Archive for the Category »Ressamlar ve Eserleri «
| Karakalem çalışmaları ressamın tonlar üzerinde el ayarını yapmak |
| için kullandığı en önemli çalışma biçimidir. Çoğu ressam karakalem |
| tonlamalarını sever ve ona yaptığı resim hobi gibi gelir. Tabiki resim |
| aynı zamanda hobi olarak görülebilir fakat her çizilen resmin bir |
| öyküsü bir sanatçısı olması sanatçının resmine sanat gözüyle bakması |
| çok önemlidir. |
| Her meslekte bu böyledir. Mesleğinizi sanaatkar edasıyla yaparsanız |
| çok önemlidir. Artık sizin sanatçısı olduğunuz sizinle büyüyen bir |
| meslek haline gelir. Karakalem de baştada bahsettiğimiz gibi gölge |
| oyunları çok önemlidir. Karakalem iki renkten oluştuğu için onu |
| gölgelerle renklendirmek sizin sanat kabiliyetinize bağlıdır. |
| Yaptığınız resmi birine hediye ediyor olabilirsiniz veya ticaret |
| olarak görüyorda olabilirsiniz. Burada önemli olan yaptığınız işe |
| saygıdır. Yaptığınız işe ne kadar saygı duyar ve hakkını verirseniz o |
| size o kadar güzel geri döner. En güzel resimler çizmek için en içten |
| parmaklara ihtiyaç vardır. Çizdiğiniz resim karakalem olsun, yağlı boya |
| olsun veya resmin başka bir alanı olsun. Bol bol alıştırma her sanat |
| dalında her meslekte olduğu gibi resim sanatında da size çok şey |
| katacaktır. |
Sanatçının dünyaya bıraktığı yegane varlığı eserleridir. Ölüm hepimiz
için inkar edilemez gerçek olduğundan, bu dünyada arkamızda izler
bırakmayı hepimiz istemişizdir. Belki yaşarken çok büyük işler başarmış
olamayabiliriz fakat yinede insanlığın gelişimine faydası olsun kim istemez.
Sanatçılar, alanları ne olursa olsun her zaman yaşarken övgüyle bahsedilmek,
iyi anılmak isterler ama bu çoğu zaman öldüklerinde gerçekleşmiştir.
Ne zamanki artık bir şey üretemez olduklarında, yok olduklarında eserleri
ön plana çıkmış ve anılmış, ilgi görmüşlerdir. Örnek vermek gerekirse; Michael
Jackson bugünlerde öldü. Şimdi bütün dünyada albümleri yok satacak efsane
olarak anılacak tabiki ölmeden öncede böyle idi ama ölümüyle birlikte ilgi
katlanarak artacaktır. Ressamlarda tarih boyunca hep eserleriyle anılmışlardır.
Örnek verdiğimiz gibi öldükten sonra rağbet görme meselesi ressamlar ve eserleri
konusunda ön sıralarda gelir. Kim istemez yaşarken anılmak sevilmek ama malesef
ne günümüzde ne de tarihte böyle sanatçı örneklerine az rastlanır. Karakalem
üstadı veya bir şair , dünyaya ve insanlığa bıraktığı hediye ne olursa olsun sanatçı
hak ettiği ilgiyi her daim görmeli.
PİCASSO (Pabio Ruız)
İspanyol ressam desenci gravürcü ve heykelci ( Malaga -Mougıns ) dehasını genç yaşta ortaya koyan ve çok uzun ömürlü bir yaratıcılık gösteren sanatçı biçimden biçime girdiği halde yine de tutarlı kalan yenilik ve arayışlarıyla XX. yy sanatını tümüyle etkiledi. Yaşamı boyunca birçok kez kent ve atölye değiştirdi ( Paris Güney Fransa vb ) çalkantılı bir aşk hayatı sürdü. Hayat arkadaşları yaşamında ve sanatında önemli bir rol oynadılar. Fernande, Olivier ,Eva Gouel Olga Olga Hokiova Marie Therese Walter Dora Maar Françoise Gilot Jacgueline Rogue.
Picasso akademik eğitimini ( La Coruna Barcelona ve Madrid de) tamamlayınca İspanyol sanatının özgünlüğünü korumuş bir yanına ( ortaçağ sanatı el Greco) ilgi duydu ve XIX. yy in en son yıllarında Barcelona sanat çevrelerinde Muncn Steinlen ve Toulouse-Lautrecin yapıtlarını keşfetti. Yapıtın ruh bilimsel içeriğini on plana çıkararak anlatımda çeşitli denkliklerde yararlandı mavi, maddi ve manevi çöküntüyü simgeliyor (” mavi dönem”) (1901-1904) (ütücü kadın 1903 Guggen heim Museum.New York ) pembe ise cambazların yaşamını hatırlıyordu. (”pembe dönem” (1904-05) cambazlar national galleriy.Washıngton) Ancak 1904′te Paris’e yerleştikten sonra sanatında geniş çaplı bir değişiklik meydana geldi. Üslubunda ve konularında 1906-07 den başlayarak görülen yeniliğin kökeninde iber sonrada ”zenci” heykelciliğinin örneklerinden yararlanarak esas olana ulaşmayı amaçlayan bir plastik anlayışına yönelmesi çeşitli sanatçılarla (Matisse Derain, Brague) ya da yapıtlarıyla (İngres Cezanne Gauduin) karşılaşması yer alır Bunun sonucunda nesnelerin köşeli parçalara Bölünmesiyle daha da belirginleşen bir geometrileştirmeyle (horta de Ebro’da fabrika 1909 Ermita). Sen-Petersburg; Kadın başı Bronz. 1909 Picasso müzesi. Paris) ayırt edilen Dolambaçsız ve devrimci bir anlayış doğdu (avignonlu genç kızlar 1906-07) bu anlayış Brague’in çalışmalarıyla birleşerek , kübizm’e vardı.
Figür ve natürmortlarda (hemen de salt bu konular işlendi) hacimlerin parçalanması gözlemlenir: bu parçalanma düzlemler halinde bir yapılanmayı sağlar ve çok geçmeden soyutlanmanın sınırlarını zorlayacak (renkler kahverengi ve gri tonlarına biçimler bir kaç işarete indirgenmiştir) bütüncül bir görüşe (D.H Kahnweiler’in portresi 1910 ( art İnstıtute . Chıgago) olanak verir.Gerçeklikle bağıntı kurma sorununa 1911′den başlayarak resim mekanına rakam harf ya da sözcüklerin sokulması ardından gazete ya da duvar kağıdı parçaları ağaç yada hasır taklitleri gibi gerçek öğelerin resimle bütünleştirilmesi ( Hasır İskemleli natürmort 1912 ilkbaharı Picasso müzesi Paris) gibi yeni çözümler getirilir. Savaşın sonuna dek papier colleiler ( şişe bardak ve keman 1912-13 National Museum Stockhoim ) ve ağaç yada metal öğelerle yapılan asambalajlar ( bass şişesi bardak ve gazete 1914 Picasso müzesi Paris ) kubist biçim dağarcığında sıkça kullanılan nesnelere girişimci bir yaklaşım önerir. Ancak savaşın bitmesiyle birlikte italyayı keşfetmesi (1917) ve Diaghilev ile uzun bir işbirliğinin de (parede (1917) Puicıneila (1920) Mercure (1924) vb balelerinin dekor ve kostümler) yardımıyla sanatçı geleneksel esinli eskiye dönmeye hevesli ve anıtsal görünümlü bir resme yöneldi ( Pan flüt 1923 Picasso müzesi paris) Bununla birlikte kübist deneyimleri unutmak şöyle dursun( üç müzikçi 1921 Museum of art. Philadelphia). bunların çok sayıda hatta birbirine karşıt uzantılarını gerçekleştirdi biçimlerin parçalanıp bölünmesi gerçek üstücü etki altında düzlemlerin ”fırtınalı” bir bireşimini olduğu kadar (dans 1925 Tate Gallery Londra; çarmıha geriliş 1930 Picasso müzesi Paris ) anıtsal hacimlere erotik ve acımasız bir oyunu gerçekleştirmeyi de (Deniz kıyısında figürler . 1931, ay y. Paris) sağladı; bu üsluplaştırma, bir yandan J Gonzelez’in yardımıyla 1928-29 ‘dan başlayarak gerçekleştirdiği yarı soyut demir konstrüksinlardan, öte yandan 1932-33 yıllarının yusyuvarlak kadın baş ve büstlerinde görülür.İspanyol iç savaşı ve ikinci dünya savaşı sırasında, nesne ve yüzlerdeki biçim bozulmaları daha belirginleşir ( bir iç mekandaki kadınlar, 1936, uzanmış büyük nü ,1943 Picasso müzesi, Paris) yüzler kaygılı ( ağlayan kadın,1937, ay. y. ) trajik (Guerrinica ;1937 ) bir ifade kazanır ya da klasik yapım tekniğinin yardımıyla zaman dışı bir patetikliğe bürünür ( Koyunlu adam bronz 1944 Picasso müzesi Paris) sanatçının siyasal açıdan bağlanmasıyla (1944′te komünist partiye girer) ve yeniden bir dinginliğe kavuşmasıyla ( yaşama sevinci: 1946. Picasso müzesi Antibes) bu dönem sonuna erer. Güney Fransa kıyılarını tanıması ve bir daha ayrılmamak üzere buraya yerleştirilmesiyle Picasso, denemelerini çeşitlendirir. sıradan nesnelerin (dişi maymunla yavrusu, 1952, Picasso müzesi, Paris) yada geometrik öğelerin (”yıkananlar ” dizisi 1956 ay, y. ) bir araya getirilmesiyle gerçekleştirilen heykeller, kesilmiş ve boyanmış saclar, çok sayıda desen ve gravür Vallauris de çömlekçilik ve seramik çalışmaları vb. Resim alanında, kendisinin ya da çağdaşlarının yapıtlarından (Matise’e göndermeler yaptığı cannes atölyesi, 1956, ay. y. Paris) sağladığı katkılara plastik dilin çeşitliliğini araştırır; geçmişin büyük yapıtlarını sorgular ( Delac roix’ya göre ”Cezayirli kadınlar ” ( 1954-55) Velazguez’in ”las Menninas”ına göre ”Nedimeler” (1957) Manetye göre ”kırda yemek ” ( 1960-61) vb. dizileri) ve bu sorgulamayı, doğrudan resim üzerine ( bunların en yetkin örneği ressam ve modeli teması üzerine yaptığı çalışmalardır). dolayısıyla da hem yaratıcılık, hem de ressam ve kadın üzerine giriştiği çeşitlemelere birer bahane olarak ele alır.
Barcelona Antibes (Grimaldi şatosu) ve Paris ‘te (sale konağı) Picasso müzeleri vardır. Sanatçının kendi oluşturduğu koleksiyon ise (kortejler ustası [XVII. yy. ] Corot. Cezanne, Degas [ monotipler] Reonit H. Rousseau, Brague, MirQ, Matisse vb’ nin yapıtlar) Louvre’a bağışlanmıştır.
Çok iyi bildiğiniz gibi sanatçının karkter özelliklerinin yapıtına yansımasına uslüp diyoruz.
Sanatçı bu karakter öelliklerini resminde yansıtabilmek için modeli kendi özgün yorumuna göre çizer ve tonlar.
Bu yorumu meydana getiren faktörler ise: sanatçının kişisel yaşama biçimi, düşünceleri, deneyimleri, ruh durumu
hatta çevresinde uygulanan diğer uslüplardır. Sanatçı form verme ve tonlama işlemlerini kişisel yorumuna
göre uygular. Ayrıca yaptığı çizim için ona en çekici gelen çalışma biçimini ya da tekniği ve kullandığı malzemeyi
de kendisi seçer. Bu yüzden, form, tonlama ve uygulama sanatçının kendi uslübunu belirlemek için üstünde oynayabileceği
üç ana faktör sayılır.
Resim nasıl çizilir sorusunun yada Mona Lisa Tablosu nasıl yapıldı sorusunun veya Kaplumbağa terbiyecisi çizilirken
Ressam neyi göz önünde bulundurdu sorusunun bu soruların her birinin cevabı birazdan uslüptan ve ressamın kendine özgü
özelliklerinden geçer.
Resim formatlarına virüs bulasabilir mi?
Virüsler, temel olarak, bilgisayar
programları/program parçalarıdır ve bilgisayarınızın
CPU’sunda islenmelidir.
Grafik ve ses formatları ise (en azından bilinen
formatların tamamına yakını) sadece statik yapıda
verilerden (data) olusur. içlerinde hiç çalıstırılabilir
kod yoktur. Bu yüzden de virüs tasımaları
imkansızdır.
Eger bir resim formatını okumaya çalıstıgınızda
bilgisayarınız kilitleniyorsa bunun muhtemel sebebi;
(1) ya resim formatı bozuktur (2) ya da resim
görüntüleyen programınızda bir sorun vardır.










