç nesne de yuvarlak forma sahipler. Bu etkiyi kağıda taşımak için kontür çizmek yeterli olmayacaktır. Bu sebeple gölgelendirme, objelerin formlarını ortaya çıkaracak şekilde yapıldı.

Alıntıdır

Amatörce Resim Yapanlara Pratik Bilgiler.

Bu bölümde, özellikle amatör olarak yağlıboya resim yapan veya yapmak isteyen kişilere
yardımcı olabileceğini düşünerek pratik bilgilere yer verdim.
Fırçanızın bakımı ömürlerinin uzun olması için çok önemlidir. Öncelikle boyama sırasında bu
özeni göstermek gerekiyor. Boyama bittikten sonra üzerindeki boyama artıklarının kurumaması
için temizliği iyi yapılmalıdır. Bilinenin aksine tinerle temizleme yöntemi çok başarılı sonuçlar
vermez. Terebentin ile kaba temizliği yapıldıktan sonra sabunla temizlenmesi durumunda, dipte
kalan boya artıklarından da arınmasını sağlayabilirsiniz. Bunun için ucuz bir sabun
kullanabilirsiniz. Suyla birlikte fırçayı sabuna yumuşak harektelerle, fakat sabunu iyice emecek
şekilde sürüp daha sonra avucunuzun içinde aynı boya sürüyormuş gibi hareketlerle suyla
birlikte temizleyin. Bunu fırçada boya kalmayana kadar yapın. Ilık su daha iyi sonuç verecektir.
Palet üzerine kullabileceğiniz kadar boya koyun, yine de kullanmadığınız boya kalmışsa veya
resme ara vermek zorunda kalmışsanız, bu boyanın bir sonraki oturuma kadar kurumaması için,
paletinizdeki boyaların üzerini örtecek kadar su dolu bir kaba koyun. Su boyanın havayla
temasını keseceği için birkaç gün kurumasına engel olacaktır.
Bildiğiniz gibi yağlıboya resim genelde bez üzerine yapılır. Özellikle amatör olarak uğraşan
kişilerin kendi tuvallerini hazırlamayı bilmemelerinden veya hazır tuval bulamamalarından dolayı
yağlıboya çalışma yapamadıklarını biliyorum. Daha sonra başlangıçta yeterli olabilecek tuval
hazırlanışını yazacağım. Ancak yağlıboyanın herzaman bez üzerine yapılmadığını da
belirteyim. İyi bir kağıt, duralit, mukavva veya mdf üzerine de çalışabilirsiniz. Hatta pek çok

profesyonel ressam, kağıdın bezden daha iyi bir taşıyıcı olduğunu düşünür. Ancak çalıştığınız
yüzeyin emiciliğine göre, boyanın taşıyıcı tarafından emilmemesi için yüzeyi astarlamanız
gerekir. Bu astarın niteliği de yine çalıştığınız malzemeye göre değişir. Beyaz plastik boya ve
tutkalın karışımından oluşan bir astar kullanabileceğiniz gibi nispeten yeni sayılan, duvar için
kulandığımız mat yağlıboyalar da kullanılabilir. Ayrıca nalburda bulabileceğiniz dolgu vernikleri
de bir çözümdür. Hatta bu malzeme bez tuvale uygulandığında boyanın tuval tarafından
emilmesinin de önüne geçecektir. Piyasada hazır astarlar da bulunmaktadır.
Yağlıboyanın elbette kendisine göre özellikleri ve çekiciliği var. Ancak yeni başlayanlar için
akrilik boya da uygun bir çözümdür. Yağlıboya çalışmadan önce bu malzemeyi denemenizi de
öneririm. Suyla inceltildiği için daha pratiktir, üstelik suluboya veya yağlıboya tarzında çalışmaya
da uygundur. Ancak çok çabuk kuruyan bir boyadır. Bu özelliği kimi ressam tarafından tercih
edilirken bazılarına göre olumsuz bir özelliktir. Bu çalışma tarzınızın belirlediği bir durumdur.
Çabuk kurumayı engelleyen medyumları da tercih edebilirsiniz.. Bunun dışında akrilik boyaya
farklı etkiler katan çok değişik malzemeler de bulunmaktadır. Olumsuz yanlarından birisi
kuruduktan sonra tonun biraz koyulaşmasıdır. Bu sorunu da zamanla deneyim kazanarak
giderebilirsiniz. Ayrıca yağlıboya yapacağınız bir resimde, astar boyamayı çabuk kuruduğu için
akrilik boya ile de yapabilirsiniz.
Yağlıboya resimlerin korunması, güzel görünmesi, parlama farklılıklarının giderilmesi için vernik
uygulanır. Ancak verniklemenin resmin tam olarak kuruduktan sonra yapılması gerekir. Bu süre
ise yaklaşık 6 aydır. Bu süreyi beklemeden, çeşitli nedenlerle bilinçli olarak verniklemeyi tercih
eden ressamlar vardır, bunu yanlış veya doğru olarak niteleme amacı taşımıyorum. Erken
verniklemenin sakıncalarını burada belirtmekle yetiniyorum. Öncelikle alttaki boya kurumadığı
için ilerde verniğin ve boyanın çatlama riski vardır, ayrıca özellikle beyaz renklerde kararma
görülebilir. Çok erken vernikleme yapıldığında, boya ilk kuruma aşamasını da geçmediği için
vernik boyanın çözülüp yayılmasına neden olabilir. Ayrıca vernikleme konusunda hiç bilgisi
olmayanlar için belirtmekte yarar var, resim için kullanılan vernik bu iş için özel olarak üretilir,
yani nalburdaki ahşap için olan vernikleri kullanmayın, buna tanık olduğum için yazayım dedim.
Yine şimdilik belirtmekle yetineyim, yağlıboya resimde çeşitli amaçlar için kullanılan değişik
özellikte vernikler vardır. Özellikle size gerekli olanın hangileri olduğunu öğrenmek için
malzemeyi aldığınız yere sorun. Malzemenizi, sattığı malzemeyi tanıyan yerlerden almayı tercih
edin.
Uzun süre kullanılmadığı için kapakları donan tüpleri açmak da tam bir sorundur. Eğer durum
çok vahim değilse, çakmakla tüpün kapağını biraz ısıttığınızda kolayca açıldığını göreceksiniz.
Ancak bu tür bir kurumaya baştan izin vermemek için, kullandıktan sonra tüpün kenarındaki

boyayı temizlemeye özen göstermelisiniz.
Resminizi gün ışığında yapmanızı öneririm. Sarı ışıkta renkleri doğru göremezsiniz ve resminize
gün ışığında baktığınızda, gözünüze aynı güzellikte görünmeyebilir. Eğer gün ışığından
yararlanma olanağınız yoksa floresan lambayı tercih edin, renklerdeki sapma normal veya
halojen lambaya göre daha azdır.
Aynı numara fırçadan en az iki tane alın. Resim yaparken birisini açık diğerini koyu renkler için
kullanarak daha çok temizleme derdinden kurtulursunuz.
Özellikle geniş astar boyamalar için kaliteli fırçalar yerine sert ve daha ucuz fırçalar kullanın.
Kaliteli fırça her durumda daha iyi sonuç verir diye bir şey yok. Sert kıllı sıradan bir fırçayla
boyanın tuvale daha iyi yedirilmesi sağlanabilir. Ancak sıradan fırça derken ilk dokunuşta
kıllarını döküveren fırçaları kastetmiyorum. Sonuçta ben iyi sonuçlar ve çalışma zevki için kaliteli
boya ve fırça kullanılması taraftarıyım. Ama aynı veya daha iyi sonuç alınacak ucuz bir
malzeme varsa, kaliteli malzemenin harcanmasına da gerek yok.

Alıntı