Archive for the Category »Örnek Çalışmalar «
EN GÜZEL HEDİYE RESİM
SADECE 75 TL
İSTER SEVDİKLERİNİZİN,
İSTER KENDİNİZİN
RESMİNİZİ ÇİZELİM
BU FIRSATI KAÇIRMAYIN!!!
—————————————————————
Msn Hotmail : webressam@hotmail.com
Tel : 0536 287 75 48
35×50cm Kuru boya çalışması. Leonardo Di Caprio.
Bu şekilde hazırlanmış Kuru Boya Resim
sadece 75 TL
ÖNEMLİ NOT
Çok değerli ziyaretçilerimiz ve sanatsever
arkadaşlar, uzun zamandır önce resmi gönderiyorum
sonra ödeme alıyorum fakat görüyorum ki bu iyi
niyetim bazı arkaşlar tarafından suistimal ediliyor.
Bundan sonra önce ödeme alıp sonra resimi çizip
teslim edeceğim. Bilgilerinize – Webressam
Eğer sevdiklerinizle beraber
2 kişilik resim isterseniz 125 TL
Ayrıca resimlerinize çerçevede isterseniz
35×50cm camlı paspartu çerçeve
ilave olarak 50 TL dir. Resme uygun çerçeveyi
özenle seçiyor montajını yapıp teslim ediyoruz.
Her türlü sorunuzu webressam@hotmail.com
e-mail adresimize veya telefon ile ulaşarak
iletebilirsiniz.
Sıkça sorulan sorular bölümünü ziyaret etmek için
BURAYA TIKLAYINIZ
Çizdirmek istediğiniz resmi
webressam@hotmail.com adresimize gönderin
resminizi 5 gün içinde teslim edelim.
Ödemeleri Garanti bankası havale ile veya
Ptt kanalıyla gönderebilirsiniz.
Kredi kartı ile ödeme alınmamaktadır.
Telefon numaramız 0536 287 75 48
Msn adresimiz webressam@hotmail.com
————————————————————————————————–
————————————————————————————————–
SİZDEN GELEN SİPARİŞLERDEN HAZIRLADIĞIMIZ
FİYATLAR ve EBATLAR HAKKINDA
BİLGİ EDİNEBİLMENİZ AÇISINDAN ÖRNEK ÇALIŞMALAR
90×120 Yağlı Boya Çalışması
Kurtlar Vadisi dizisinden bir sahne
Sipariş : Yusuf HAZNADAROĞLU – Ankara
Fİyat : 750 TL
————————————————————————————————–
60×80 Yağlı Boya Çalışması 250 TL (Çerçevesiz)
————————————————————————————————–
35×50 Kuru Boya Çalışması 75 TL (Çerçevesiz)
————————————————————————————————–
35×50 Kuru Boya Çalışması 75 TL (Çerçevesiz)
————————————————————————————————–
35×50cm Kuru Boya Çalışması Tam Boy 125 TL (Çerçevesiz)
————————————————————————————————–
35×50cm Çeşitli Kuru Boya Örnekleri 75 TL (Çerçevesiz)
————————————————————————————————–
60×90cm Yağlı Boya Çalışması 350 TL (Çerçevesiz)
————————————————————————————————–
35×50cm Kuru Boya Çalışması 125 TL (Çerçeveli)
————————————————————————————————–
35×50cm Kuru Boya Çalışması 125 TL (Çerçeveli)
————————————————————————————————–
35×50cm Kuru Boya Çalışması iki kişilik 175 TL (Çerçeveli)
————————————————————————————————–
35×50 Kara Kalem Çalışması 125 TL (Çerçevesiz)
————————————————————————————————–
35×50cm Kuru Boya+Çini mürekkebi Özel Çalışması 125 TL (Çerçevesiz)
————————————————————————————————–
35×50cm Kuru Boya Çalışması iki kişilik 125 TL (Çerçevesiz)
————————————————————————————————–
35×50 Kuru Boya Çalışması 75 TL (Çerçevesiz)
————————————————————————————————–
35×50cm Kara kalem Çalışması iki kişilik 125 TL (Çerçevesiz)
————————————————————————————————–
35×50cm Kara kalem Çalışması iki kişilik 125 TL (Çerçevesiz)
————————————————————————————————–
90×120cm Yağlı Boya Çalışması 550 TL (Çerçeveli)
————————————————————————————————–
60×90cm Yağlı Boya Çalışması 400 TL (Çerçeveli)
————————————————————————————————–
60×90cm Yağlı Boya Çalışması 350 TL (Çerçevesiz)
————————————————————————————————–
35×50cm Kuru Boya Çalışması 125 TL (Çerçevesiz)
————————————————————————————————–
35×50cm Kuru Boya Çalışması 75 TL (Çerçevesiz)
————————————————————————————————–
35×50cm Kuru Boya + Pastel Karışık Teknik
Çalışma 125 TL (Çerçevesiz)
————————————————————————————————–
35×50cm Kuru Boya Çalışması
iki kişilik 125 TL (Çerçevesiz)
————————————————————————————————–

35×50cm Karakalem Çalışması 75 TL (Çerçevesiz)
————————————————————————————————–
SIKÇA SORULAN SORULAR
Soru: Çizdiğiniz resimi elden teslim ediyormusunuz?
Cevap: Evet eğer İstanbul avrupa yakasında oturuyorsanız uygun bir yerde buluşarak elden teslim yapıyoruz ödemeyide teslimde yapıyorsunuz.
Soru: Ödeme konusunda bilgi verir misiniz?
Cevap: Ödemeyi 4 şekilde alıyoruz. Garanti bankası banka havalesi ile, İş Bankası Banka Havalesi ile, Postane yoluyla ve elden teslim resimlerde teslimde. En çok sorulan soruyada cevap vermiş olayım kredi kartı ile ödeme almıyoruz.Ayrıca güvenirlik açısından çizdiğimiz resmin fotoğrafını size mail olarak göndermeden ödeme talep etmiyoruz.
Soru: İstanbul avrupa yakasında oturmuyorsak resimleri nasıl teslim alacağız?
Cevap: Çizdiğimiz resmi düzgün bir şekilde paketleyerek anlaşmalı olduğumuz Yurtiçi kargo ile gönderiyoruz. Kargo alıcıya ait. Yaklaşık olarak kargo fiyatları ise Ankara’ya 6 TL, Antalya’ya 7 TL, Tekirdağ’a 5 TL, Sivas’a 8 TL gibi fiyatlarda resminiz size ulaşıyor.
Soru: Sistem nasıl işliyor resim çizdirmek istiyorsak ne yapmalıyız?
Cevap: Bu soru şu ana kadar en çok karşılaştığımız soru. Öncelikle çizilmesini istediğiniz resmi belirlemeli ve adresimize maille göndermelisiniz. Biz resmi kontrol ediyor ve çizilmeye uygun olup olmadığını inceleyip msn üzerinden size cevap veriyoruz.
Soru: Ne tür resimler çizilmeye uygun değildir bu konuya bir açıklık getirir misiniz?
Cevap: Gelen resimler bazen çok flu oluyor, kişinin yada kişilerin yüzleri belli olmayabiliyor. Özelliklede cep telefonuyla çekilmiş resimlerde bu daha sık karşımıza çıkıyor. Bu tip resimleri detaylarını çizemeyeceğemiz için kabul edemiyoruz ve gönderen kişiyle görüşüp çizime daha uygun resim göndermesini istiyoruz. Sonuç olarak çizilemeyecek resim yok tabiki fakat biz memnuniyeti ilk planda gördüğümüz için insanları daha uygun olana yönlendirmeye gayret ediyoruz.
Soru: Fiyatlar hakkında bilgi verir misiniz?
Cevap: Kuru boyadan başlarsak;35×50 cm ebatında tek kişilik kuru boya resim fiyatımız 75 TL 35×50 cm ebatında iki kişilik kuru boya resim fiyatımız 125 TL 55×70 cm yağlı boya resimlerde fiyatlar resme bağlı olarak değişiyor. Yani 250 TL den başlıyor 750 TL yi bulan fiyatlara kadar gidiyor. Kara kalem resim fiyatlarımız ise kuru boya ile aynı yani tek kişilik çerçevesiz 75 TL , iki kişilik çerçevesiz 125 TL, tek kişilik çerçeveli 125 TL, iki kişilik çerçeveli 175 TL. Bunun haricinde sulu boya ve pastel resim siparişleride alıyoruz.
Soru: Çerçeve fiyatları hakkında bilgi verir misiniz?
Cevap: Eğer müşterilerimiz resimlerinde çerçevede isterse resme uygun çerçeveyi resmi bitirdikten sonra seçiyorum. Kuru boya resimlerde 35×50 cm camlı paspartulu çerçeve fiyatımız 50 TL.Yağlı boya resimde ise 55×70 cm çerçeve 75 TL den başlıyor.
————————————————————————————————–
Sevdiklerinize doğum günü hediyesi evlilik yıldönümü hediyesi
vermek isterseniz. İşte size yağlı boya tablolardan karakalem
resimlerden kuru boya portrelerden oluşan çok güzel
bir alternatif. Güzel resimleri bu sitede takip edin.
Bize ulaşın uygun fiyata sevdiklerinizin resimlerini çizelim.
İster birlikte çekilmiş olduğunuz bir fotoğrafı
isterseniz tek çekilmiş fotoğrafı gönderin.
SVG Geliyor
Henüz yaygınlasmamıs olan ama üzerinde
yogun çalısmalar yapılan bir vektör grafik
formatı da XML teknolojisinden faydalanan
SVG (Scalable Vector Graphic) formatıdır.
GIF ve JPG dosyalarına Internet’te alternatif
olması için gelistirilen baslıca formatlardan
biri olan SVG dosyalarını bir metin editöründe
açıp inceleyebilir, XML dilinden ne kadar
faydalandıgına tanık olabilirsiniz.
SVG’nin Üstünlükleri
SVG ile internet’ten sadece formülün indirilip,
görüntünün olusturulması kullanıcının
bilgisayarına bırakılınca sayfalar daha hızlı
gelecektir. Bu formatın çok daha derin renk
özellikleri, mükemmel piksel
konumlandırması, daha basarılı çıktılar
saglaması, sayısız yazı tipini barındırıp hatta
içindeki metinlerin aranabilmesi söz
konusudur.
Karpuz Dilimli ve Üzümlü natürmort, Ağaçlar Arasında Karaca, Manolya ve Meyveler, Talim Yapan Erler, Manzara, Tepe Üzerindeki Kale.
Şeker Ahmet Paşa, çağdaş Türk Resim Sanatı’nın temel taşlarından biri olarak değerlendiriliyor. Batıdaki deneyimleri özümseyen bir istemle, peyzaj temasına yaptığı dünya çapındaki üslup katkısı, sanatçının mekan derinliği ve atmosfer ilişkilerini yorumlayan duyarlığının ürünü olarak görünür. Şeker Ahmet Paşa’nın düzen anlayışına mal olan lirizm, özgün bir şema geometrisiyle dengeleniyor.
Amatörce Resim Yapanlara Pratik Bilgiler.
Bu bölümde, özellikle amatör olarak yağlıboya resim yapan veya yapmak isteyen kişilere
yardımcı olabileceğini düşünerek pratik bilgilere yer verdim.
Fırçanızın bakımı ömürlerinin uzun olması için çok önemlidir. Öncelikle boyama sırasında bu
özeni göstermek gerekiyor. Boyama bittikten sonra üzerindeki boyama artıklarının kurumaması
için temizliği iyi yapılmalıdır. Bilinenin aksine tinerle temizleme yöntemi çok başarılı sonuçlar
vermez. Terebentin ile kaba temizliği yapıldıktan sonra sabunla temizlenmesi durumunda, dipte
kalan boya artıklarından da arınmasını sağlayabilirsiniz. Bunun için ucuz bir sabun
kullanabilirsiniz. Suyla birlikte fırçayı sabuna yumuşak harektelerle, fakat sabunu iyice emecek
şekilde sürüp daha sonra avucunuzun içinde aynı boya sürüyormuş gibi hareketlerle suyla
birlikte temizleyin. Bunu fırçada boya kalmayana kadar yapın. Ilık su daha iyi sonuç verecektir.
Palet üzerine kullabileceğiniz kadar boya koyun, yine de kullanmadığınız boya kalmışsa veya
resme ara vermek zorunda kalmışsanız, bu boyanın bir sonraki oturuma kadar kurumaması için,
paletinizdeki boyaların üzerini örtecek kadar su dolu bir kaba koyun. Su boyanın havayla
temasını keseceği için birkaç gün kurumasına engel olacaktır.
Bildiğiniz gibi yağlıboya resim genelde bez üzerine yapılır. Özellikle amatör olarak uğraşan
kişilerin kendi tuvallerini hazırlamayı bilmemelerinden veya hazır tuval bulamamalarından dolayı
yağlıboya çalışma yapamadıklarını biliyorum. Daha sonra başlangıçta yeterli olabilecek tuval
hazırlanışını yazacağım. Ancak yağlıboyanın herzaman bez üzerine yapılmadığını da
belirteyim. İyi bir kağıt, duralit, mukavva veya mdf üzerine de çalışabilirsiniz. Hatta pek çok
profesyonel ressam, kağıdın bezden daha iyi bir taşıyıcı olduğunu düşünür. Ancak çalıştığınız
yüzeyin emiciliğine göre, boyanın taşıyıcı tarafından emilmemesi için yüzeyi astarlamanız
gerekir. Bu astarın niteliği de yine çalıştığınız malzemeye göre değişir. Beyaz plastik boya ve
tutkalın karışımından oluşan bir astar kullanabileceğiniz gibi nispeten yeni sayılan, duvar için
kulandığımız mat yağlıboyalar da kullanılabilir. Ayrıca nalburda bulabileceğiniz dolgu vernikleri
de bir çözümdür. Hatta bu malzeme bez tuvale uygulandığında boyanın tuval tarafından
emilmesinin de önüne geçecektir. Piyasada hazır astarlar da bulunmaktadır.
Yağlıboyanın elbette kendisine göre özellikleri ve çekiciliği var. Ancak yeni başlayanlar için
akrilik boya da uygun bir çözümdür. Yağlıboya çalışmadan önce bu malzemeyi denemenizi de
öneririm. Suyla inceltildiği için daha pratiktir, üstelik suluboya veya yağlıboya tarzında çalışmaya
da uygundur. Ancak çok çabuk kuruyan bir boyadır. Bu özelliği kimi ressam tarafından tercih
edilirken bazılarına göre olumsuz bir özelliktir. Bu çalışma tarzınızın belirlediği bir durumdur.
Çabuk kurumayı engelleyen medyumları da tercih edebilirsiniz.. Bunun dışında akrilik boyaya
farklı etkiler katan çok değişik malzemeler de bulunmaktadır. Olumsuz yanlarından birisi
kuruduktan sonra tonun biraz koyulaşmasıdır. Bu sorunu da zamanla deneyim kazanarak
giderebilirsiniz. Ayrıca yağlıboya yapacağınız bir resimde, astar boyamayı çabuk kuruduğu için
akrilik boya ile de yapabilirsiniz.
Yağlıboya resimlerin korunması, güzel görünmesi, parlama farklılıklarının giderilmesi için vernik
uygulanır. Ancak verniklemenin resmin tam olarak kuruduktan sonra yapılması gerekir. Bu süre
ise yaklaşık 6 aydır. Bu süreyi beklemeden, çeşitli nedenlerle bilinçli olarak verniklemeyi tercih
eden ressamlar vardır, bunu yanlış veya doğru olarak niteleme amacı taşımıyorum. Erken
verniklemenin sakıncalarını burada belirtmekle yetiniyorum. Öncelikle alttaki boya kurumadığı
için ilerde verniğin ve boyanın çatlama riski vardır, ayrıca özellikle beyaz renklerde kararma
görülebilir. Çok erken vernikleme yapıldığında, boya ilk kuruma aşamasını da geçmediği için
vernik boyanın çözülüp yayılmasına neden olabilir. Ayrıca vernikleme konusunda hiç bilgisi
olmayanlar için belirtmekte yarar var, resim için kullanılan vernik bu iş için özel olarak üretilir,
yani nalburdaki ahşap için olan vernikleri kullanmayın, buna tanık olduğum için yazayım dedim.
Yine şimdilik belirtmekle yetineyim, yağlıboya resimde çeşitli amaçlar için kullanılan değişik
özellikte vernikler vardır. Özellikle size gerekli olanın hangileri olduğunu öğrenmek için
malzemeyi aldığınız yere sorun. Malzemenizi, sattığı malzemeyi tanıyan yerlerden almayı tercih
edin.
Uzun süre kullanılmadığı için kapakları donan tüpleri açmak da tam bir sorundur. Eğer durum
çok vahim değilse, çakmakla tüpün kapağını biraz ısıttığınızda kolayca açıldığını göreceksiniz.
Ancak bu tür bir kurumaya baştan izin vermemek için, kullandıktan sonra tüpün kenarındaki
boyayı temizlemeye özen göstermelisiniz.
Resminizi gün ışığında yapmanızı öneririm. Sarı ışıkta renkleri doğru göremezsiniz ve resminize
gün ışığında baktığınızda, gözünüze aynı güzellikte görünmeyebilir. Eğer gün ışığından
yararlanma olanağınız yoksa floresan lambayı tercih edin, renklerdeki sapma normal veya
halojen lambaya göre daha azdır.
Aynı numara fırçadan en az iki tane alın. Resim yaparken birisini açık diğerini koyu renkler için
kullanarak daha çok temizleme derdinden kurtulursunuz.
Özellikle geniş astar boyamalar için kaliteli fırçalar yerine sert ve daha ucuz fırçalar kullanın.
Kaliteli fırça her durumda daha iyi sonuç verir diye bir şey yok. Sert kıllı sıradan bir fırçayla
boyanın tuvale daha iyi yedirilmesi sağlanabilir. Ancak sıradan fırça derken ilk dokunuşta
kıllarını döküveren fırçaları kastetmiyorum. Sonuçta ben iyi sonuçlar ve çalışma zevki için kaliteli
boya ve fırça kullanılması taraftarıyım. Ama aynı veya daha iyi sonuç alınacak ucuz bir
malzeme varsa, kaliteli malzemenin harcanmasına da gerek yok.
Alıntı
O bir televizyon yıldızı! O bir ressam!
O, bir fenomen; resimde yeni bir çığır açan, ama açtığı çığır sanat çevreleri tarafından hor görülen birisi. O, resim hakkında yaptığı programla dünyada en çok izlenen ve ilgi görenler listesinde başlarda olan bir şovmen.
O, ölümünden sonra bile yaptıklarıyla milyon dolarlar kazanan bir girişimci.
O, TRT 2′den tanıdığımız ‘kıvırcık’ ressam: Bob Ross.
Bir kuşak onun hoş lakırtılar eşliğinde öğrettiği resim teknikleriyle büyüdü. Bu bir şey değil, on binlerce insan hâlâ onun öğrettiği teknikle resim yapıyor. Şirketi o öldükten sonra yüzde 70 büyüdü. Onun hakkında üniversitelerde tezler yazıldı ve halen 300′den fazla televizyon kanalı, programını yayınlıyor. Otoritelerin kabul etmediği Bob Ross televizyon çağının efsase isimlerinden biri olmaya devam ediyor.
‘Mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?’ diye soran Nâzım Hikmet’e çizdiği o meşhur mutluluğun resmi ile cevap verir Abidin Dino. Ünlü Türk ressamı mutluluğun resmini çizmişti; ama mutlu bir ağacın, dağın ya da gölün resmini bir fenomen olan Bob Ross çizdi. Dünya onun tekniğine, konuşmalarına ve saçlarına bayılıyor! Birçok kişi onun öğrettiği metotlarla resim yapıyor, programını severek izliyor. Ressamlar, eleştirmenler ise onu ve tekniğini beğenmiyor. Beğenilmese de ortada bir gerçek var; Bob Ross 9 yıl önce ölmesine rağmen, dünyada en uzun süre gösterilmeye devam eden programı en çok izlenenler arasında ilk sıralarda yer alıyor, CD’leri ve DVD’leri yok satıyor. Tekniğinin öğretildiği kurslara yüz binlerce insan devam ederken sertifika alan eğitmenler Bob Ross isimli şovlar düzenliyor, kurslar açıp öğrenciler yetiştiriyor. Sanatçının tekniği ile yapılan resimlerden oluşan sergiler dünyanın dört bir yanında sanatseverlerle buluşuyor. Türkiye’de de bu sergilerden birisi 9-12 Şubat 2006 tarihleri arasında İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda açılacak.
Türkiye, Ross ile 1993 yılında TRT 2′de yayınlanmaya başlanan ‘Resim Sevinci’ isimli programda tanıştı. Bu tanışıklık uzun yıllardır hiçbir sanat programına nasip olmayacak ilgiyle devam ediyor. Resim Sevinci, hatırı sayılır bir izleyici kitlesi olduğu için tekrar tekrar yayınlanmasına rağmen 11 yıldır merakla izleniyor. Resimle ilgili ya da ilgisiz herkes cumartesi günü TRT 2′de saat 12.40′ta mutlaka ekran başında. Anadolu’da herhangi bir köydeki çiftçi kadın da, İstanbul’da oturan emekli bir öğretmen de bu programın meraklısı.
Resmin fast food’u; Bob Ross
Bob Ross’un televizyon programı, İran’dan İskandinav ülkelerine, Meksika’dan Uzakdoğu’ya kadar dünyanın dört bir tarafında izleniliyor. Sanatçı, resim tekniği, tekniğe has boyaları ve fırçaları ile resim alanında çığır açtı. “Yaş üstüne yaş” adı verilen bu teknikle herkes kısa sürede yağlıboya resim yapabiliyor. Bu hız ve kolaylık akla ‘fast food’u getiriyor ve Ross’un Amerikalı olmasından yola çıkılarak onun için “fast food resmin babası” yorumu yapılabilir. Ross, bu kadar ilgi görse de ressamlar ve eleştirmenler onu ressam olarak kabul etmiyor. Zaten Ross’un resim tekniği bir sanat olarak değil boş zamanların değerlendirileceği, stres atılabilecek bir faaliyet olarak ün saldı.
Ross, 300′den fazla televizyon kanalında programı gösterilmeye, kendi tasarımı fırçaları ve boyaları yok satmaya başlayınca sadık öğrencileri ile birlikte kendi adına bir şirket kurdu. Bu şirketin bugün dünya üzerinde 27 ülkede distribütörü var. Bu ülkelerde Bob Ross’un boyaları, fırçaları, tekniğinin anlatıldığı kitapları ve CD’leri satılıyor. Şirketin kendi eğitmenleri, dünyanın dört bir tarafında eğitmenler yetiştiriyor. Şirketin bir yıl önce Türkiye distribütörlüğünü verdiği Art Boya bu sürede 40 sertifikalı Bob Ross eğitmeni yetiştirmiş.
Resimleri kartpostalları hatırlatan Ross, aslında emekli bir asker. Uzun yıllar Alaska’da çalışan ressamın dağ ve kış manzaralarını bu kadar çok sevmesini burada geçirdiği zamanlara bağlayabiliriz. Yarım saatlik televizyon programında; “Şimdi dallarında sincapların yaşadığı mutlu bir ağaç yapalım, şuraya üzerine kunduzların çıkıp güneşleneceği bir kayalık çizelim, gölümüzü içinde küçük canlıların yaşadığı mutlu çalılarla süsleyelim…” sözleriyle ve hatta yanında getirdiği sincabıyla Ross, çizdiği manzaralarda yaşıyor, izleyicilerini yaşatıyordu. Bu kadar ilgiyle izlenmesinin sebeplerinden biri de izleyicinin yüreğini ağzına getiren sürprizler yapmasıydı. Çizdiği muhteşem bir dağ veya göl manzarasının üzerine, ıspatulasının ucuna aldığı siyah boya ile kocaman bir çizgi çizerek, şaşkına dönen izleyicisini, biraz daha şaşırtarak o çizgiyi en az manzara kadar güzel bir çam ağacına ya da eski bir dağ kulübesine dönüştürürdü. Bunu yaparken de sanatçı kendi kendine “Şimdi diyorsunuzdur Bob ne yaptın, resmi mahvettin; ama bu birazdan mutlu bir ağaca dönüşecek.” ya da “Bir zamanlar içinde yaşlı bir oduncunun huzur içinde yaşadığı bir kulübe yapmaya ne dersiniz?” derdi. İşte bu hız izleyiciyi yarım saatliğine de olsa ekran başından alıp Ross’un fırçasının veya ıspatulasının ucundaki manzaraya götürüyordu.
Öldükten sonra daha çok kazandı
1981′de emekli olduktan sonra manzara resimleri yapıp satarak geçinen Ross, bu dönemde geliştirdiği teknikle Amerika’nın çeşitli yerlerinde şovlar düzenlemiş. Daha sonra öğrencilerinin desteğiyle tekniğini öğretmek, kendi geliştirdiği boya ve fırçaları satmak için bir televizyona reklâm vermiş. Reklâm filmi çok ilgi görünce bu kanaldan program yapması için teklif gelmiş. Bu programlar, Amerika’da kısa sürede 200 kanalda birden gösterilmeye başlamış. Şimdilerde ise dünyada yarım milyar evde Bob Ross izleniyor. 1993 yılına kadar 11 yıl boyunca, Türkiye’de “Resim Sevinci” olarak gösterilen “Joy of Painting” adlı programını çeken Bob Ross, bu tarihte lenf kanseri olduğunu öğrenince programına son verdi. Sanatçı 1995′te de lenf kanserinden 52 yaşında öldü. Ardından programa bir süre oğlu devam etti. Şirketinin geliri ölümünden sonra yüzde 70 oranında arttı ve tekniği de “Vahşi Doğa”, ‘Çiçekler’ ve ‘Portreler’ başlığıyla geliştirildi.
Programlarının toplumsal işlevi vardı
Biz TRT 2′de resim yapan adamı onun sesiyle dinledik. Bob Ross’u Türkçe seslendiren tiyatrocu ve yönetmen Burçin Oraloğlu; “Amerika’da her şey meta ve ticaret ürünü haline dönüştüğü için sanatın da ticaretini yapmışlar. Bob Ross bunu yapan bir sanatçı. Ama iyi ki yapmış. Amerika’da ve Türkiye’de birçok sanat ve resim otoritesi Ross’un yaptıklarının sanatsal değerinin olmadığını düşünüyor. Ross, yarım saat içinde bir resmi sıfırdan alıyor ve en basit şekliyle, renkler ve teknikler konusunda bilgi vererek bir resim oluşturuyor. Zaten, yarım saatte biten resmin bir sanat şaheseri olmasını beklemek abes olur. Bu programın önemi şu bence; uyuşturucu, cinayet, sapkın tarikatlar gibi olumsuzlukların yaygın olduğu bir ülkede bu programla sanatın kapısı aralanıyor. Sanatsal bir işlevi olmayan bu programın toplumsal bir işlevi var. Seslendirirken onun resim yapmaktaki hevesini, resme olan tutkusunu ve saygısını yansıtmaya çalıştım. Çocukluğumdan beri resim yaparım; ama iş yoğunluğum sebebiyle Bob Ross tekniğiyle resim yapma imkânı bulamadım.” diyor.
Alıntı.
alaska’nın ağır iklim koşullarında çalışan bob ross, amerikan hava kuvvetleri’nde görevli bir askerdir. boş zamanlarında resim yapıyor, sevincini, heyecanını, hüznünü tuvallere yansıtıyordur. kariyerini tamamlayıp ordudan ayrılınca resim dersleri vermeye başlar. annetta kovalski adında bir öğrencisi vardır. genç kadın, kocasına bob ross’u o kadar çok metheder ki, eleman ross’a ilk önce bir televizyon programı yapmak, ardından da dizi halinde bir program hazırlayıp yönetmek istediğini söyler. kowalskiler reklam harcamaları için kendi evlerini ipotek ettirirler.
reklamlar öylesine ses getirmiştir ki, televizyon yapımcılarından ardı ardına teklifler gelmeye başlar. programlar aynı anda atmış televizyon kanalından yayınlanır. programın ilgi görmesinin sebebi; ross’un resmi sevdirmesi, sıcak ve içten anlatımıyla herkesi resim yapabileceğine inandırmasıydı. onun için yetenek değildi önemli olan, sevgiydi, meraktı ve istekti. ross’un ünü arttıkça hakkında yapılan konuşmalar da çoğaldı. o, kimine göre bir usta, kimine göre de gereksiz bir ressamdı. “resim sanatı basitleşiyor, sanat yerine manzara yapıyor” eleştirileri, ressamın kulağına kadar gider. ross bu eleştirilere zamanında şöyle yanıt vermişti:
“evet, ben manzara resimleri yapıyorum. çünkü, doğanın güzelliğini ve bu kusursuz dengeyi insanlara aktarmak hoşuma gidiyor. siz güzelliklerin farkına varın yeter.”
tüm bunların ardından, annetta kowalski ile görüşen televizyoncular ona cazip bi teklifte bulunur; “ross’un programları güzeldi. halk çok tutmuştu. programlar hala ilgiyle izlenmeye devam ediyor. onun bir taklidini çıkarın, hemen yayınlayalım…”
kowalski bu sözlere hiç aldırış etmez ve der ki:
“siz başarının sırrını programda mı buldunuz? bob’daydı…”
Alıntı


































Son Yorumlar