HOCA ALİ RIZA
Karakalem, füzen, pastel, suluboya ve yağlıboyayla gerçekleştirdiği natürmort
ve manzara
resmi türündeki yapıtları,çeşitli koleksiyonlara (özellikle
Ankara’daki Milli Kütüphane) dağılmış
olan Hoca Ali Rıza’nın doğaya
tutkun bir derviş eğilimiyle çizdiği resimleri, Osmanlılık ile
çağdaşlık arası bir estetiği akla getirir: Yapıtlarında bütün çağdaşlığına
karşın, “eski”liğin kapalı
simgeleri saklı gibidir. Doğa tutkusunun,
inceleme ve gözlem yeteneğinin, bir resim için
taşıyacağı değeri, sürekli biçimde vurgulamak istemiş, ama bunu, Batılı bir sanat öğreticisinin
alışılmış yöntemleriyle değil, bir Türk eğiticisinin gelenekten
süzerek arıttığı, İstanbul’un
doğasıyla bütünleştirdiği ahlak ve düşünce felsefesiyle, alçakgönüllü bir biçimde yapmıştır. Bu
nedenle resimlerinde yeterince dengeli ve ölçülü davranmayı yeğlemiş, deseninin
ince çizgileri,
kâğıt üstünde okşayıcı bir etki bırakmıştır. Bu açıdan bakıldığında, sanatının genel niteliğini
kazandıran değerlerin öncüsü
olduğu söylenebilir.




Bilgiler için teşekkürler.
süper