Archive for the Category »Resim Sanatı «
İnsanoğlu yazmadan önce çizmeye ve boyamaya başlamıştır. Mağaralarda ve dıştaki kaya yüzeyleri üzerinde bulunan boyalı resimler ve çizgiler, insanın binlerce yıl önce fikirlerini nasıl ifade ettiğini bize açıkça anlatıyor. İnsan var oladuğu sürece resim yapma tutkusu onunla birlikte var olucaktır. Resim iki boyutlu bir yüzey, yani bağzen bir kağıt, bir duvar yüzeyi veya bir tuval üzerinde oluşur. Resimde renk ve çizgi kandi başlarına yada birlikte kullanılarak temel ifade unsurları meydana getirirler. Hangi çağa, hangi üsluba ait olursa olsun, resimde temel unsurlar daima çizgi ve renge dayanır. Bazı resim üsluplarında çizgi, bazılarında da renk egemendir. Örneğin, resmin eski çağlarında çizginin oynadığı başrol hemen göze çarpar. Buna karşılık 9.yy Avrupası’nda renk resme egemen olacak bir noktaya gelmiştir.
Kültür, toplumların tarihi süreç içinde bitirdikleri maddi ve manevi ürünlerin ortamında oluşur. Tarihsel birikimin bilinçlendirilmesi ve günümüz yaşantısına katılmasıyla kültürel ortam yoğunlaşmaktadır. Resim sanatı, bir toplumun en önemli kültür unsurlarından biridir.
Türkler tarih boyunca birçok ülkede hakimiyetlerini sürdürmüştür. Bu dönemde icra edilen resimler yetirince araştırılmamış ve bu alanı inceleyen yeterli düzeyde eser ortaya konmamıştır. Bunun neticisinde, Türk resim sanatına ait birçok sanat dalı unutulmaya yüz tutmuştur.
PİCASSO (Pabio Ruız)
İspanyol ressam desenci gravürcü ve heykelci ( Malaga -Mougıns ) dehasını genç yaşta ortaya koyan ve çok uzun ömürlü bir yaratıcılık gösteren sanatçı biçimden biçime girdiği halde yine de tutarlı kalan yenilik ve arayışlarıyla XX. yy sanatını tümüyle etkiledi. Yaşamı boyunca birçok kez kent ve atölye değiştirdi ( Paris Güney Fransa vb ) çalkantılı bir aşk hayatı sürdü. Hayat arkadaşları yaşamında ve sanatında önemli bir rol oynadılar. Fernande, Olivier ,Eva Gouel Olga Olga Hokiova Marie Therese Walter Dora Maar Françoise Gilot Jacgueline Rogue.
Picasso akademik eğitimini ( La Coruna Barcelona ve Madrid de) tamamlayınca İspanyol sanatının özgünlüğünü korumuş bir yanına ( ortaçağ sanatı el Greco) ilgi duydu ve XIX. yy in en son yıllarında Barcelona sanat çevrelerinde Muncn Steinlen ve Toulouse-Lautrecin yapıtlarını keşfetti. Yapıtın ruh bilimsel içeriğini on plana çıkararak anlatımda çeşitli denkliklerde yararlandı mavi, maddi ve manevi çöküntüyü simgeliyor (” mavi dönem”) (1901-1904) (ütücü kadın 1903 Guggen heim Museum.New York ) pembe ise cambazların yaşamını hatırlıyordu. (”pembe dönem” (1904-05) cambazlar national galleriy.Washıngton) Ancak 1904′te Paris’e yerleştikten sonra sanatında geniş çaplı bir değişiklik meydana geldi. Üslubunda ve konularında 1906-07 den başlayarak görülen yeniliğin kökeninde iber sonrada ”zenci” heykelciliğinin örneklerinden yararlanarak esas olana ulaşmayı amaçlayan bir plastik anlayışına yönelmesi çeşitli sanatçılarla (Matisse Derain, Brague) ya da yapıtlarıyla (İngres Cezanne Gauduin) karşılaşması yer alır Bunun sonucunda nesnelerin köşeli parçalara Bölünmesiyle daha da belirginleşen bir geometrileştirmeyle (horta de Ebro’da fabrika 1909 Ermita). Sen-Petersburg; Kadın başı Bronz. 1909 Picasso müzesi. Paris) ayırt edilen Dolambaçsız ve devrimci bir anlayış doğdu (avignonlu genç kızlar 1906-07) bu anlayış Brague’in çalışmalarıyla birleşerek , kübizm’e vardı.
Figür ve natürmortlarda (hemen de salt bu konular işlendi) hacimlerin parçalanması gözlemlenir: bu parçalanma düzlemler halinde bir yapılanmayı sağlar ve çok geçmeden soyutlanmanın sınırlarını zorlayacak (renkler kahverengi ve gri tonlarına biçimler bir kaç işarete indirgenmiştir) bütüncül bir görüşe (D.H Kahnweiler’in portresi 1910 ( art İnstıtute . Chıgago) olanak verir.Gerçeklikle bağıntı kurma sorununa 1911′den başlayarak resim mekanına rakam harf ya da sözcüklerin sokulması ardından gazete ya da duvar kağıdı parçaları ağaç yada hasır taklitleri gibi gerçek öğelerin resimle bütünleştirilmesi ( Hasır İskemleli natürmort 1912 ilkbaharı Picasso müzesi Paris) gibi yeni çözümler getirilir. Savaşın sonuna dek papier colleiler ( şişe bardak ve keman 1912-13 National Museum Stockhoim ) ve ağaç yada metal öğelerle yapılan asambalajlar ( bass şişesi bardak ve gazete 1914 Picasso müzesi Paris ) kubist biçim dağarcığında sıkça kullanılan nesnelere girişimci bir yaklaşım önerir. Ancak savaşın bitmesiyle birlikte italyayı keşfetmesi (1917) ve Diaghilev ile uzun bir işbirliğinin de (parede (1917) Puicıneila (1920) Mercure (1924) vb balelerinin dekor ve kostümler) yardımıyla sanatçı geleneksel esinli eskiye dönmeye hevesli ve anıtsal görünümlü bir resme yöneldi ( Pan flüt 1923 Picasso müzesi paris) Bununla birlikte kübist deneyimleri unutmak şöyle dursun( üç müzikçi 1921 Museum of art. Philadelphia). bunların çok sayıda hatta birbirine karşıt uzantılarını gerçekleştirdi biçimlerin parçalanıp bölünmesi gerçek üstücü etki altında düzlemlerin ”fırtınalı” bir bireşimini olduğu kadar (dans 1925 Tate Gallery Londra; çarmıha geriliş 1930 Picasso müzesi Paris ) anıtsal hacimlere erotik ve acımasız bir oyunu gerçekleştirmeyi de (Deniz kıyısında figürler . 1931, ay y. Paris) sağladı; bu üsluplaştırma, bir yandan J Gonzelez’in yardımıyla 1928-29 ‘dan başlayarak gerçekleştirdiği yarı soyut demir konstrüksinlardan, öte yandan 1932-33 yıllarının yusyuvarlak kadın baş ve büstlerinde görülür.İspanyol iç savaşı ve ikinci dünya savaşı sırasında, nesne ve yüzlerdeki biçim bozulmaları daha belirginleşir ( bir iç mekandaki kadınlar, 1936, uzanmış büyük nü ,1943 Picasso müzesi, Paris) yüzler kaygılı ( ağlayan kadın,1937, ay. y. ) trajik (Guerrinica ;1937 ) bir ifade kazanır ya da klasik yapım tekniğinin yardımıyla zaman dışı bir patetikliğe bürünür ( Koyunlu adam bronz 1944 Picasso müzesi Paris) sanatçının siyasal açıdan bağlanmasıyla (1944′te komünist partiye girer) ve yeniden bir dinginliğe kavuşmasıyla ( yaşama sevinci: 1946. Picasso müzesi Antibes) bu dönem sonuna erer. Güney Fransa kıyılarını tanıması ve bir daha ayrılmamak üzere buraya yerleştirilmesiyle Picasso, denemelerini çeşitlendirir. sıradan nesnelerin (dişi maymunla yavrusu, 1952, Picasso müzesi, Paris) yada geometrik öğelerin (”yıkananlar ” dizisi 1956 ay, y. ) bir araya getirilmesiyle gerçekleştirilen heykeller, kesilmiş ve boyanmış saclar, çok sayıda desen ve gravür Vallauris de çömlekçilik ve seramik çalışmaları vb. Resim alanında, kendisinin ya da çağdaşlarının yapıtlarından (Matise’e göndermeler yaptığı cannes atölyesi, 1956, ay. y. Paris) sağladığı katkılara plastik dilin çeşitliliğini araştırır; geçmişin büyük yapıtlarını sorgular ( Delac roix’ya göre ”Cezayirli kadınlar ” ( 1954-55) Velazguez’in ”las Menninas”ına göre ”Nedimeler” (1957) Manetye göre ”kırda yemek ” ( 1960-61) vb. dizileri) ve bu sorgulamayı, doğrudan resim üzerine ( bunların en yetkin örneği ressam ve modeli teması üzerine yaptığı çalışmalardır). dolayısıyla da hem yaratıcılık, hem de ressam ve kadın üzerine giriştiği çeşitlemelere birer bahane olarak ele alır.
Barcelona Antibes (Grimaldi şatosu) ve Paris ‘te (sale konağı) Picasso müzeleri vardır. Sanatçının kendi oluşturduğu koleksiyon ise (kortejler ustası [XVII. yy. ] Corot. Cezanne, Degas [ monotipler] Reonit H. Rousseau, Brague, MirQ, Matisse vb’ nin yapıtlar) Louvre’a bağışlanmıştır.
Tahta oymacılığında, kalıp olarak hazırlanan tahta üzerinde,
beyaz kalacak bölümler oyma yada kazıma bıçaklarıyla kazınıp çıkartılır;
Kalan yüksek yerler kalıbın yüzünü meydana getirir.
Resmin kalıbı böylece çıkartıldıktan sonra kalıbın yüzüne mürekkep sürülür.
Ve üzerine nemli bir tabaka kağıt kapatılır. Ardından, bu baskı kağıdın arka
yüzü perdah amacıyla kullanılan başka bir tahta ile sürtülerek Gravür Baskısı
tamamlanır. Oyma baskı ile gravür yapımına, genellikle bakır bir levhanın
asitten etkilenmeyen özel bir lakla kaplanmasıyla başlanır. Gravürcü özel
uçlu iğne ile tabakayı çizerek buralardaki lak tabakasına atar ve böylece
baskı yapılmasını istediği yerlerde metal ortaya çıkar. Levha daha sonra
nitrik asit banyosuna sokulur. Burada nitrik asit, çizilerek lakı atılmış
yerleri oyar. Levha üzerinde kalkmış olan lak tabakası çıkarılır ve plakaya
oyulmuş yerleri dolduracak şekilde baskı mürekkebi sürülür, Sonrada
levha üzerine bir tabaka yerleştirilir ve bir el presiyle baskı yapılır.
Herşey 20.000 yüzyıldan daha da önceki tarihlerde, paleolitik insanların
yaşadıkları mağaraların duvarlarına at, öküz, ceylan resimleri çizmeleriyle
başladı.
Sonra binlerce yıl geçti. Ve eski mısır’da el sanatlarıyla uğraşan ressam ve
çizerler bu ilk resim örneklerini papirus kağıtlarına ve mezar duvarlarına
yaptıkları çizimlerle ve resimlerle geliştirdiler. Ardından sıra Polygnotos,
phidias, apelles gibi eski Yunanlılara ve onların peşi sıra Romalılara geldi.
Romalılar Yunanlıları taklit ettiler. Buna karşın ortadoğudaki İslam ülke-
lerinde ve uzakdoğuda resim ve çizim sanatı dünyanın bu yörelerinin özel-
liklerini taşıyan özgün bir biçimde gelişti. Orta çağlarda batı dünyasında
sanat yüzyıllar süren bir duraklama dönemine girdi ve anılmaya değer
çok az şey üretildi. Rönesans döneminde ise, İsviçreli tarihçi Jacob
Burckhartdt ın söylediği gibi “insan hem kendini hem de dünyayı keşfetti”
Leonardo Da Vinci, Michelangelo, Raffaello, Tiziano, Correggio, Dürer,
Caracci gibi büyük ustalar insanın insanı tanımlamasında devrim yaptılar.
Çok iyi bildiğiniz gibi sanatçının karkter özelliklerinin yapıtına yansımasına uslüp diyoruz.
Sanatçı bu karakter öelliklerini resminde yansıtabilmek için modeli kendi özgün yorumuna göre çizer ve tonlar.
Bu yorumu meydana getiren faktörler ise: sanatçının kişisel yaşama biçimi, düşünceleri, deneyimleri, ruh durumu
hatta çevresinde uygulanan diğer uslüplardır. Sanatçı form verme ve tonlama işlemlerini kişisel yorumuna
göre uygular. Ayrıca yaptığı çizim için ona en çekici gelen çalışma biçimini ya da tekniği ve kullandığı malzemeyi
de kendisi seçer. Bu yüzden, form, tonlama ve uygulama sanatçının kendi uslübunu belirlemek için üstünde oynayabileceği
üç ana faktör sayılır.
Resim nasıl çizilir sorusunun yada Mona Lisa Tablosu nasıl yapıldı sorusunun veya Kaplumbağa terbiyecisi çizilirken
Ressam neyi göz önünde bulundurdu sorusunun bu soruların her birinin cevabı birazdan uslüptan ve ressamın kendine özgü
özelliklerinden geçer.
Resim formatlarına virüs bulasabilir mi?
Virüsler, temel olarak, bilgisayar
programları/program parçalarıdır ve bilgisayarınızın
CPU’sunda islenmelidir.
Grafik ve ses formatları ise (en azından bilinen
formatların tamamına yakını) sadece statik yapıda
verilerden (data) olusur. içlerinde hiç çalıstırılabilir
kod yoktur. Bu yüzden de virüs tasımaları
imkansızdır.
Eger bir resim formatını okumaya çalıstıgınızda
bilgisayarınız kilitleniyorsa bunun muhtemel sebebi;
(1) ya resim formatı bozuktur (2) ya da resim
görüntüleyen programınızda bir sorun vardır.


