»

RESİMDE MANZARA TEMASI

“19.Yy’ın II. yarısında, manzara temasının Türk sanatçılarının elinde Batı’dakinden oldukça farklı bir boyut ve duyarlılık kazandığından söz edebilir. Kuşkusuz en yaygın ilgi alanını manzara resimleri oluşturmakta ve bu resimlerde adeta doğaya yüzyıllar boyunca duyulan dolaysız yaklaşımın özlemi yansımaktadır. Bu manzara resmi geleneğimiz yok değildi, fakat gerçekçi de olsa soyut şemacılığın sınırlarını aşmıyor, ancak daha sonraları duvar resimlerinde bir doğa ferahlığını araştırıyordu. Ama o duvar manzara resimlerinin pek çoğu da hayaliydiler. Türk sanatçının resim alanındaki geleneksel gerçekçiliği bu kez yeni bir gözlem ruhuyla ortaya çıktı.”

“19 yy. Türk resminin ilgi çekici bir başka alanı da deniz temasıdır. Osman Nuri Paşa (1835-1906, Harbiyeden) Harbili Tahsin (1875-1937, Diyarbakırlı) gibi asker sanatçılar, fırtınalı deniz ve gemi konusuna büyük bir ilgi duymuşlardır. Bu sanatçıların yabancı deniz ressamlarından etkilendikleri söylenebilir.

19.Yy. sonu Türk resim sanatının doğa ile kurmaya çalıştığı ilişki, önemli bir sevgi ve hayacan payını içinde taşır.” (Anadolu uygarlıkları ans. Cilt 6 s. 1142-1143. Görsel yayınlar)

Resim 117 (Harbiyeli) Tahsin. “Bauvet zırhlısının Çanakkale’de batışı”

Tahsin Bey (1875-1937) Diyarbakır’da doğmuştur. Askeri lise öğrenimi sırasında sürekli resim çalışmaya başlamış, Harbiye’de Hoca Ali Rıza Bey’in öğretimi eşliğinde resim eğitimini geliştirmiştir. 1902’den itibaren bir süre Sanayi-i Nefise’ye de devam etmiştir. Deniz kenarında manzara, gemi ve vapur resimleri yapmaktan zevk alırdı. Yolcu vapurlarının kamaralarını süslemek için de pek çok deniz resimleri yapmıştır. Yaptığı deniz savaşı kompozisyonları Viyana’da açılan savaş sergisinde sergilenmiştir. Resim 117’e deniz savaşının dehşet veren ortamında bakan ve yanan gemiden yükselen dumanların boğduğu gök, deniz parçalayan mermilerin sudaki izleriyle oluşan hareket başarıyla resmedilmiştir.

Resim 121 (mülazım) İhsan. “Nehir kenarı” Yağlıboya, 62×81 cm.

O bir televizyon yıldızı! O bir ressam!
O, bir fenomen; resimde yeni bir çığır açan, ama açtığı çığır sanat çevreleri tarafından hor görülen birisi. O, resim hakkında yaptığı programla dünyada en çok izlenen ve ilgi görenler listesinde başlarda olan bir şovmen.

O, ölümünden sonra bile yaptıklarıyla milyon dolarlar kazanan bir girişimci.
O, TRT 2′den tanıdığımız ‘kıvırcık’ ressam: Bob Ross.

Bir kuşak onun hoş lakırtılar eşliğinde öğrettiği resim teknikleriyle büyüdü. Bu bir şey değil, on binlerce insan hâlâ onun öğrettiği teknikle resim yapıyor. Şirketi o öldükten sonra yüzde 70 büyüdü. Onun hakkında üniversitelerde tezler yazıldı ve halen 300′den fazla televizyon kanalı, programını yayınlıyor. Otoritelerin kabul etmediği Bob Ross televizyon çağının efsase isimlerinden biri olmaya devam ediyor.

‘Mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?’ diye soran Nâzım Hikmet’e çizdiği o meşhur mutluluğun resmi ile cevap verir Abidin Dino. Ünlü Türk ressamı mutluluğun resmini çizmişti; ama mutlu bir ağacın, dağın ya da gölün resmini bir fenomen olan Bob Ross çizdi. Dünya onun tekniğine, konuşmalarına ve saçlarına bayılıyor! Birçok kişi onun öğrettiği metotlarla resim yapıyor, programını severek izliyor. Ressamlar, eleştirmenler ise onu ve tekniğini beğenmiyor. Beğenilmese de ortada bir gerçek var; Bob Ross 9 yıl önce ölmesine rağmen, dünyada en uzun süre gösterilmeye devam eden programı en çok izlenenler arasında ilk sıralarda yer alıyor, CD’leri ve DVD’leri yok satıyor. Tekniğinin öğretildiği kurslara yüz binlerce insan devam ederken sertifika alan eğitmenler Bob Ross isimli şovlar düzenliyor, kurslar açıp öğrenciler yetiştiriyor. Sanatçının tekniği ile yapılan resimlerden oluşan sergiler dünyanın dört bir yanında sanatseverlerle buluşuyor. Türkiye’de de bu sergilerden birisi 9-12 Şubat 2006 tarihleri arasında İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda açılacak.

Türkiye, Ross ile 1993 yılında TRT 2′de yayınlanmaya başlanan ‘Resim Sevinci’ isimli programda tanıştı. Bu tanışıklık uzun yıllardır hiçbir sanat programına nasip olmayacak ilgiyle devam ediyor. Resim Sevinci, hatırı sayılır bir izleyici kitlesi olduğu için tekrar tekrar yayınlanmasına rağmen 11 yıldır merakla izleniyor. Resimle ilgili ya da ilgisiz herkes cumartesi günü TRT 2′de saat 12.40′ta mutlaka ekran başında. Anadolu’da herhangi bir köydeki çiftçi kadın da, İstanbul’da oturan emekli bir öğretmen de bu programın meraklısı.

Resmin fast food’u; Bob Ross

Bob Ross’un televizyon programı, İran’dan İskandinav ülkelerine, Meksika’dan Uzakdoğu’ya kadar dünyanın dört bir tarafında izleniliyor. Sanatçı, resim tekniği, tekniğe has boyaları ve fırçaları ile resim alanında çığır açtı. “Yaş üstüne yaş” adı verilen bu teknikle herkes kısa sürede yağlıboya resim yapabiliyor. Bu hız ve kolaylık akla ‘fast food’u getiriyor ve Ross’un Amerikalı olmasından yola çıkılarak onun için “fast food resmin babası” yorumu yapılabilir. Ross, bu kadar ilgi görse de ressamlar ve eleştirmenler onu ressam olarak kabul etmiyor. Zaten Ross’un resim tekniği bir sanat olarak değil boş zamanların değerlendirileceği, stres atılabilecek bir faaliyet olarak ün saldı.

Ross, 300′den fazla televizyon kanalında programı gösterilmeye, kendi tasarımı fırçaları ve boyaları yok satmaya başlayınca sadık öğrencileri ile birlikte kendi adına bir şirket kurdu. Bu şirketin bugün dünya üzerinde 27 ülkede distribütörü var. Bu ülkelerde Bob Ross’un boyaları, fırçaları, tekniğinin anlatıldığı kitapları ve CD’leri satılıyor. Şirketin kendi eğitmenleri, dünyanın dört bir tarafında eğitmenler yetiştiriyor. Şirketin bir yıl önce Türkiye distribütörlüğünü verdiği Art Boya bu sürede 40 sertifikalı Bob Ross eğitmeni yetiştirmiş.

Resimleri kartpostalları hatırlatan Ross, aslında emekli bir asker. Uzun yıllar Alaska’da çalışan ressamın dağ ve kış manzaralarını bu kadar çok sevmesini burada geçirdiği zamanlara bağlayabiliriz. Yarım saatlik televizyon programında; “Şimdi dallarında sincapların yaşadığı mutlu bir ağaç yapalım, şuraya üzerine kunduzların çıkıp güneşleneceği bir kayalık çizelim, gölümüzü içinde küçük canlıların yaşadığı mutlu çalılarla süsleyelim…” sözleriyle ve hatta yanında getirdiği sincabıyla Ross, çizdiği manzaralarda yaşıyor, izleyicilerini yaşatıyordu. Bu kadar ilgiyle izlenmesinin sebeplerinden biri de izleyicinin yüreğini ağzına getiren sürprizler yapmasıydı. Çizdiği muhteşem bir dağ veya göl manzarasının üzerine, ıspatulasının ucuna aldığı siyah boya ile kocaman bir çizgi çizerek, şaşkına dönen izleyicisini, biraz daha şaşırtarak o çizgiyi en az manzara kadar güzel bir çam ağacına ya da eski bir dağ kulübesine dönüştürürdü. Bunu yaparken de sanatçı kendi kendine “Şimdi diyorsunuzdur Bob ne yaptın, resmi mahvettin; ama bu birazdan mutlu bir ağaca dönüşecek.” ya da “Bir zamanlar içinde yaşlı bir oduncunun huzur içinde yaşadığı bir kulübe yapmaya ne dersiniz?” derdi. İşte bu hız izleyiciyi yarım saatliğine de olsa ekran başından alıp Ross’un fırçasının veya ıspatulasının ucundaki manzaraya götürüyordu.

Öldükten sonra daha çok kazandı

1981′de emekli olduktan sonra manzara resimleri yapıp satarak geçinen Ross, bu dönemde geliştirdiği teknikle Amerika’nın çeşitli yerlerinde şovlar düzenlemiş. Daha sonra öğrencilerinin desteğiyle tekniğini öğretmek, kendi geliştirdiği boya ve fırçaları satmak için bir televizyona reklâm vermiş. Reklâm filmi çok ilgi görünce bu kanaldan program yapması için teklif gelmiş. Bu programlar, Amerika’da kısa sürede 200 kanalda birden gösterilmeye başlamış. Şimdilerde ise dünyada yarım milyar evde Bob Ross izleniyor. 1993 yılına kadar 11 yıl boyunca, Türkiye’de “Resim Sevinci” olarak gösterilen “Joy of Painting” adlı programını çeken Bob Ross, bu tarihte lenf kanseri olduğunu öğrenince programına son verdi. Sanatçı 1995′te de lenf kanserinden 52 yaşında öldü. Ardından programa bir süre oğlu devam etti. Şirketinin geliri ölümünden sonra yüzde 70 oranında arttı ve tekniği de “Vahşi Doğa”, ‘Çiçekler’ ve ‘Portreler’ başlığıyla geliştirildi.

Programlarının toplumsal işlevi vardı

Biz TRT 2′de resim yapan adamı onun sesiyle dinledik. Bob Ross’u Türkçe seslendiren tiyatrocu ve yönetmen Burçin Oraloğlu; “Amerika’da her şey meta ve ticaret ürünü haline dönüştüğü için sanatın da ticaretini yapmışlar. Bob Ross bunu yapan bir sanatçı. Ama iyi ki yapmış. Amerika’da ve Türkiye’de birçok sanat ve resim otoritesi Ross’un yaptıklarının sanatsal değerinin olmadığını düşünüyor. Ross, yarım saat içinde bir resmi sıfırdan alıyor ve en basit şekliyle, renkler ve teknikler konusunda bilgi vererek bir resim oluşturuyor. Zaten, yarım saatte biten resmin bir sanat şaheseri olmasını beklemek abes olur. Bu programın önemi şu bence; uyuşturucu, cinayet, sapkın tarikatlar gibi olumsuzlukların yaygın olduğu bir ülkede bu programla sanatın kapısı aralanıyor. Sanatsal bir işlevi olmayan bu programın toplumsal bir işlevi var. Seslendirirken onun resim yapmaktaki hevesini, resme olan tutkusunu ve saygısını yansıtmaya çalıştım. Çocukluğumdan beri resim yaparım; ama iş yoğunluğum sebebiyle Bob Ross tekniğiyle resim yapma imkânı bulamadım.” diyor.

Alıntı.

Image Hosted by ImageShack.us


Image Hosted by ImageShack.us

alaska’nın ağır iklim koşullarında çalışan bob ross, amerikan hava kuvvetleri’nde görevli bir askerdir. boş zamanlarında resim yapıyor, sevincini, heyecanını, hüznünü tuvallere yansıtıyordur. kariyerini tamamlayıp ordudan ayrılınca resim dersleri vermeye başlar. annetta kovalski adında bir öğrencisi vardır. genç kadın, kocasına bob ross’u o kadar çok metheder ki, eleman ross’a ilk önce bir televizyon programı yapmak, ardından da dizi halinde bir program hazırlayıp yönetmek istediğini söyler. kowalskiler reklam harcamaları için kendi evlerini ipotek ettirirler.

reklamlar öylesine ses getirmiştir ki, televizyon yapımcılarından ardı ardına teklifler gelmeye başlar. programlar aynı anda atmış televizyon kanalından yayınlanır. programın ilgi görmesinin sebebi; ross’un resmi sevdirmesi, sıcak ve içten anlatımıyla herkesi resim yapabileceğine inandırmasıydı. onun için yetenek değildi önemli olan, sevgiydi, meraktı ve istekti. ross’un ünü arttıkça hakkında yapılan konuşmalar da çoğaldı. o, kimine göre bir usta, kimine göre de gereksiz bir ressamdı. “resim sanatı basitleşiyor, sanat yerine manzara yapıyor” eleştirileri, ressamın kulağına kadar gider. ross bu eleştirilere zamanında şöyle yanıt vermişti:

“evet, ben manzara resimleri yapıyorum. çünkü, doğanın güzelliğini ve bu kusursuz dengeyi insanlara aktarmak hoşuma gidiyor. siz güzelliklerin farkına varın yeter.”

tüm bunların ardından, annetta kowalski ile görüşen televizyoncular ona cazip bi teklifte bulunur; “ross’un programları güzeldi. halk çok tutmuştu. programlar hala ilgiyle izlenmeye devam ediyor. onun bir taklidini çıkarın, hemen yayınlayalım…”

kowalski bu sözlere hiç aldırış etmez ve der ki:

“siz başarının sırrını programda mı buldunuz? bob’daydı…”

Alıntı

Resim sanatına adım attığınızda, uçsuz bucaksız bir deryaya daldığınızı

anlayacaksınız. Ressamlar resim sanatına diğer sanatlardan ayrı tutacak,

sanat yapıtları arasında ayrı bir yere oturtacak kadar bağlıdırlar.

Resim sanatının içerisinde yer almayan kimi büyük sanatçılarda bu sanatın

diğerlerinden ayrı değerlendirmesi gerektiğini tarih içerisinde zaman

zaman dile getirmişlerdir. Ressamların kara kalem resimlerle bile

yapabildikleri iç dünyalarını yansıtma şekli, bir çok büyük sanat

çalışmasında hayal edilmesi mümkün olmayan eserlerdir. Yağlı boya

resimlerdeki ahenk ve renk uyumu, sulu boyadaki flu renk geçişleri

portrelerdeki yüze yansıyan yılların izi manzara resimlerindeki doğa kokusu,

karakalem resimlerdeki gölge içgüdüsü yada acı ve hüznü anlatan guaj boyalar.

Resim çizmek çoğu insanın hayalidir, iç dünyasını kaleme dökmek insanlara

yansıtmak onların fikir ve eleştirileriyle yoğrulup, yeni eserlerine yön

vermek kim istemez. Bizde sitemizde naçizatene bir ortam hazırlayıp siz

değerli ziyaretçilerimize karşılıklı memnuniyet prensibini ön planda

tuttuğumuz ticareti ve parayı hedef edinmeyen bir anlayış içerisinde tamamen

memnuniyet ilkesiyle, bu sitesi açtık ve çalışmalarımıza ara vermeden devam

ediyoruz. Sizden gelen her bir memnuniyet yazısı, mesajı veya telefonu bizi

sitemize ve resime daha çok bağlıyor.

Abdülmecit Efendi
İstanbulda doğdu. Sultan Abdülazizin oğludur. Şehzadeliği sırasında Osmanlı Ressamlar
Cemiyetinin fahri başkanlığınıda yapmıştır. Bilinen eserleri Haremde Beethoven,
Haremde Goethe, Yavuz Sultan Selim tablolarıdır 1918 Viyana Sergisinde bu eserleri
sergilenmiştir. 1922 yılında saltanatla hilâfet ayrılınca 1924 yılına kadar halifelik
yapmıştır.
Ahmet Ali Paşa
İstanbulda doğdu. Tıbbiyede öğrenci iken resim yeteneği ortaya çıkmıştı. 1864te Parise
eğitim için gönderildi. Boulanger ve Gerome atölyelerine sanat hayatına devam etti.
Corot ve Courbetin sanatıylada ilgilendi. 1871de yurda geri döndü. Tıbbiyede resim
öğretmeni ve mabeyn ressamı olarak görev aldı. Ferikliğe kadar yükseldi. İyi kalpli
oluşu ile tanındı ve bu yüzden Şeker lâkabıyla anıldı. Mercandaki konağında bir atölye
kurup öğrenci yetiştirdi. 1873te Türkiyede ilk resim sergisini açtı. Peyzaj ve natürmortta
büyük başarı gösterdi. Doğal gerçekçi akımın Türkiyeye gelmesinde onun payı büyüktür.
Ahmet Ziya
İstanbulda doğdu. 1897de Harbiyeden mezun oldu. Sanat kültürünü Osman Nuri Paşa ve Hoca
Ali Rızadan almıştır. Askeri Lisede resim öğretmenliği yaptı. 1913te Osmanlı Ressamlar
Cemiyeti Yönetim Kurulu Başkanlığına kadar yükseldi. 1914te Sanayi-i Nefise Âlisine
öğretmenlik yaptı. Uzun yılları bu okulda geçti.
Photobucket
Hoca Ali Rıza (1858-1930)
Üsküdarda doğmuştur ve Üsküdarlı lâkabıyla anılır. Osman Nuri Paşa ve Süleyman Seyyit Beyden
resim dersleri almıştır. 1884 te Harbiyeyi bitirdi ve aynı okula resim öğretmeni olarak atandı.
1910 yılında yarbay rütbesiyle emekliye ayrıldı. Askerî okullardan başka çeşitli liselerde
47 yıl resim öğretmenliği yaptı. Yurdumuzda sanat zevkinin yayılmasına katkısı çok büyüktür.
Ve eserleri en çok bilinen ve değer biçilen ressamlardan biridir. Günümüzde halen eserlerine
ilgi büyüktür.
Mehmet Ruhi
İstanbulda doğdu. Deniz Harp Okulunu bitirdi. Resme ilgisi dolayısıyla ordudan ayrılıp 1908de
Sanayi-i Nefise Mekteb-î Âlisinde öğrenime başladı. 1909da Avrupa Resim Yarışmasında, 1. oldu
ve Parise gönderildi. 1914 yılına kadar Paris Güzel Sanatlar Akademisinde öğrenim gördü. Yurda
dönüşünde çeşitli okullarda resim öğretmenliği yaptı. Canlı model olmadan yapılan çalışmaları
eleştirdiği için Güzel Sanatlar Akademisinde kendisine görev verilmedi. Türk resminde toplumsal
gerçekçi anlayışın ilk temsilcisidir. Osmanlı Ressamlar Cemiyetinin kurulmasında da öncü olmuştur.
Bedri Kulları
Ahmet Bedri ya da Yaver Bedri olarakda anılır. İstanbul Balatta doğmuştur. 1892 yılında Mekteb-i
Harbiye-i Şahaneyi bitirdi. Kolağası iken genç yaşta öldüğü söylenir. Kendi çağda asker ressamlarla
benzer üslupta aynı konuları işlemiştir. Çağdaşları ile ortak bir manzara geleneğine dahildir.
Pek az resmi günümüze kadar kalmıştır. 1875 yılında açılan ve gayrımüslüm Osmanlıların çoğunlukla
yer aldığı 2 ortak sergiye katılmıştır.
Ali Cemal
Beyrutta doğdu. 1901de Harbiyeyi, 1906da Sanayi-i Nefise Mekteb-i Âlisini bitirdi. I. Dünya
Savaşında Enver Paşanın emriyle savaş tabloları yapılan atölyede çalıştı. Peyzaj, portre ve
natürmortta başarı gösterdi.
Hasan Vecih
Kahirede doğdu. İstanbul Hukuk Fakültesini bitirmesine karşın resme yöneldi. İlk resim derslerini
Halil Paşadan aldı. 1923te Parise giderek Julian Akademisine devam etti. 1930dan sonra Halkevlerinin
resim çalışmalarına katıldı. 1943te Ankaraya yerleşip Cumhurbaşkanlığında Daire Müdür olarak görev
yaptı. Ankara ve İstanbul peyzajlarıyla tanınmıştır.
Ali Rıza (1883-1964)
1883 yılında İstanbulda doğdu. 1907de İstanbulda Harbiyeyi bitirdi. Üsküdarlı Hoca Ali Rıza ve
Halil Paşanın öğrencisi olup resim yeteneğini geliştirdi. Askerî okullarda ve Harbiyede resim,
haritacılık ve geometri öğretmenliği yaptı. Balkan, I. Dünya ve İstiklal Savaşlarına katıldı.
Yarbay rütbesiyle emekliye ayrıldı. 1945 yılında kurulan Asker Ressamlar Derneğinin kurucuları
arasında yer aldı, uzun yıllar derneğin başkanlığını yaptı. 1964 yılında İstanbulda öldü. Öğretmeni
Hoca Ali Rızanın yolunda yürüyen sanatçı kara kalem, suluboya ve yağlıboya resimleriyle tanındı.
İbrahim ÇALLI (1882-1960)
Denizli Çalda doğdu. Şeker Ahmet Ali Paşanın vasıtasıyla 1906da Sanayi-i Nefise Mekteb-i Âlisine
girdi. Okulu bitince 1910da M. Sami Yetik, H. Avni Lifij, A. Hikmet Onat ve Namık İsmaille birlikte
Parise gönderildi. Dört yıl Cormon Atölyesinde öğrenim gördü.

Ressam Kemal Şimşek    (Sponsor Link)
Ressam Kemal Şimşek’in biyografisi, resimleri, heykel çalışmaları ve sergi haberlerinin yeraldığı kişisel web sitesi.

Hakan Şimşek
Yağlıboya tablolar, karakalem desenler, kaplamalar ve dijital resimler bulunuyor.

Resim ve Baskı Örnekleri
Serigrafi baskı, metal gravür, baskı örnekleri, kara kalem çalışmaları ve sanatçı hakkında bilgiler.

Çizge Resim Sanat Galerisi
Amatör ressamların çalışmalarını ücretsiz sergilemeleri amacıyla kurulan galeri sitesinde aynı zamanda sergi haberleri, galeri adresleri, ve diğer sanat severlerle tanışma olanağı sunulmakta.

İpek Kocaaydın
Ressamın çalışmalarından örnekler, sergileri ve özgeçmişi.

Dilek Demirci
Ressam biyografisi, resimleri, sergileri ve çocuklarla yaptığı çalışmalar.

Hatice Kayalı Yılankırkan
Ressam Hatice Kayalı Yılankırkan’ın resim çalışmaları.

Doğan Yıldırım Erdem
Yağlıboya karakalem resimlerim ve heykellerimin oluşturduğu kişisel web sayfası.

Sevinç Sürer
Ressam Sevinç Sürer’in resimleri ve biyografisi.

Sunay Art Sanat Galerisi
Sunay Art kişisel sanat galerisi, web sitesi.

İnci Eviner
Türkiye’de genç kuşak çağdaş sanatçılarından İnci Eviner, desen, pentür ve yerleştirme alanlarında yapıtlar üretmektedir.

Kadıköy Sanat Galerisi
Kadıköy sanat galerisi web sitesi.

Ressam Metin Güçlü
Ressam Metin Güçlü’nün çalışmalarından örneklerin bulunduğu kişisel web sitesi.

Serpil Büber Resim Sergisi
Bu sitede, benim yağlı boya tablolarımı ve şiirlerimi bulabilirsiniz.

Genc Sanat Web Sitesi
Genç Sanat sanal müzesi. Hüseyin Aktaş, Aygün Aslan, Fortune Aseo, Esra Aslan, İnci Bacacı, Roş, Vivi Beskinazi, Ayla Birkan, Renan Ertosun, Korin Gabrieloğlu, Selma Girgin, Rosy Maçoro resim galerisi

Türkel Türegün
Ressam hakkında bilgi ile tabloları satın alınabilir.

Atanur Doğan
Asuman – Atanur Doğan’ın suluboya ve heykellerinden oluşan Anadolu motifleri ve diğer kültürlerin motiflerinden oluşan, ağırlıklı suluboya tekniğiyle yapılmış eserler.

Ressam Murat Sevinç
1985 yılından bu yana bir çok dergi ve gazetede ressamlık yapan ve hala bir çok yayınevinde ressamlık faaliyetlerini sürdüren Murat Sevinç’in web sitesi.

Galeri NEV
İstanbul ve Ankara’da şubeleri bulunan Türkiye’nin en eski ve köklü çağdaş sanat galerileri.

Can Vancı
Can Vancı’nın karakalem, illüstrasyon, maket çalışmaları ve kişisel bilgileri yeralıyor.

Rasim Güler
Ressam Rasim Güler’inin sergileri, yağlı boya resimleri, özgeçmişi ve şiirleri.

Lebriz.com
Sergiler, sanatçılar, müzayedeler, etkinlikler ile sanat tarihi gibi bölümler bulunuyor.

Cemal Varol Resim Sergisi
Cemal Varol’un desen, yağlıboya ve karışık teknik çalışmalarının bulunduğu kişisel resim sergisi.

Murathan Alınak
Gelenekselden farklı bir tarzda çizmiş olduğu hat eserleri ile bilgileri bulunmakta.

Alaattin Bender Resim Atölye ve Galerisi
Pirinç Han’daki atölyem de yarattığım Yağlı boya ve pastel resimlerim ile ünlü ressamlarımızın hayatına ve sanata dair güncellenen yazılarımı izleyebilirsiniz.

Selahattin Yıldırım
Sanatçının özgeçmişine ve çalışmalarına ulaşılabilir.

Fevzi Tüfekçi
Sitede, sanatçının gravür test ve denemeleri yer alıyor.

Harmony Sanat Galerisi
Resim, seramik, heykel sergileri ve sanat çalışmaları ile Kuzguncuk resim galerisi.

Sadık Varer’in Resimleri
Sadık Varer’in sanal resim sergisi, özgeçmişi ve iletişim bilgileri.

Sibel Tetik Günay Resimleri
Ressam Sibel Tetik Günay’ın resimleri, sergileri ve özgeçmişinin yeraldığı web sitesi.

Bakraç Sanat Galerisi
1999′dan bu güne, Refik Halid Karay’ın romanlarını kaleme aldığı huzur dolu mekanda bulunan resim galerisi.

Levissi Sanat Galerisi
Çetin Bilgin ve Elif Bilgin’in resim ve heykel çalışmaları.

Atelye E Sanat Grubu
Atölye E sanatçılarının Ankara galerilerinde sergilenen güncel eserleri.

Artgallery Kleopatra
Kleopatra sanat galerisi Ressam Sabiha Akmeşe tarafından 22.12.2000 yılında Ankara Oran Şehrinde açıldı.Galeri, sanatçıların eserlerine ev sahipliği yapmayı eserlerinin tanıtımını sanatçıları ve eserlerini sanat severlerle buluşturmayı amaçlamaktadır.

Salih Yön Sanatevi – Antalya
Güsad başkanı ressam Salih Yön tarafından Antalya’da açılan sanatevi.

Ressam Bilal Geniş
Yaklaşık 33 yıldır resim çiziyorum ve şiir yazıyorum. Bu güne kadar 65 kişisel sergi açtım, ayrıca yazmış olduğum şiirlerede yer verdim. Umarım beğenirsiniz ve eleştirilerinizi yazarsınız.

Pınar Yasav – PınArt
Ressam ve yazar Pınar YASAV’ın biyografisi, çalışmaları ve sergilerinden görüntülerin yeraldığı tanıtıcı web sitesi.

Galeri İnterNet
Plastik sanatlar sitesi.

Sanat ve Yaşam
Sanat ve yaşama dair herşey.

Kle Dergi
Çizgi grubunca hazırlanan karikatür, illüstrasyonlar ve ilgili bilgileri.

Nurettin Erdoğan Resim Galerisi
40 yıla yakın birikim ve emeğin ürünlerinin yer aldığı kişisel web sitesi.

Ressam Esat Acet Eserleri
Ressam Esat Acet’in biyografi ve eserlerinin yer aldığı resmi web sitesi.

Ressam Sönmez Türker
Ressam Sönmez Türker’in eserlerini paylaştığı resmi web sayfasında, sanatçının biyografisi, resimleri ve sergi haberlerini yer alıyor.

Sanatolye
Ressam Serap Kökten’in, başta yağlı boya olmak üzere karışık teknik ve kolaj teknik çalışmaların ve özgeçmişinin yeraldığı kişisel sitesi.

Sencer Öztüfekçi – Detaylar
Sencer Öztüfekçi’nin kişisel tasarım ve çalışmalarının yayınladığı internet sitesi.

Pcface.net Duvar Kağıdı Arşivi
Türkiye’nin en geniş içerikli duvar kağıtları kaynak sitesi. Araçlar, celebrities, 3dsanat, manzara, hayvanlar ve daha bir çok kategori ile sizlerin karşısındayız.

Hayrettin Şengün
Ressam Hayrettin Şengün ün yağlı boya resimleri, fotoğrafları ve biyografisinin yeraldığı kişisel web sitesidir.

Alıntıdır.

Tüm resim türleri içinde yapılması profesyonel sanatçılar için bile

en zor olan tür portre yapmak olduğu söylenebilir. Portre yapımı

ve insan çizimi tek başına bir uzmanlık alanıdır ama manzara resmi

ve natürmort çizen ressamlar da dahil tükm sanatçılar, yaşamlarının

bir döneminde en azından kendi portrelerini çizmişlerdir. Portre

çizimi yüzün ve başın yapısını kavramada gerçek bir ustalık gerektirir.

Başarılı bir portre olması için modelle arasında fiziksel benzerlikten öte

bir benzerlik bulunmalıdır. Bunun da anlamı sanatçının sadece modelin

fiziksel özelliklerini değil, modelin kişilik ve karakter niteliklerini de

yansıtması gerektiğidir. Karakalem portreler her ne kadar iki rengi

içlerinde barındırsalarda aslında çizilen resmin içinde rengarenk bir

dünya olduğunu ressam sanatseverlere yansıtmak zorundadır.

Sizde sevdiklerinizin, yakınlarınızın, eşinizin, sevgilinizin karakalem

kuru boya, yağlı boya resimlerini çizdirmek ve onlara hediye etmek

isterseniz sitemizin anasayfasında gerekli bilgiyi bulacaksınız.

Bize ulaşın resminizi çizelim en güzel hediye fırsatını değerlendirin.